Türk silahlı kuvvetleri personel kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun
Mersin Milletvekili ·
Genel Kurul, 100. Birleşim · 4. yasama yılı · 10 Mayıs 2006 · 1.047 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Özcan, 10 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN); konuşma 1.047 kelime.
Hüseyin Özcan (Mersin). “Türk silahlı kuvvetleri personel kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 10 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ozcan-22-2006-05-10-turk-silahli-kuvvetleri-personel-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA HÜSEYİN ÖZCAN (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair 607 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Silahlı Kuvvetler Personel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair 17 ve17'ye 1 inci ek sıra sayılı tasarı hakkında söz almış bulunuyorum Anavatan Grubu adına; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, barışta ve savaşta, her zaman halkımızın yanında olmuş, bizim gözbebeğimiz ve her zaman için, şehitleri vermeye hazır olan ve gerçekten, bu konuda da hiçbir şekilde tereddütü olmayan Silahlı Kuvvetlerimizin şehitlerimizi saygıyla anıyor, gazilerimize sağlık diliyoruz ve bütün çalışan Silahlı Kuvvetler personeline de esenlik ve mutluluklar diliyoruz.
Değerli arkadaşlar, elbette ki, zor koşullar altında, batıda, şehirde, kırsalda, karda kışta, yani, her alanda, her şartta ülkemizin ve insanlarımızın güvenliği ve esenliği için hayatları pahasına mücadele veriyorlar. Bu görev de saygı duyulması gereken kutsal bir görevdir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunundaki bu değişiklikle ilgili ve bu tasarıyla kuvvet komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına yapılan eğitimlerde eğitim süresi kadar izin verilebilmesi yanında, bu iznin ihtiyaç duyulan süre kadar parçalar halinde verilmesine de imkân sağlaması amaçlanmaktadır. Tasarıyla, ayrıca, subay ve assubayların özlük hakları ile terörle mücadelede yaralananlara ve diğer bazı hususlarda değişiklik öngörmektedir.
Ülkemizin savunmasının ve savunma sanayiinin geliştirilmesi kadar, Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin, subay ve assubaylarımızın eğitim ve terfi sistemlerinin çağın gereklerine ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin durumuna uygun olarak geliştirilmesi çok önemlidir. Avrupa Birliği ülkeleri ve gelişmiş diğer ülkelerdeki uygulamalar ile ülkemizdeki kamu görevlilerinin yükselme uygulamaları birbirine yakındır; yani, hemen hemen bütün kamu kurum ve kuruluşlarında dört yıllık fakülte mezunlarının tamamen aynı statü ve hakları taşıdıkları bilinmektedir. Bilindiği üzere, daha önce Avrupa ülkeleri kriterleri göz önüne alınarak assubayların terfilerine ilişkin bazı değişiklikler de yapılmıştır. Böylece, assubaylıktan subaylığa geçen dört yıllık herhangi bir yükseköğretim kurumundan mezun olanlarla ilgili birçok sınırlama kaldırılmıştır.
Subay ve assubaylarımızın mevcut terfi sisteminde bazı tereddütler bulunduğu görülmektedir. Yürürlükteki düzenlemelerin, özellikle genç subayların erken terfilerine engel olduğu anlaşılmaktadır. Halen yürürlükte olan duruma göre, bir teğmenimiz, kurmay olduktan sonra, albaylığın sonuna kadar en erken yirmibeş yıl sonra generalliğe terfi edebilmektedir. Bu standart bekleme süreleri üzerinde yeniden düşünmek zorundayız değerli arkadaşlarım. Artık, liyakati de esas alarak, genç, liyakatli ve başarılı subaylarımızın daha erken yaşlarda general olabilme hakkına kavuşmalarının yararlı olacağını düşünüyorum.
Terfie ilişkin bir diğer hususu da vurgulamak istiyorum. Bir albayımızın terfiinde askerlik hayatındaki sicil notlarının ortalaması ile Yüksek Askerî Şûra üyelerinin kendisine 100 puan üzerinden verdiği değerlendirme notu da toplanmaktadır.
