İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 89. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

YENİ YOL Grubu önerisi münasebetiyle

Hüsmen Kırkpınar

İzmir Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 89. Birleşim · 4. yasama yılı · 30 Nisan 2026 · 299 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Hüsmen Kırkpınar (İYİ Parti), 30 Nisan 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YENİ YOL Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 299 kelime.

Hüsmen Kırkpınar (İYİ Parti, İzmir). “YENİ YOL Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim tutanağı, 30 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/husmen-kirkpinar-2026-04-30-yeni-yol-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=144642

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

İYİ PARTİ GRUBU ADINA HÜSMEN KIRKPINAR (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Devlet dediğimiz yapının ayakta kalmasını sağlayan en temel unsurlar mülkiyet hakkı ve hukuk güvenliğidir. Ancak bugün tam da bu temel unsurların nasıl aşındığına, devletin emanetçi olması gereken kurumlarının nasıl birer el koyma merkezine dönüştüğüne şahitlik ediyoruz. Türkiye'de kayyım uygulamaları uzun zamandır istisnai bir tedbir olmaktan çıkmış, ekonomik hayatı doğrudan dizayn eden sermayeyi el değiştiren bir araç hâline gelmiştir. Bugün 1.034 şirketin kaderi ne hukukun ne de serbest piyasanın değil, maalesef, tek bir kurumun iki dudağı arasına hapsedilmiştir. Sahi, TMSF, tasarruf sahibini ve millî ekonomiyi korumak için mi var yoksa iktidarın ekonomik operasyonlarını yürütmek için mi?

Bakınız, süreç içinde basına yansıyan o karanlık satışlar, usulsüz ihaleler ve liyakatsiz atamalar artık mızrağın çuvala sığmadığını kanıtlıyor. Bizler merak ediyoruz, şirketlerin yönetim kurullarına atadığınız o 470 kişinin liyakatini neyle ölçtünüz? Mesela, bu kadroların devasa holdingleri yönetecek kapasitesi var mı? Şirketlerin içini boşaltan, piyasa değerini yerle bir eden ve sonunda "Zarar ediliyor." kılıfıyla yandaşlara değerinin altında ikram eden bu sistem Türkiye'nin ekonomik geleceğini ihanettir. Özellikle Tele1 TV vakası ve Hükûmetin bu süreçteki müdahaleleri hukuksuzluğun zirvesidir. Bir kuruluş hakkında yargı süreci devam ederken, daha hüküm kesinleşmeden "ben yaptım, oldu" mantığıyla satış yapmaya kalkmak yargıya açıkça müdahale etmektir. Hükûmet mahkeme salonlarından önce TMSF koridorlarında infaz kararı vererek hukuku baypas etmektedir. Peki, mülkiyet hakkı anayasal bir güvenceyken hangi yetkiyle hukuki süreci devam eden kurumların kapısına "satılık" tabelasını asıyorsunuz? Şirketlerin satış bedelleri belirlenirken hangi yandaşın gönlüne göre fiyat biçildi?

Değerli milletvekilleri, bir ülkede şirketler hukuku belirsizlik altında yönetiliyorsa ve devletin müdahalesi öngörülemez hâle gelmişse orada ne yerli yatırımcı kalır ne de yabancı sermaye gelir. Ekonomimiz bu yüzden kan kaybediyor. Ayrıca, bu şirketlerde çalışan binlerce insanımızın iş güvencesi ve çalışma koşulları hakkındaki belirsizlik de sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

92 konuşma daha · 30 Nisan 2026

Günün kaydı →
92 konuşmanın tamamı →