İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 100. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Elektrik piyasası kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s1099)

İbrahim Özdoğan

Erzurum Milletvekili · Anavatan Partisi

Genel Kurul, 100. Birleşim · 4. yasama yılı · 10 Mayıs 2006 · 951 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

İbrahim Özdoğan (Anavatan Partisi), 10 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ELEKTRİK PİYASASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S1099)); konuşma 951 kelime.

İbrahim Özdoğan (Anavatan Partisi, Erzurum). “Elektrik piyasası kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s1099)”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 10 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozdogan-22-2006-05-10-elektrik-piyasasi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA İBRAHİM ÖZDOĞAN (Erzurum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1099 sıra sayılı kanun tasarısı üzerine, Anavatan Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, ülkemizde elektrik enerjisi üretimi, son yıllarda, aylık yüzde 7,2 artışla, 2005 yılı sonu itibariyle 161,5 milyar kilovat/saate ulaşmıştır. 2006 yılı tahmin programına göre de, yıllık yüzde 7,2 oranında artışla, 173 milyar kilovat/saate ulaşacağı beklenmektedir.

Bu talep, üretimin yıllık maksimum gücü, 2004 yılında yüzde 8,1; 2005 yılında ise yüzde 7,2 artarak 25 174 megavat olarak gerçekleşmiş olup, 2006 yılında da, talep edilen gücün, yüzde 7,3 oranında artışla 27 000 megavat olması beklenmektedir. Bu talep edilen güç, ülkemizde 2004 yılında 36 824 megavat, 2005 yılında ise 38 792 megavat kurulu güç kapasitesi olan santrallardan karşılanmıştır.

Kurulu güç değerlerine bakıldığında, sanki, yüzde 35 oranında kurulu güç kapasitesi varmış gibi görülmektedir; ancak, mevcut kurulu güç kapasitesine karşılık, emre amade kapasitemiz 26 000-26 500 megavat mertebesindedir. Çünkü, santralların, özellikle EÜAŞ tarafından işletmesi yapılan termik santralların büyük bir kısmının ekonomik ömürleri dolmuş, bir kısmının üniteleri arızalı, akarsu santralları sadece su gelirlerinin olduğu mart-haziran ve eylül-kasım aylarında gelen suya bağlı olarak üretim yapabilmektedir.

Ocak 2006'da doğalgaz arzında yaşanan sıkıntı sonucu, doğalgaz santrallarının büyük bir bölümünün ikinci yakıtla üretim yaptırılmasına ve yüzde 35'lik fazla görülen kapasiteye rağmen, 200 megavata yakın, tüketimde kısıntı yapılarak kriz atlatılmıştır. Kısıntı yapılan sanayici zarara uğratılmıştır.

Bu olaydan da görüleceği üzere, ülkemizde mevcut kurulu kapasitenin mevcut portföyüyle her zaman yüzde 35'lik bir yedek kapasiteye sahip olma zorunluluğu bulunmaktadır; ancak, kurulu güç kapasitesi, talebin aksine, 2004 yılında yüzde 3,5 oranında artışla 36 824 megavata, 2005 yılında da yüzde 5,3 artışla 38 792 megavata ulaşmıştır; yani, kurulu güç artışı, yüzde 7,2 civarında olan talep güç artışının altında seyretmektedir. Eğer kurulu güç artışı bu trendle devam edecek olursa, 2007 yılından itibaren ülkemizde elektrik enerjisi darboğazı yaşanması kaçınılmaz olacaktır.

1983 yılı öncesi ve 1996 yılı sonrası ülkemizde yaşanan elektrik enerjisi kesinti ve kısıntıları hepimizce malumdur. Bu olayların yaşandığı tarihlerde, elektrik enerjisi kesinti ve kısıntılarından en çok mağdur olan kesim sanayicilerimiz olmuştur. Kamunun, o tarihteki yasalar gereği zamanında yapması gerekirken yapmadığı üretim tesislerinden dolayı zarar gören sanayicilerimiz, tekrar elektrik kesintilerinden zarar görmemek amacıyla, kamudan hiçbir garanti almadan ve tüm riskleri üzerlerine alarak sadece kamunun enerji maliyeti içindeki yakıt dışındaki harcamalarının daha altında üretim yapabilme kabiliyeti, kamunun kötü işletmeciliği sonucu oluşan giderlerden kurtulma ve daha verimli bir işletmeci olmasının getirdiği avantajları düşünerek, kendi malî güçlerine uygun ve krizin çok çabuk atlatılabilmesine yönelik en çabuk ve en ucuza tesis edilebilen doğalgaz santrallarını kurmuşlardır.

4628 sayılı Yasayla, ülkemizde elektrik enerjisi üretim tesisi kurulması özel sektöre bırakılmıştır. Yasa, özel sektörün üretim tesisi kurmasını, ürettikleri elektrik enerjisini satmak için serbest piyasada tüketicilerini de kendisi bulması koşuluyla lisans alımlarını şarta bağlamıştır. Daha açık bir ifadeyle ve doğru bir yaklaşımla, yap-işlet-devret ve yap-işlet santrallarına kamu tarafından verilmiş olan alım ve Hazine garantileri, özel sektör üreticilerine verilmemiş olup, diğer tüm riskler de kendi üzerlerine bırakılmıştır.

Bugün, özel sektör üreticilerinin toplam kurulu gücü 6 343 megavata ulaşmıştır. Bugünkü santral maliyetlerine göre, bu yatırımın bedeli 5 milyar doların üzerindedir. 2005 yılında ise, bu santralların toplam üretimleri 27,6 milyar kilovat/saattir; ancak, 4628 sayılı Yasa sonrası EPDK tarafından düzenlenen ikincil mevzuatla, özel sektör üretim şirketleri, bırakın yeni tesis yapmayı, mevcut tesisleri kapatacak duruma gelmişlerdir.

Özel sektör üreticileri, ürettikleri elektrik enerjisini, kamuya ait iletim ve dağıtım tesislerini kullanarak, sadece yıllık tüketimi 6 000 000 kilovat/saat ve üzerinde olan tüketicilerine nakletmek mecburiyetindedir. Buna karşılık, nakil esnasında, üreticiden -özel sektörün faaliyetleri kısıtlanan; ancak, kamunun giderinin yüzde 80'i oluşturduğu- alçak gerilim bölge giderlerinin dahil edildiği dağıtım sistem kullanım bedelleri TEİAŞ adına TEDAŞ tarafından haksız yere 3 kat fazla, iletim sistem kullanım bedeli -yine mükerreren- dağıtım sistem kullanım bedeli hesabında olmasına rağmen, dağıtım sistem kaybının alınması, yine yasanın 13 üncü maddesinde "fiyat yapısı içinde, söz konusu tüzelkişinin faaliyetleriyle doğrudan ilişkisi olmayan hiçbir unsur yer alamaz" hükmüne rağmen, TRT ve enerji fonlarının da alınması sonucu, toplam, kamunun her 1 kilovat/saat üzerinden aldığı pay 400 000 TL/kilovat/saate ulaşmıştır. Ayrıca, Haziran 2004 ayında 1 000 metreküp için 242 893 YTL iken, Mart 2006 ayı için -taşıma bedeli hariç- 377 512 YTL'ye ulaşmış olup, yüzde 55,4 oranında artırılmıştır.

Dağıtım şirketlerinin payı ile bu şirketlerin ana girdisi olan doğalgaz fiyatları, bu süreçte yaklaşık yüzde 60 oranında artmıştır. Yine, enflasyonun aynı dönemde yüzde 25 oranında arttığı tarafınızca söylenmiştir. İşçilik ve malzeme fiyatları da en az enflasyon oranında artmıştır. Buna karşılık, 2005 yılı TEİAŞ verilerine göre, EÜAŞ ve kamu alım garantili yap-işlet-devret ve yap-işlet santrallarında üretilen toplam 102,8 milyar kilovat/saat elektrik üretiminin yüzde 52,2'si olan 78,5 milyar kilovat/saati doğalgaz santrallarından karşılanıyor olmasına karşın, otuzdört aydır TEDAŞ'ın elektrik enerjisine zam yapmıyor olması dikkate şayandır. Bu yapılan, tamamen, Hükümetin popülist politikası sonucu, enerji KİT'lerindeki kamu finansman dengesini bozma pahasına yapılan bir uygulamadır. 4628 sayılı Yasanın 18 inci maddesinde açık hüküm olmasına rağmen, DSİ'ye, DSİ tarafından tesis edilen ve EÜAŞ'a devredilen hidroelektrik santralları için bugüne kadar EÜAŞ tarafından herhangi bir bedel ödenmemiştir. Böylece, elektrik enerjisi birim maliyet hesaplarında, DSİ tarafından tesis edilen hidroelektrik santralların amortisman giderleri dahil edilmeyerek, gerçek elektrik enerjisi maliyet giderleri gizlenmektedir.

Değerli arkadaşlar, açıklamaya çalıştığımız 4628 sayılı Yasaya aykırı, haksız, usulsüz ve hukuksuz uygulamalar konusunda, elektrik enerjisi piyasasını düzenlemesini sağlamak üzere kurulmuş olan EPDK ile Bakanlık nezdinde özel sektör temsilcilerince yapılan yazılı ve şifahî başvurular, defalarca yapılan toplantılar bir sonuç vermemiştir; çünkü, bu Hükümet "yaparım, olur biter" tavrında, vurdumduymaz bir Hükümettir.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, unutmayalım ki, bu sanayiciler bu ülkenin insanlarıdır, sermayelerini yurt dışındaki bankalara yatırıp faizini yemek yerine, hiçbir garanti kapsamında olmaksızın yatırım yapmaktadırlar. Bu insanlara, bir taraftan "yatırım yapın, yanınızdayız" derken, diğer taraftan her türlü engeli koyacaksınız, sonra da, popülist bir tavırla "üç yıldır elektriğe zam yapmıyoruz" diyeceksiniz. Göreceğiz, bir birbuçuk yıl içerisinde enerjide yaşanacak sıkıntıya kim bilir hangi bahaneleri uyduracaksınız. Halkımız ariftir, sizin hiçbir bahanenizi yutmayacaktır.

Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

36 konuşma daha · 10 Mayıs 2006

36 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook