Türk turizminin sorunları ve çözüm önerilerine ilişkin gündem dışı konuşması
Hatay Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 85. Birleşim · 2. yasama yılı · 29 Mayıs 2019 · 488 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Yayman (AK Parti), 29 Mayıs 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türk turizminin sorunları ve çözüm önerilerine ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 488 kelime.
Hüseyin Yayman (AK Parti, Hatay). “Türk turizminin sorunları ve çözüm önerilerine ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 29 Mayıs 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-yayman-27-2019-05-29-turk-turizminin-sorunlari-ve-cozum-onerilerine-iliskin-gundem-disi-kon (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=78218
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HÜSEYİN YAYMAN (Hatay)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Ben de sözlerime başlamadan önce İstanbul’un fethinin 566’ncı yıl dönümünü anıyorum. O kutlu komutanı ve İstanbul’u bizlere vatan eden o kahraman askerleri rahmetle, şükranla yâd ediyorum.
Değerli Başkan, çok değerli milletvekilleri; gerçekten, Türkiye dünyanın en önemli turizm ülkelerinden bir tanesidir. Tabiri caizse, Türkiye dünyanın açık hava müzesidir. Dünyanın en çok turist gelen 6’ncı ülkesi, gelir bakımından da 12’nci ülkesi konumundadır. Bu rakamları afaki rakamlar olarak değerlendirsek dahi, geçmişle mukayese ettiğimizde Türkiye'nin katettiği mesafeyi daha iyi anlamamız mümkündür. Rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın 1991 yılında yaptığı bir konuşmada Türkiye'nin turizminden bahsederken, Türkiye'deki turistik belgeli yatak sayısının Yunanistan’ın Rodos Adası’nın dahi gerisinde olduğunu söylediği günlerden, bugün Türkiye'ye 2018 senesi içerisinde tam 46 milyon turistin geldiği günlere gelinmiştir. Bu, yeter bir rakam değildir. Gerçekten, Türkiye'nin çok büyük bir turizm potansiyeli vardır. Türkiye, dünyanın açık hava müzesidir, medeniyetlerin beşiğidir. Türkiye turizmini sadece deniz-kum-güneş parantezine almak doğru değildir; bu anlamda yayla turizmi, kültür turizmi, tarih turizmi, inanç turizmi, gastronomi turizmi, golf turizmi gibi turizm ürününü çeşitlendirmemiz en önemli hedeflerimizden bir tanesidir.
Yine bu bağlamda, bir taraftan ürünü çeşitlendirirken diğer taraftan pazarı çeşitlendirmek Bakanlığımızın ve Hükûmetimizin en önemli hedeflerinden bir tanesidir. Türkiye’ye gelen 46 milyon turist sayısı içerisinde en çok turist gönderen ülkeler Rusya, Almanya, İngiltere ve Avrupa ülkeleridir. Bizim bu pazarı daha çeşitlendirip özellikle Amerika kıtası ve Avrupa’dan daha fazla turistin -ve özellikle de Orta Doğu’dan- Türkiye’ye gelmesini sağlamak en önemli hedeflerimizden bir tanesidir.
Turizm bacasız sanayidir ve bizim, turizmi sadece bir ekonomik getiri kaynağı olarak görmemiz mümkün değildir. Biz turizmi Türkiye’nin marka değerine, kültürel imajına, tanıtım stratejisine ve Türkiye’nin sürdürülebilir bir ekonomik anlayışına sahip olması bakımından çok çok önemli buluyoruz. Biz, Hükûmet olarak, parti olarak, turizmi siyasetin üstünde bir etkinlik olarak görüyoruz. Türkiye hem bir Avrupa ülkesidir hem bir Asya ülkesidir hem bir Balkan ülkesidir hem bir İslam ülkesidir ve bir anlamda 3 bin kilometrelik bir hat çizildiğinde dünyanın en önemli jeostratejik konumuna sahip ülkelerinden bir tanesidir. Bu bağlamda biz turizmi, sadece -dediğim gibi- bir gelir kapısı olmanın ötesinde Türkiye’nin tanıtım stratejisinin, Türkiye’nin “soft power”ının en önemli unsurlarından bir tanesi olarak görmekteyiz ve bu anlamda turizm gayrisafi millî hasıla içerisinde yüzde 12’lik bir paya sahiptir. Yine istihdam bakımından da Türkiye yüzde 12 istihdamını turizmden sağlamaktadır.
Turizmi çevrelendiği kültürel değerlerden ayrı düşünmek mümkün değildir. Yurt dışına ihraç ettiğimiz bir sanayi ürünü çoğu zaman tüketicisine Türkiye hakkında fazla bir şey anlatmaz fakat turizm böyle değildir. Antalya’ya gelen, Hatay’a gelen, Muğla’ya gelen, Bodrum’a gelen bir turist, aynı zamanda Türkiye'nin misafirperverliğini, Türkiye'nin hoşgörü memleketi olduğunu ve Türkiye'nin kültürel değerlerini daha iyi görecektir.
Turizm ürünümüz insanımız, tabiatımız, kültürümüz, kısaca sahip olduğumuz değerlerin tümüdür ve bunun içindir ki biz turizmi, turizmin temelini tesis ve işletme odaklı bir anlayışla değil, çevre odaklı, sürdürülebilir bir turizm anlayışı olarak görmekteyiz. Ve bu anlamda, kültürel mirasımızın korunması, turizmimizin geliştirilmesi kadar çok çok önemlidir. Ve bu bağlamda, kullanma ve koruma dengesini sağlamak en önemli hedeflerimizden bir tanesidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
86 konuşma daha · 29 Mayıs 2019