Değerli arkadaşlarım, biraz önce de belirttiğim gibi, terfilerde yeni bazı standartlar getirilmesine ihtiyaç olabilir; yani, Şûra üyelerinin bir albaya not verirken sicil notunun çok altında veya çok üstünde oynama yapmamaları yararlı olacaktır. Burada nihaî amaç şudur: Genç, liyakatli ve başarılı subaylarımızın o güne kadarki askerlik yaşamlarında başarılarının dikkate alınması gerekir. Liyakatlerin, yükselmelerin garantisi altına alınmasıdır. Ülkemizin ve milletimizin güvencesi olan ordumuz, liyakatli komutanlarımıza emanet edilmesinin devamı sürmektedir. Atatürk gibi, gerçekten, tarihte eşine az rastlanan komutanları yetiştiren Türk Silahlı Kuvvetlerinin en temel prensibi de budur. Bu bakımdan, subay ve assubaylarımızın terfilerinde daha objektif kriterlerin getirilmesinin ve liyakat esasının devam ettirilmesinin yararlı olacağı düşüncesindeyiz. Dolayısıyla, mevcut sistem genç rütbedeki personeli motive etmemektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimizde hizmetin daha kaliteli olarak icra edilmesi ve personelin teşvik edilmesi gerekmektedir. Görevini üstün hizmet anlayışıyla yürüten personelin daha kısa sürede üst rütbelere ve görevlere yükselmesinde esas alınacak kriterler objektif bir şekilde belirlenmelidir. Personelin moral ve motivasyonunun artırılması gerekir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bilindiği üzere, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli arasında halkla daha çok iç içe olan personel assubaylarımız ile uzman jandarma ve uzman erbaşlarımızdır. Bugün, bu personellerimiz, gerek terfi gerekse özlük hakları bakımından ciddî sıkıntılar çekmektedirler. Türk Silahlı Kuvvetlerindeki tazminat artışlarının assubaylara yansıtılmaması, assubay maaşlarının da reel olarak sürekli azalmasına neden olmuştur. Bu durum, assubayların zaman içinde alım gücünün azalmasına, ücretlerin yoksulluk sınırının altına düşmesine ve geçim sıkıntısına neden olmaktadır. Görev tazminatının Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde sadece subaylara verilip, assubayların bundan da faydalanamaması, bu personelde hoşnutsuzluk ve olumsuzluk gibi, eş ve çocuklar üzerinde de olumsuzluk yaratmaktadır. Özellikle assubaylarımızın derece ve kademe sorununu anlamakta zorluk çektiğimizi de ifade etmek istiyorum.
Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre, dört yıl süreli yükseköğrenim görmüş memurlar, 9 uncu derecenin 1 inci kademesinden memuriyete başlayarak, 1 inci derecenin son kademesine kadar yükselebilmektedir. Buna karşın, yüksekokul mezunu assubaylarımız ise, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda yer alan cetvele göre, 1 inci derecenin 3 üncü kademesine kadar yükselebilmektedir. Bu da, assubayların moral ve motivasyonunu etkilediği gibi, Anayasanın eşitlik ilkesini de zedelemektedir.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin, diğer NATO ülkelerinde olduğu gibi, hızla modernleştiği bilinmektedir. Bu kapsamda, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında yer alan uzman erbaşlarımız, profesyonel orduya dönüşümün bir parçasını oluşturmaktadır; ancak, 1986 yılında yürürlüğe konulan bu kanun ve yönetmeliği günümüzde yetersiz kalmış olup, uzman erbaş personelinin ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır. Bu personelin en önemli sorunlarından birisi, emeklilik hakkıyla ilgili. İlgili kanunlar ve 3269 sayılı Kanun gereği, bir uzman erbaşın en çok 45 yaşına kadar sözleşmesi yenilenebilmektedir. Oysa, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununa göre, erkeklerde emeklilik yaşı 60 olarak düzenlenmiştir. Bu durumda, uzman erbaşlar, 45 yaşına kadar yirmibeş sene hizmet etmiş olsalar bile, emeklilik maaşlarını hak kazanabilmek için 60 yaşını beklemek zorunda kalacaklardır. Bu da, telafisi imkânsız bir mağduriyete neden olmaktadır. Bu personel için ekgösterge de düzenlenmemiştir. Diğer kamu kurum ve kuruluşlarında ve emsali olan uzman jandarmaların yararlanmasına rağmen, 3269 sayılı Kanuna tabi uzman erbaşlarda ekgöstergenin olmaması eşitsizlik yaratmaktadır. Bu şekilde, görevdeki tecrübeli uzman erbaş ile yeni göreve atanan uzman erbaş arasında hiçbir maaş farkı kalmamaktadır. Hak kaybının ortadan kaldırılabilmesi için uzman erbaşlara da ekgöstergenin verilmesinin eşitlik ilkesine uygun olacağı kanaatindeyiz.
Değerli milletvekilleri, aynı işi yapan uzman jandarma ile uzman erbaşın da aynı statüye kavuşturularak özlük ve terfi sorunlarının çözümlenmesine çalışılmasının çalışma barışına da katkısı olacaktır. Aynı kurumda çalışan aynı meslek sahibi, savaşta ve barışta aynı kaderi paylaşan personelin, ülkenin her köşesinde, külfette ve acıda hep birlikte hareket ettiklerine göre, bu farklı uygulamalarla bu insanların mağdur edilmemesi gerekir. Biz, Silahlı Kuvvetleri gözümüz gibi korumak zorundayız.
Bu yasayı biz de destekliyoruz. Her zaman için, adil olmayan konularda adil olmanın yollarını aramak zorundayız, eşitlik ilkesine de sadık kalmalıyız. Sadece askeriyede değil, işte, bizim 4/C'yle çalışan, Meclisimizde dahi, personeller arasında, bir ay eğer izin aldığında aç kaldıklarını, sıkıntılar içerisinde olduklarını görüyoruz.
Bu konuların düzeltilmesi gerektiği düşüncesiyle, Silahlı Kuvvetlerimize başarılar ve esenlikler dileyerek, bu yasanın yanında olduğumuzu Anavatan Grubu olarak belirtir; Yüce Meclise saygılar sunarız. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
36 konuşma daha · 10 Mayıs 2006