Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 98. Birleşim · 3. yasama yılı · 11 Haziran 2020 · 428 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
İbrahim Özden Kaboğlu (CHP), 11 Haziran 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 428 kelime.
İbrahim Özden Kaboğlu (CHP, İstanbul). “Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 11 Haziran 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozden-kaboglu-27-2020-06-11-rekabetin-korunmasi-hakkinda-kanunda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=88704
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İBRAHİM ÖZDEN KABOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, Divan, değerli milletvekilleri; 3’üncü madde üzerinde çok konuşuldu, duruldu; gerçekten bu yasa önerisinin ana maddelerinden biri. Komisyonda da bu madde üzerinde çok durduk.
Avrupa Birliği gerekçede oldukça geniş bir yer aldı. O nedenle, Kopenhag Kriterleri ve Avrupa Birliği yer aldığı için, hatırlatma niteliğinde, 4 sütun söz konusu: Hukuk devleti, demokrasi, insan hakları ve piyasa ekonomisi. Buradaki sorunumuz, ölçü olarak, acaba bunların asgari standartlarını yansıtıyor mu? 4’üncü sütunda, bizim bu yasa önerisi… Piyasa ekonomisiyle ilgili olarak 2 ana direk söz konusu, kurumsal anlamda. Birincisi Rekabet Kurulu, ikincisi ise Kamu İhale Kurumu. Bu iki kurumun bağımsız idari otorite olarak yapılanması gerekiyor, piyasa ekonomisinden söz edebilmek için ama ne Rekabet Kurulu ne de Kamu İhale Kurumu bu bağımsız idari otorite yani özerk ve uzman birimler statüsünde değil çünkü bunların atanması, işleyişi, görev ve yetkileri için Avrupa Birliği hukukunda asgari ortak ilkeler var, bunları karşılamıyor.
Burada söz konusu olan düzenleme, denetleme ve yaptırım zincirinde, esasen düzenleme aşamasında, şu anda yaptığımız gibi yasama organı var. 2’nci aşama olan denetim ve piyasanın düzenlenmesini ise bizzat Rekabet Kurulu yapıyor fakat 3’üncü aşama olan yaptırım aşaması Kuruldan çok, bağımsız idari otoriteden çok -öyle olduğunu varsayalım- yargıya ait. İşte burada 3’üncü maddede öyle bir sorunla karşı karşıya bulunuyoruz ki aslında 3’üncü maddenin yeni yazım biçimiyle yansıttığı sorun, yargısal denetimle de aşılması güç bir sorun çünkü burada aslında 2’nci karar yetkisi veriliyor; o da yapısal karar yetkisi, davranışsal karardan sonra yapısal karar yetkisi. Davranışsal karar yetkisi anlaşılabilir, giderilmesi ve kaçınılması gereken hususlara ilişkin karar fakat davranışsal karar yetkisinden yapısal karara geçiş konusu son derece muğlak ve bunun için öngörülen kavramlar, 4, 6 ve 7’nci maddeler, gönderme yapılan maddelerde kullanılan ölçütler aslında sadece bir idari kurulun değil bir yargı otoritesinin bile, bir yargı mercisinin bile üstesinden gelmesi zor olan kavramlar.
Bu açıdan -tabii ki maddeyi yeniden okuyacak değilim ama- şöyle bir zorlaştırma söz konusu: Karar 2 aşamalı hâle getirildiği gibi 4, 6 ve 7’nci maddelerin ihlali kümülatif ihlal koşuluna bağlı olduğu hâlde şu anda, yürürlükteki metinde, şimdi “veya” biçiminde, bu maddelerden herhangi biri ihlal edilirse bu durumda yapısal yaptırımla karşılaşabilecek.
Şimdi, bu çerçevede, ilgili maddelerde yer alan kavramlara baktığımız zaman “Bunları, hukuk düzeni açısından nasıl değerlendiririz?” sorusunu sormamız gerekiyor çünkü gerçekten bu kavramlar son derece karmaşık, muğlak ve belirsiz kavramlar.
“Acaba, Anayasa’ya göre bunların durumu nedir?” dediğimiz zaman, Anayasa’da karşımıza çıkan başlıca maddeler, 35’inci madde -çok değinildi- mülkiyet güvencesi olan madde; 48’inci madde -değinildi- piyasa ekonomisi, çalışma özgürlüğü; bir de 167’nci madde.
Şimdi, bu maddelerde yer alan ölçütler ile bu kanunun ilgili maddelerinde yer alan ölçütler örtüşmüyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
149 konuşma daha · 11 Haziran 2020