İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 73. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Değişik adlar altında ilave ödemesi bulunmayan memurlara ve sözleşmeli personele ek ödeme yapılması hakkında (s.s.1103)

Hüseyin Tanrıverdi

Manisa Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 73. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Mart 2006 · 465 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Tanrıverdi (AK Parti), 9 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEĞİŞİK ADLAR ALTINDA İLAVE ÖDEMESİ BULUNMAYAN MEMURLARA VE SÖZLEŞMELİ PERSONELE EK ÖDEME YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1103)); konuşma 465 kelime.

Hüseyin Tanrıverdi (AK Parti, Manisa). “Değişik adlar altında ilave ödemesi bulunmayan memurlara ve sözleşmeli personele ek ödeme yapılması hakkında (s.s.1103)”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 9 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-tanriverdi-22-2006-03-09-degisik-adlar-altinda-ilave-odemesi-bulunmayan-memurlara-ve-sozlesmeli (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; sözlerime başlarken, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Üzerinde konuştuğumuz bu madde, malumunuz olduğu üzere, geçtiğimiz yıl 29 Ağustos 2005 tarihinde Kamu İşveren Kurulu ile Kamu Görevlileri Sendikaları -yani, memur sendikaları- arasındaki toplugörüşme sürecinde gündeme gelmiş ve bu görüşmelerde ilk kez sağlanan mutabakat sonucunda da, Türkiye Büyük Millet Meclisine, gündemimize gelmiştir.

İktidara geldiği günden bu yana sivil toplum kuruluşlarına her zaman kapısını açan, onları sosyal taraf olarak değil, sosyal ortak olarak gören, ülkemizde demokrasinin kökleşmesi ve tüm kurumlarıyla işlemesi için mücadele eden Partimizin siyaset yapma anlayışının temelinde, kavga değil hoşgörü, çatışma değil uzlaşma ve anlaşma yatmaktadır; çünkü, kavgadan ve gürültüden hiç kimse bir şey elde edemez. Bunun geçmişte birçok örneği vardır. O açıdan geçtiğimiz yıl varılan mutabakat, büyük önem taşımaktadır.

Hatırlarsanız, daha önceki dönemlerde sendikalar taleplerini iletebilmek amacıyla meydanları doldurmuş, büyük mitingler yapmış; ancak, yine de, taleplerinin karşılandığını görememişlerdi. Bunun en canlı şahidi ve öncülerinden birisi de Sayın Meral’dir. Ben, arzu ederdim ki, Sayın Meral de, burada dinliyor olsun, konuşmasını tamamladıktan sonra sanıyorum çıktılar. Bu zaman diliminde, özellikle Emek Platformu adı altında bütün sivil toplum örgütleri bir araya geldiler. Bu bir araya gelen bileşenler, hak ve menfaatlarını elde etmek için sokaklarda, meydanlarda bağırdıklarının yanı sıra hükümetlerin, başbakanların, bakanların kapılarına dayanmışlardı.

Sayın Meral çok iyi hatırlar, o dönemde, Sayın Bakanın kapısına dayandığımızda, özellikle bu zorunlu tasarruflar konusunda, bu haksız yere kesilmekteydi, dolayısıyla oldukça birikti, nemalarıyla birlikte çok yüklü bir hale geldi. Bir an önce çalışanların hakkını ödeyiniz dediğimizde "evet, kesilmiş, bunlar kayıtta var; ama, kasada yok, nereden verelim" diye cevaplar alıyorduk; ama, şimdi, çok şükür ki, AK Parti İktidarıyla kayıtta olan bu paralar birden kasada da oluverdi ve zorunlu tasarruflar, nemalarıyla birlikte tüm çalışanlarımızın, işçisiyle, memuruyla, hepsinin cebine konuverdi.

Bu bir anlayış meselesidir; bu, çalışanların hak ve menfaatlarını gözetme meselesidir; insana ve emeğe saygı meselesidir; hak hukuk kavramının ne olduğunu bilme meselesidir. Bu, elbette, her defasında bizim tarafımızdan övünülerek söylenilecek önemli bir işarettir.

Daha önceki dönemleri hatırlayan, çalışan, hak sahibi olan çok değerli milletvekili arkadaşlarımız da var. Onlar, bu sorunun ne büyük sorun olduğunu çok iyi bilirler. Özellikle, bu konuda sorumlu sendikacılık anlayışı verirken, elbette, bazı sendikalarımız, bazı konfederasyonlarımız da, o günkü şartlarda şubat soğuğu peşinde koşuyorlardı! Biz, insan peşinde koşarken, emek peşinde koşarken, birileri şubat soğuğunun esmesine katkı sağlıyordu ve farklı yerlerden medetler bekliyorlardı!

Oysa, biz, demokratik Türkiye, örgütlü toplum istiyoruz. Toplumun örgütlenebilmesinin yolları var. Mesela, değerli arkadaşlarım, bugün bu mutabakatla sağlanan 5 YTL konusu, gerçekten -Sayın Meral sözünün başında ifade etti- örgütlenmeye teşvik edici önemli bir karardır. Bu karar, birilerinin söylediği gibi veya söylemeye çalıştığı gibi, Türkiye'de devlet güdümlü sendikacılığı meydana getirmek değil, birilerinin ifade ettiği gibi, sivil toplum örgütlerini teslim almak anlamında değil. Türkiye'nin şartlarında, hâlâ, işçi sendikalaşmasında ve kamu çalışanları sendikalaşmasında önemli eksikler var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla)Sayın Başkan…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

52 konuşma daha · 9 Mart 2006

52 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook