Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 56. Birleşim · 2. yasama yılı · 21 Şubat 2019 · 457 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
İbrahim Özden Kaboğlu (CHP), 21 Şubat 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 457 kelime.
İbrahim Özden Kaboğlu (CHP, İstanbul). “Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim tutanağı, 21 Şubat 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozden-kaboglu-27-2019-02-21-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisikli (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=77143
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İBRAHİM ÖZDEN KABOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, Divan, değerli üyeler; sıra sayısı 43 ve sıra sayısı 45, aslında aynı başlığı taşıyan 2 teklif; birinde 51 milletvekilinin adı yazıyor, diğerinde ise tek bir milletvekilinin ama teklif aynı.
Şimdi, özellikle, önceki gün Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen, 51 vekilin imzasını taşıyan bu teklifteki imza sahibi vekillerin herhâlde ya hiçbirisi yoktur ya da çok azı buradadır. Önceki gün görüşüldü ve önceki günkü görüşmede başlık aynen tutuldu “Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu” fakat esasen başlığa denk düşen Türkeş Üniversitesinin kurulmasına dair kısım çıkarıldı ve bu kısım ikinci kısma, 45 sıra sayılıya taşındı -orada da tek bir vekilin imzası bulunuyor- ve dünkü Millî Eğitim Komisyonu görüşmelerinde bu kabul edildi.
Şimdi, burada tabii ki söylenegelen kriz ekonomik kriz değil, hukuk krizi; tabii eğer hukuk varsa. Kanun yapma tekniği neden acaba bu kadar olumsuz hâle geldi, bu kriz derinleşti, buna biraz bakmakta yarar var çünkü gerçekten bu sürdürülebilir değildir. Zira mesela, Plan ve Bütçe Komisyonu aslında “İslam Üniversitesi” adı altında bir üniversite kurdu. Demek ki Plan ve Bütçe Komisyonu, üniversite kurulmasına dair kanun teklifini kabul edebiliyor. Peki, acaba neden “Türkeş” adını taşıyan üniversite Plan ve Bütçe Komisyonundan çıkarıldı da Millî Eğitime havale edildi, 51 imza yerine tek imza kabul edildi? Bunlar gerçekten yanıtlarının bulunması mümkün olmayan yani bir yasal düzen çerçevesinde yanıtlarının bulunması mümkün olmayan sorular.
Şimdi, burada, peki, yanıtlarını bulmak zor olduğuna göre, acaba bu konuda Anayasa’mız ne diyor? Bunu hepimiz biliyoruz. Anayasa madde 87, madde 88: Kanun teklifi, tekel yetki olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine ait bulunuyor. Fakat buna rağmen, önceki günkü bir gazete yazısında “Yasa teklifleri Beştepe’den imzalı.” deniyor. Bir makale, yazı, haber; bu henüz yalanlanmadı. Şimdi, kanun teklifi Meclise ait, Beştepe yani saray kanun teklifleri hazırlıyor; gerçi burada görüşülen tekliflerde bu defalarca dile getirildi, kanıtlandı, söylendi, üyeler bunu dile getirdi. Ancak bilindiği gibi, Beştepe’nin norm koyma yetkisi var, bunun adı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve her ne kadar birçok maddesini Anayasa Mahkemesine götürmek zorunda kaldıksa da çünkü münhasır kanun yetkisini ve yasayla açıkça düzenlenen kısımları düzenlediği için, bir norm koyma yetkisi olduğu hâlde teklifler de oradan geliyor anlaşılan.
Şimdi bu itibarla, tabii, burada çok ciddi bir anayasallık sorunuyla karşı karşıya bulunuyoruz. Biraz önce Sayın Kalaycı bir İç Tüzük sorunu olduğunu ifade etti. İç Tüzük her ne kadar Meclisin yetkisi içerisinde ise de esasen İç Tüzük’te bir hüküm olmasa da bunu yasaklamıyor, biz Anayasa’ya uymakla yükümlüyüz çünkü anayasa normlar hiyerarşisi anayasanın üstünlüğüne dayanıyor. Madde 6 bellidir, yasama yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir, bu yetki devredilemez; 11 bellidir, Anayasa hükümlerinin üstünlüğü. Bu bakımdan, bunları tekrar tekrar buradan dile getirmekte yarar var.
Peki, neden bu duruma geldik? Zannediyorum, burada 6771 sayılı Kanun’un sürdürülebilirliği sorununa değinmek gerekir çünkü esasen, bu değişikliğin temelinde 16 Ekim 2016 günü bir suç tespiti yer almakta idi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
94 konuşma daha · 21 Şubat 2019