Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 103. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Temmuz 2021 · 463 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
İbrahim Özden Kaboğlu (CHP), 14 Temmuz 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 463 kelime.
İbrahim Özden Kaboğlu (CHP, İstanbul). “Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 14 Temmuz 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozden-kaboglu-27-2021-07-14-turizmi-tesvik-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=99407
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İBRAHİM ÖZDEN KABOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, Divan, değerli vekiller; 16’ncı madde, 1’inci maddeden sonra ikinci konuşmam. Bu maddenin özelliği -biraz sonra belirteceğim gibi- tam da dün 1’inci maddede yaptığım konuşmayla ilgili, Anayasa madde 169’la ilgili.
Şimdi, bu Komisyon dört ay önce toplandı, bir gün öğleden sonra ve o gün bitirilecekti. İyi ki arbede çıktı hatta yumruklar konuştu, yumruklar sayesinde –ne yazık ki, üzülerek söylüyorum- öbür güne kaydırıldı gece yarısından sonra, ikinci gün görüşmeye devam ettik. Anayasa’ya uygunluk incelemesi yapılmadı, İç Tüzük ihlal edildi. “Etki analizi raporu var.” dendi, dört ay geçti aradan bildirilmedi. Çevresel etki değerlendirmesi yok dedik, “Yaparız.” dendi ama dört ay geçti aradan, bildirilmedi. Bütün Türkiye yasası olduğu hâlde -Turizmi Teşvik Yasası- Turizm Bakanı gelmedi, sadece yardımcısı geldi. Bütün ormanlarımızı ilgilendirdiği hâlde Orman Bakan Yardımcısı bile teşrif etmedi. Aslında bu bir torba yasası değil -dört ayda 4 yasa hazırlanırdı- torba yasayı bile kötüye kullanım yasasıdır, yasa önerisidir; birincisi bu.
İçerik olarak -birincisi- bir yasanın kabul edilebilmesi için Anayasa’nın sözüne ve özüne uygun olması gerekiyor. İkincisi, kamu yararını...
Abdullah Bey, alkışlayacaktınız ama dinlemiyorsunuz!
ABDULLAH GÜLER (İstanbul)Not alıyorum Hocam!
İBRAHİM ÖZDEN KABOĞLU (Devamla)Konuşarak mı not alıyorsunuz! (CHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Şimdi, demek ki birinci koşul, Anayasa’nın özüne ve sözüne uygun olması; ikinci koşul ise kamu yararını yansıtması. Şimdi, kamu yararı bu yasa açısından çok özel bir anlam taşıyor. Neden özel anlam taşıyor? Çünkü bu yasanın değindiği alanlar Anayasa’da “kamu yararı” kavramının ve başlığının belirtildiği alanlardır ve nitekim Anayasa’mız önce ülkeyi düzenliyor; ülkesel değerleri ve varlıkları, kıyıları, ormanları, meraları, kışlakları, yaylaları, bunları düzenliyor. Bunlar, ülkesel anayasal hükümler ve Anayasa’ya baktığımız zaman kamu yararının geçtiği kavramlar buralardır. İkincisi, insan haklarını düzenliyor; üçüncüsü, devlete ilişkin hükümler, siyasal iktidara ilişkin hükümler… Nitekim, devlet; toplumu, ülkeyi korumak için ve topluma hizmet etmek için vardır. Bu, maddemiz açısından da önemlidir biraz sonra belirteceğim gibi.
Şimdi, burada 3 çelişki söz konusudur. Ülkesel hükümler kamu yararıyla örtüşmektedir; bunun için sadece Anayasa’ya uygunluk değil, Anayasa’nın sözüne ve özüne uygunluk değil, kamu yararına uygunluk ölçütü öne çıkmalıdır. 3 çelişki şudur: Şimdi, birinci çelişki, burada sürekli İklim Komisyonundan Müsilaj Komisyonuna kadar “Ülkemizi nasıl kurtarırız?” diye komisyonlar oluştururken, biz bu yasayla “Ülkemizi daha çok nasıl kuruturuz, ormanları, denizleri, ağaçları nasıl tahrip ederiz?”i öneriyoruz. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)
İkinci çelişki ise şu: Yöneticilerimiz sürekli vizyon öngörüyorlar; 2023, 2053, 2071. Ama 2071’de bu topraklarda yaşayacak olan gelecek kuşaklara nasıl bir ülke bırakacağımız konusunda hiç düşünmüyorlar mı? Nitelikli ülke bırakamayız böyle bir yasayla.
Üçüncü çelişki ise şudur: Biz turizmi artırmak istiyoruz, turistleri çekmek istiyoruz ülkemize; kültürel, tarihsel değerlerimizi onlara tanıtmak istiyoruz ama merkezin bütün ülkeye hizmet götürmesi gerekiyorken biz bütün yetkileri, bütün ülkesel yetkileri merkeze topluyoruz ve tek kişiye yönelik olarak merkeze topluyoruz. Bu merkezin adı “PBYDBY.” Bunun anlamı, açılımı şudur: “Parti başkanlığı yoluyla devlet başkanlığı ve yürütme” açılımı bu.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
97 konuşma daha · 14 Temmuz 2021