İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 61. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)

Hüseyin Tanrıverdi

Manisa Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 61. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Şubat 2006 · 925 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Tanrıverdi (AK Parti), 9 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK PRİM ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1066)); konuşma 925 kelime.

Hüseyin Tanrıverdi (AK Parti, Manisa). “Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 9 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-tanriverdi-22-2006-02-09-sosyal-guvenlik-prim-alacaklarinin-yeniden-yapilandirilmasi-ve-bazi-ka (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının tümü üzerinde söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Sözlerimin başında, Danimarka'daki bir gazetede, kainatın rehberi olan Peygamberimiz Hazreti Muhammet Mustafa Sallallahu Aleyhi Vesellemi hedef alan, insanlığın yüzkarası olan karikatürler yayımlandı. Bu karikatürleri yayımlayan gazeteler ve yayımlanmasına imkân veren ülkelerin yönetimleri, sadece İslam'a değil, bütün insanlığa karşı bir suç işlemişlerdir ve bütün dünya kamuoyu önünde özür dilemelidirler; çünkü, hiçbir din, hiçbir inanç, hiçbir ahlakî ve kutsal değer asla basite alınamaz, polemik konusu yapılamaz; ötekini karalayarak, küçümseyerek, hor görerek var olmaya çalışan bir hareket asla meşru olamaz ve kabul edilemez. Basın ve fikir özgürlüğünün arkasına sığınılarak yapılan bu çirkin saldırıyı, tekrar, esef ve şiddetle kınıyorum.

Değerli Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; bugün, ülkemizin yakın geçmişte yaşadığı ekonomik krizin neticesinde zor duruma düşen esnafımızın, çiftçimizin, çalışanların ve işverenlerimizin sosyal güvenlik kuruluşlarına olan prim borçlarının yeniden yapılandırılması hakkındaki kanunu görüşmekteyiz.

Öncelikle şunu netleştirmemiz, ifade etmemiz gerekiyor ki, bu kanunla, bir af değil, yeniden bir yapılandırma, gecikme zamlarına ilişkin yeniden bir yapılandırma söz konusudur; primin aslı alınmakta, gecikme zamları yeniden yapılandırılmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, sosyal güvenlik, tabiî, bir insan hakkı olup, devletin yapmakla yükümlü olduğu görevlerindendir; sosyal risklerin yol açabileceği gelir kayıpları ile gider artışlarının zararlarından kurtarıcı bir sistemdir; karşılaşılan zararlara karşı bireylere çalışma gücünü yeniden kazandırmayı ve insan haysiyetine yaraşır yaşama seviyesini yakalamayı amaç edinen bir sistemdir.

İnsanoğlu, yarına güvenli bakmak isteyen ve yarınından emin olma duygusunu taşıyan bir varlıktır; bunun sonucunda da sosyal güvenlik kavramını gündeme getirmektedir.

Modern anlamda sanayileşmenin bir sonucu olarak ortaya çıkan sosyal güvenlik, her dönem önemli bir ihtiyaç olagelmiştir; çünkü, insanın karşılaştığı risk ve tehlikelere karşı kendisini koruma hissi insanlık tarihiyle yaşıttır.

Sosyal güvenlik, bir ülke halkının bugününü ve yarınını güven altına almayı amaçlayan ve birbiri arasında sıkı bir birlik ve uyum kurulmuş olan kurumlar bütünüdür. Bu amaçla, bugün görüştüğümüz kanun tasarısıyla, SSK'da -özel sektöre ilişkin olarak- 1 446 735 dosya, Bağ-Kurdaki 3 385 806 aktif sigortalıdan 2 187 540 borçlu yeniden yapılandırılma kapsamına alınacak ve sistemde kalması sağlanacaktır.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; yüzbinlerce SSK ve Bağ-Kurlu vatandaşımız, ilgili kuruluşlarımıza ve Partimiz AKİM birimine, faks ve mektup yoluyla, prim borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin başvuruda bulunmuşlardır. Bütün milletvekili arkadaşlarımıza da, değişik siyasî partilere de bu yönde talepler iletilmiştir. Hâlâ, ekranı başında, uyumayan ve şu saatte, bu kanunun bir an önce yasalaşmasını bekleyen Gökçeörenliler, Alifakılılar, Yuntdağlılar, Osmancıklılar, Karacaalililer ve bir bütün Türkiye'deki çiftçimiz, esnafımız, büyük bir heyecanla bunu beklemektedirler.

Tabiî, bu yasa ne getiriyor ne götürüyor konusunda, burada, siyasî parti temsilcileri konuşma yapıyorlar. Özellikle Sayın Süleyman Sarıbaş -gelmesini çok bekledim; ama, gelmedi, yüzüne karşı söyleyeyim istedim- vatandaşı kandırmaya yönelik popülist bir kanun olarak nitelendirdi. Oysa, bizim tarihimizde ve şu anki faaliyetlerimizde, vatandaşı kandırmaya yönelik, şu güne kadar, herhangi bir eylemimiz, hareketimiz, tavrımız olmamıştır ve bugüne kadar, üç yıllık geçmişimizde, biz, politikalarımızda kesinlikle popülist bir yaklaşım içerisinde olmadık ve olanları da sürekli bir şekilde kınadık.

Ve Sayın Sarıbaş şunu ifade etti: "Hiç Siteler'e gittiniz mi?" Biz Siteler'e de gidiyoruz, diğer esnafların bulunduğu kooperatiflerin oluştuğu sitelere de gidiyoruz, küçük sanayi sitelerine de gidiyoruz ve biz sürekli halkımızın içerisindeyiz ve halkımızın ne istediğini, ne beklediğini de çok iyi biliyoruz. Mesela, Siteler dedi Sayın Sarıbaş. Sayın Sarıbaş gerçekten Siteler'e gidiyorsa, orada, mobilya sektörünün, bizim dönemimizde, bu dönemde yüzde 46 oranında büyüdüğünü de biliyor olmalı. Mobilya sektörünün yüzde 46 oranında büyümesi Siteler'de durumun hangi noktada olduğunu çok açık göstermektedir.

Ve bütün bunlara karşılık şunu ben Sayın Sarıbaş'a ifade ediyorum: Biz vatandaşı ne kandırırız ne de sırtımızı döneriz; çünkü, biz, halka rağmen politikalar uygulamıyoruz. Sosyal tarafları sosyal ortak kabul etmiş bir partiyiz ve iktidarız; dolayısıyla, sırtımızı halkımıza dönmeyiz, kucaklaşırız ve ne de -Sayın Sarıbaş şunu kulağına küpe etsin- renk değiştirip halkın gözünü boyamayız. Dolayısıyla, böylesi bir çirkinliğimiz, kirliliğimiz söz konusu değildir. Bunları bilerek konuşmalı ve burada, buna yakışır bir şekilde ifadelerde bulunmalı.

Ve ayrıca, bu yasayla ne getirildiğini anlamamış Sayın Sarıbaş veya bir başka milletvekilimiz de çıkar aynı şeyleri ifade edecek olursa, ben, bu yasayla neyin getirildiğini, bu yasayla çiftçimize, esnafımıza, işçimize, işverenlerimize ne tür bir kolaylık sağlandığını şöyle ifade edebilirim: Bu getirilen yeni düzenlemeyle, değerli arkadaşlarım, prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ile sosyal güvenlik kurumlarımızın mükelleflerden çeşitli nedenlerden dolayı tahsil edemediği primlerin ödenmesini kolaylaştırmak, borçluların gecikme zammı ve faiz yüklerinde, özellikle, 2000 ve 2001 ekonomik krizlerinin olumsuz etkilerinden kaynaklanan mağduriyetlerinin belirli ölçüde giderilmesi, borçluların tekrar sisteme düzenli prim ödemelerinin teşviki amacıyla, borcun ödenebilir seviyeye getirilmesi, kurumların birikmiş alacaklarının tahsil edilmesi ve yeni borç birikimlerinin önüne geçilmesi, sosyal güvenlik prim alacaklarının tahsilinde kurumların daha etkin bir takip yapabilmelerine imkân sağlanması, sosyal güvenlik reform kanunları çerçevesinde, tek çatı altında yeniden yapılandırılması düşünüldüğünden, kurumların daha sağlıklı ve sorunsuz bir başlangıç yapmaları amaçlanmıştır.

Ayrıca, bu kanun şunu kapsamaktadır: 31.3.2005 tarihine kadar tahakkuk ettiği halde, ödenmemiş olan, Bağ-Kur kapsamında takip edilen prim ve sosyal güvenlik destek primi borçları, SSK kapsamında takip edilen, kamu ve özel sektör işverenlerinin sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi, idarî para cezası, sosyal yardım zammı borçları, topluluk sigortası prim borçları ve isteğe bağlı sigorta prim borçları ile yine SSK kapsamında 31.3.2005 tarihi ve öncesinde biten özel bina inşaatı ve ihale konusu işlerden dolayı fark, işçilik tutarı üzerinden hesaplanacak borçlar yeniden yapılandırılacaktır.

Ödeme şekli taksitlendirmelerini teknik olarak Sayın Özcan burada ifade ettiler ve bu kanundan yararlanmak isteyen mensuplar, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle, iki ay içerisinde müracaat edecekler ve bu süre yetersiz kaldığında, yönetim kurulları bir ay daha bunu uzatabilecekler.

Bu kanunla çok önemli bir konu getirilmekte, toplam borçlarının yüzde 25'ini peşin veya 4 taksitini carî aya ait primleriyle birlikte ödeyenler için…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

40 konuşma daha · 9 Şubat 2006

40 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook