İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 23. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

İbrahim Özden Kaboğlu

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 23. Birleşim · 2. yasama yılı · 28 Kasım 2018 · 427 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

İbrahim Özden Kaboğlu (CHP), 28 Kasım 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 427 kelime.

İbrahim Özden Kaboğlu (CHP, İstanbul). “Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 28 Kasım 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozden-kaboglu-27-2018-11-28-cevre-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tekl-2 (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=73431

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

İBRAHİM ÖZDEN KABOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, Divan, değerli üyeler; biraz önce 13’üncü madde vesilesiyle yaptığım konuşmadan bir düzeltmeyle başlamak istiyorum. Birincisi: “Düzce’deki göçük” dedim. O, viyadük inşaatı vesilesiyle, nedeniyle ortaya çıkan kaza. Fakat bizim konumuz açısından aslında değişen bir şey yok özü itibarıyla çünkü düzenleme, denetleme ve yaptırım üçlüsü devlet açısından, yol inşaatında da otoyol inşaatında da geçerli; devlet, insan, doğa ilişkisi açısından buradaki kusur… İnşaat işçilerinin inşaatlarda sürekli ölmesi sorununu, yaşamlarını kaybetmeleri sorununu da bu vesileyle dile getirmekte yarar var.

Öte yandan, biraz önce değindiğim torba kanunun sakıncası… Yine 13’üncü madde çerçevesinde özellikle Yapı Denetim Kanunu’nun 1’inci maddesiyle söz konusu olan çelişki vesilesiyle, bunun saptanması vesilesiyle bir kez daha Anayasa madde 128’in ne kadar önemli olduğunu, yetki, görev ve sorumluluk üçlüsünün bu açıdan neden geçerli kılınması gerektiğini ortaya koyması açısından önemli ve muhtemelen bu kanun eğer bu şekilde geçerse Yapı Denetim Kanunu’nu da ayrıca ele almak gerekir çünkü ikisi arasında çelişki söz konusu.

Burada 15’inci madde çerçevesinde verdiğimiz önerge aslında maddenin bizatihi içermekte olduğu çelişkileri, özünü ortadan kaldırmıyor çünkü burada önlemek asıldır. Önlemek asıldır; Anayasa’nın öngördüğü bütün bu yerleşme özgürlüğü, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir biçimindeki 23’üncü madde ve ayrıca, devlet, konut ihtiyacını gidermede şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama faaliyetinde bulunur şeklindeki 57’nci maddeye uyulmasının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor çünkü bunlara uyulmadan, anayasal gerekliliklere uyulmadan yapılan inşaatlarda sonradan ruhsatın verilmemesi, iptali veya inşaatın yıktırılması arzu edilen bir sonuç değil hem hukukun etkililiği açısından hem de millî servet açısından. Bu nedenle bu düzenleme bizatihi sorunlu bir düzenlemedir ama burada bu vesileyle üzerinde durulması gereken husus, çevre hukukunda, şehircilik hukukunda esasen önceden yapılan denetim ve düzenlemedir, önleyici düzenlemedir. Bu önleyici düzenleme özellikle doğa, toplum ve devlet ilişkisinde temellerini Anayasa’da bulmaktadır, ilgili yasalarda bulmaktadır. Bu bakımdan, özellikle Anayasa’nın -biraz önce belirttiğim- 23’üncü ve 57’nci maddelerin yanı sıra Anayasa madde 56’da belirtilen devletin yükümlülüğü olarak hatta yurttaşların da ödevleri bağlamında önlemek, korumak ve geliştirmek biçimindeki yükümlülükleri bir kez daha hatırlatmak gerekir çünkü bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi esasen nitelikli bir ülkenin tasarlanması açısından sorunlu bir uygulama oluşturur. Nitelikli bir ülke, esasen “sürdürülebilir gelişme” kavramının algılanmasıyla mümkündür. Bu da Anayasa’nın 56’ncı maddesinde öngörülen önlemek, çevre kirlenmesini önlemek devletin başta gelen ödevidir. Çevreyi bozan veya çevre üzerinde olumsuz etkilere yol açma riski yaratan faaliyetleri planlama ve bu konuda gerekli mekanizmayı değerlendirme açısından, çevresel etki değerlendirilmesi özellikle vurgulanması gereken bir ön araçtır.

Korumak ise ikinci aşamada gündeme gelmektedir. Bu da yine uyumlu ve düzenli bir çevre ve kentleşmeyi sürdürmek açısından…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İBRAHİM ÖZDEN KABOĞLU (Devamla)Sayın Başkan…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

121 konuşma daha · 28 Kasım 2018

121 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook