İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 107. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Hüseyin Örs

Trabzon Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 107. Birleşim · 5. yasama yılı · 23 Haziran 2022 · 431 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Örs (İYİ Parti), 23 Haziran 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 431 kelime.

Hüseyin Örs (İYİ Parti, Trabzon). “Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 23 Haziran 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ors-27-2022-06-23-hakimler-ve-savcilar-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=108714

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HÜSEYİN ÖRS (Trabzon)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kanun teklifinin ikinci bölümü üzerinde şahsım adına söz aldım. Hepinizi en derin saygılarımla selamlıyor, teklif sahibi arkadaşlarıma bu kanun teklifinde yargıya güveni sağlayan, yargılamanın tarafsız ve bağımsız olduğunu pekiştiren, adalete erişimi kolaylaştıran hangi maddeler var diye sorarak konuşmama başlıyorum.

Değerli arkadaşlar, yargının birikmiş sorunları günübirlik yapboz kararlarla çözülemez. Bugün baktığımız zaman, yargının tarafsızlığının ve bağımsızlığının, yargıç güvencesinin, teminatların, coğrafi teminatın hâlen sisteminizde olmadığını görüyoruz. Bunlar olmadığı sürece 1, 3, 5, 6 yargı reformu paketi de yapsak bunlardan bir sonuç alma imkânı yoktur. Unutmayalım ki hukuk devletinin ön şartı yargının bağımsızlığıdır.

Değerli milletvekilleri, sağlıklı işleyen bir demokrasi ancak özgür bireylerle ve ideal hukuk sistemiyle kurulabilir. Devlet gücünün tek bir kişide veya grupta toplanması, tarihteki örnekleri gibi, zaman içinde o kişilerde güç zehirlenmesine yol açarak yanlış kararlar almalarına neden olmakta ve bu da acı sonuçlar doğurmaktadır. Çağdaş demokrasiler, güç zehirlenmesini seçilmişlerin görev sürelerini sınırlama, kuvvetler ayrılığı, hesap verme zorunluluğu, denge ve kontrol sistemleriyle çözümlemişlerdir. Bu önlemleri almayan demokratik sistemlerin acı sonucu ise milletin, kendi norm ve düşüncelerini dayatan ve her şeyin sahibi olduğunu zanneden kötü yöneticilerin eline düşmesidir. Demokrasi, yönetenlerin yetkilerini sınırlayan, vatandaşların keyfî yönetimlerin eline düşmesine engel olan ve muhalefette olanların da haklarını koruyan sistemdir. Demokratik bir hukuk devletinde adalet anlayışı insanlara sadece yasalar önünde eşitlik sunmaz, aynı zamanda insanların hedeflerini gerçekleştirebilmeleri için karşılarına çıkan engelleri kaldırır, fırsatların kapılarını açar yani toplumsal gelişimin de önünü açar.

Peki, bir devlet, adaleti nasıl sağlar? İlk önce milletinin adalete olan inancını koruyarak sağlar, sonrasında bireyin ve kamunun vicdanının sesini duyarak sağlar ve en son olarak da bu sesi hem yasalarla hem de kurumlarla gözeterek sağlar. Bu üç aşamanın her biri, devlet-millet-adalet ilişkisinin sağlamlığı için çok önemlidir arkadaşlar. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk “Bir memlekette adalet olmazsa o memlekette anarşi var demektir, orada hükûmet yok demektir.” sözleriyle adaletin önemini en doğru ve net bir şekilde ortaya koymuştur.

Değerli arkadaşlar, bugün Türkiye’de cevabını aradığımız üç önemli soru var: Memleketimizde adalet var mı? Memleketimizde hukuk var mı? Memleketimizde hakkı koruyan var mı? Maalesef, bugün bu sorulara vereceğimiz tek kelimelik bir cevap var: Yok.

Ben buradan, yüce Meclisin kürsüsünden kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaş almışıyla tüm vatandaşlarımıza sesleniyorum: Çoğu gitti, azı kaldı diyorum; demokrasinin, hukukun üstünlüğünün, adaletin tam ve kâmil uygulandığı günlere az kaldı diyorum; gençlerimizin geleceklerine umutla bakacakları günlere az kaldı diyorum; üniversitelerin, işsizliği dört yıl öteleyen kurumlar olmaktan çıkacağı günlere az kaldı diyorum; vatandaşın güvenliğine dair kaygılarının son bulacağı günlere az kaldı diyorum. Hülasa, milletimizle el ele, kol kola hep beraber ülkemizin geleceğini inşa edeceğimiz günlere az kaldı diyorum.

Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum. (İYİ Parti ve CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

81 konuşma daha · 23 Haziran 2022

81 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook