İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 47. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

İbrahim Özden Kaboğlu

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 47. Birleşim · 2. yasama yılı · 17 Ocak 2019 · 891 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

İbrahim Özden Kaboğlu (CHP), 17 Ocak 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 891 kelime.

İbrahim Özden Kaboğlu (CHP, İstanbul). “Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 17 Ocak 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozden-kaboglu-27-2019-01-17-sinema-filmlerinin-degerlendirilmesi-ve-siniflandirilmasi-ile-destekle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=76344

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CHP GRUBU ADINA İBRAHİM ÖZDEN KABOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, Divan, üyeler; hepinize günaydın diyorum. Dün, 17 Ocak günü saat 14.00’te geldik buraya, tünaydın saatinde; bugün 18 Ocak sabahı, günaydın saati. Ve sadece 2 yasa yapıyor olmaktan övünerek çıkacağız buradan; yazık bize, bu kadar az yasa yapılır mı on beş-on altı saatte(!)

Evet, şimdi, burada, tabii ki sadece yasa yapım tekniğine aykırı bir usul izlemiyoruz -bunlar dile getirildi sıkça- ama aynı zamanda, Anayasa’nın 17’nci maddesini de sürekli ihlal ediyoruz; kötü muamele, insan haysiyetiyle bağdaşmayan kötü muamele. Bu yasa yapım süreci buna damgasını vurmuş bulunuyor çünkü hiçbir haklı neden bulunmamaktadır bu yasanın bu saatte yapılması için. Zira, 27 Aralıkta Meclisin tatile girdiğini ve bugün de tatile gireceğini düşünürsek tam altı haftada Meclis sadece altı gün çalışmış oluyor; kendimizi kutlayabiliriz, övünebiliriz eğer haysiyetimizle bağdaştırabilirsek bu durumu.

Şimdi, burada tabii ki teklifin 6771 sayılı Kanun’a göre hazırlanmasını ve verilme biçimini dikkate aldığımız zaman, burada, sabahın bu saatinde Bakanlık temsilcilerinin bulunması bile bu Anayasa’ya yani sizlerin “devrim” dediği Anayasa’ya kökten nasıl aykırı olduğunu görmek için herhâlde Anayasa bilgisine sahip olmaya gerek yok.

Şimdi, konumuz tabii ki birçok açıdan ele alınabilir ama zaman darlığı nedeniyle ben değinilmeyen bazı hususlarına burada dikkat çekeceğim. Öyle ki değinilmeyen hususlar, aslında dün akşamüzeri burada “Türkiye” “Türkiye Cumhuriyeti” gibi kavramlarla tartışıldı. Bu yasa teklifi aslında Anayasa’nın ilk 3 maddesini çok yakından ilgilendiriyor, doğrudan ilgilendiriyor. Nedir bu? Neden yakından ilgilendiriyor? Çünkü sanatsal yaratma özgürlüğü alanında yer alan sinema filmlerinin yapımı yani bir filmin yapılması, dağıtımı, gösterimi aşamalarından geçen bu husus Anayasa madde 27’de düzenlenmiş bulunuyor, 27’de güvence altına alınmış bulunuyor. Fakat 27’nci maddenin ikinci fıkrası “Yayma hakkı, Anayasa’nın 1, 2 ve 3’üncü maddelerine aykırı olamaz.” diyor ancak tabii ki bir de 64’üncü madde var çok dikkat çekildiği üzere. Esasen, 64’üncü madde, devletin sanata, sanat etkinliklerine ve sanatçılara yardımını düzenleyen madde. Aslında, bu yasayla bizim bu 3 maddeyi birlikte göz önüne alarak değerlendirmemiz gerekir çünkü burada sadece sanatçıyı serbest bırakmak değil, sanatsal yaratma özgürlüğünü güvence altına almak değil, devletin yardım kriterlerini, ölçütlerini de belirlemek önem taşıyor, hatta daha fazla.

Evet, kültürel emperyalizm yönüne dikkat çekildi ama büyük bir ticaret savaşının olduğunu da unutmayalım. Bu bakımdan, acaba, yasa bu güvenceyi sağlıyor mu, bu açıdan da bakmak gerekir ve bakmaya çalışacağım. Yapım, dağıtım ve gösterim aşamalarında söz konusu olan sıkıntılar yani önceden sansürün olmaması, yapım esnasında olmaması, gösterim sırasında olmaması hususu ve özellikle bunun için oluşturulan birimler, örneğin, Avrupa’dan “sinema medyatörü” adıyla yaygın olan özerk ve uzman kuruluşların yapısını ne ölçüde yansıttığı konusu. Tabii ki bu maddelerin teker teker ögelerine, içeriğine girecek değilim buradan –buna da zaten zamanımız yok- ama ana noktalarına değineceğim. Şöyle ki: İlk 3 maddeye yollama yapıyor 27’nci madde. Ne var ilk 3 maddede? “Türkiye Devleti” var, “Türkiye Cumhuriyeti” var. Bir yanlışı düzelteyim “Türkiye Cumhuriyeti devleti” yok. Aslında, devletimizin iki adı var: “Türkiye Devleti” veya “Türkiye Cumhuriyeti.” Peki, Anayasa’nın 126’ncı maddesinde ne var? “Türkiye” var. 63’üncü maddesinde de bütün Türkiye devleti veya cumhuriyetin kültürel, tarihsel ve doğal mirasının korunması var. Bu saptama konumuz açısından neden önemli, biraz sonra belirteceğim.

Burada bir başka husus şudur: Bu konunun sanatsal yönü, sanatsal ifade özgürlüğü var ama Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin tanımıyla, 10’uncu maddesine göre bir de işletme yönü var. Mesela bu sözleşmenin 10’uncu maddesinin ikinci cümlesi “İşletmeler ancak izne tabi tutulabilir.” der. Yani salonlar, işletmeler, ticari alana giren hususlar, yoksa bizatihi filmin içeriği değil. Zaten bellidir onlar: Şiddete çağrı, ırkçılık gibi ögeler veya kamu düzeni gibi ve kamu düzeninin alt kavramları, kamu sağlığı, kamu dirliği, dinginliği veya kamu güvenliği gibi elden geldiğince hukuki kavramlar.

Ancak, burada tabii ki yine değinildiği üzere -farklı konuşmacılar tarafından- esasen bu konu, siyasal liberalizmin ve iktisadi liberalizmin çakıştığı bir alanda yer alıyor. Bir ülkede siyasal liberalizmi düzenleyen kurallarla, serbestlik ilkesi ile iktisadi liberalizmi düzenleyen kurallar, sıkı, katı, düzenli, düzenlemek, denetlemek ve yaptırım uygulamak… İşte bu paralellik bizde tersine işledi ve işliyor. Belki bu yasayla bu yine ortadan kaldırılmayacak çünkü bizde siyasal liberalizm yani sanatsal yaratma özgürlüğü, ifade özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, gösteri özgürlüğü hep baskı altına alınan özgürlükler olmuştur ama iktisadi alan dizginsiz olmuştur. O nedenle ben, kapitalist sisteme sahip olduğumuzu söylemiyorum, bir yağma iktisadi düzen diyorum. İşte bu sektör tam da bu ayrımda yer alıyor; siyasal liberalizm ile iktisadi liberalizm ayrımında yer alıyor ve yine dile getirildiği üzere tekelleşme, dağıtım ve gösterim sektörünün belli şirketlerin elinde toplanmış olması acaba bunu aşabilecek mi? İşte bu soruyu yanıtlayabilmek için burada özellikle devletin, sadece filmin yapılması, senaryo aşamasından yapım aşamasına kadar, dağıtım aşamasına kadar müdahale etmemesi değil, kaçınması değil, 64’üncü maddeye göre desteklemesi, müdahale etmesi ve yardımda bulunması, bunun ölçütlerinin belirlenmesi…

Bu konuda, tabii, yine belirtildiği üzere, destekleme komisyonu çok önemli, belirleyici. Burada arzu ederdik ki bu komisyon, sinema medyatörü örneğinde olduğu gibi ve sinema sektörü örgütlerinin önerdikleri gibi, uzman, özerk bir kurul olsun, tabii Bakanlık temsilcilerinin de katıldığı karma bir kurul olsun. Ama bu düzenlemede üç kavram dikkat çekiyor: Bir, Cumhurbaşkanı; iki, bakan, bakanlık; üç, bakanlık altı bürokratlar. İşte, bu açıdan bakıldığı zaman, esasen bu komisyonun yapısı dikkate alındığı zaman, destekleme ölçütleri ve bu konudaki tarafsızlık, objektiflik pekâlâ bir siyasal iktidardan, bir bakış açısından diğerine doğru eşitlik ilkesini ihlal edebilir ve eşitlik ilkesi ihlal edilince de sanatsal yaratma özgürlüğü zedelenir. Bunun için çok uzağa gitmeye gerek yok, Avrupa Sözleşmesi’ne gitmeye gerek yok, çok eleştirdiğimiz Anayasa’mızın değindiğim veya değinemediğim -13’üncü madde gibi- hükümlerini dikkate almak yeterlidir.

Peki, dönecek olursam, neden madde 22’yle başladım, neden ilk 3 maddeyle başladım?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

134 konuşma daha · 17 Ocak 2019

134 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook