İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 6. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Mali suçlar araştırma kurumunun teşkilat ve görevleri ile suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi hakkında (s.s.1201)

İbrahim Özdoğan

Erzurum Milletvekili · Anavatan Partisi

Genel Kurul, 6. Birleşim · 5. yasama yılı · 11 Ekim 2006 · 911 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

İbrahim Özdoğan (Anavatan Partisi), 11 Ekim 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MALİ SUÇLAR ARAŞTIRMA KURUMUNUN TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ İLE SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA (S.S.1201)); konuşma 911 kelime.

İbrahim Özdoğan (Anavatan Partisi, Erzurum). “Mali suçlar araştırma kurumunun teşkilat ve görevleri ile suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi hakkında (s.s.1201)”. TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim tutanağı, 11 Ekim 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozdogan-22-2006-10-11-mali-suclar-arastirma-kurumunun-teskilat-ve-gorevleri-ile-suc-gelirler-2 (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c131/b006/tbmm221310060590.pdf

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA İBRAHİM OZDOĞAN (Erzurum)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım, 1201 sıra sayılı Yasa Tasarısı üzerinde Anavatan Partisi Grubu adına ikinci bolümde soz almış bulunuyorum, bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygılarımla selamlıyorum

Değerli arkadaşlar, suç gelirlerinin önlenmesinde en buyuk görevin içişleri Bakanlığına düştüğünü bilmekteyiz, fakat, dört senedir içişleri Bakanlığının icraatı, maalesef, Türkiye'de kaç yuz tane suç gelirinin olduğu konusundaki rakamı tespit edemez duruma geldik Sanki içişleri Bakanlığımızın başında bir içişleri Bakanı yoktur Biz, yaklaşık bırbuçuk sene evvel de Sayın İçişleri Bakanına "Bakanlıktan ayrılacak mısınız, istifa edecek mısınız''" diye burada soru sorduk, fakat, bir ya- nıt alamadık Aynı soruyu huzurlarınızda tekrar sormak istiyorum Suç gelirleri artmıştır, Türkiye'de her turlu knmınal tcror orgutu artmıştır, diğer terörlerde de buyuk tırmanış olmuştur, fakat, içişleri Bakanımız maalesef uyumaktadır, hiçbir faaliyet göstermemektedir Tabu ki, burada ben, içişleri Bakanının yerinde durmasının suçunu Sayın içişleri Bakanında bulmuyorum, onu o görevde tutan Sayın Başbakan hatalıdır diyorum

Değerli arkadaşlar, bu Yasa Tasarısı üzerindeki görüşlerimizi şöyle ifade etmek istiyoruz

Yolsuzluk, uyuşturucu kaçakçılığı, silah ve insan ticareti gibi yasa dışı faaliyetlerden elde edilen paralar yasal sisteme sokulması için organizatörler, sayısını bilmediğimiz, belki 200'un uzeı inde farklı yönteme başvurmaktadırlar Bunlar arasında, özelleştirme ihaleleri, turizm yatırımlarının da gelişmekte olan ülkelerde bir kara para aklama yolu olarak kullanılmaktadır Emniyet Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından yapılan çalışmalara göre, suçtan elde edilen gelirlerin sisteme sokulmasında bankalar ve diğer finans kurumlan çok önemli bir konumda bulunmaktadırlar Bu yüzden, suç örgütlerinin banka sahibi olmak için özelleştirmelere dahi girdikleri bilinmektedir

Bu Hükümet sayesinde bugün Türkiye'de tartışılan konuların başında, son donemde gerçekleştirilen özelleştirmeler ve özel sektör satışları gelmektedir Bankacılık sektörü yabancı buyuk finans kuruluşlarına açılmıştır ve bu oran yüzde 55'e ulaşmıştır Buyuk ülkeler, yanı globali eştirilen ülkelerde bu oran en fazla yüzde 20'dır Yanı, biz bankaları yabancılara açarken onlar bu konuda son derece akıllı davranmaktadırlar Peki, bu yabancı bankalar ilende reel sektöre kaynak aktarırı az ise bunun sorumluluğu kime ait olacaktır*7

Alıcıların ve satıcıların memnun olduğu banka ticaretinden sadece BDDK rahatsız olmuş görünmektedir Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Tevfık Bilgin "artık bankalardaki yabancı payda kntık aşamaya gelinmiştir" demiştir Tabu, BDDK'nm son yıllarda bankacılık lisansı vermemesi nedeniyle yabancı bankalar özellikle TMSF'nm elinde bulunan banka portföyüne yönelmekte ve bankaları değerlerinin altında almaktadırlar Bu da ayrıca uzennde durulması gereken önemli bir konudur

Değerli milletvekilleri, yaşanan hızlı mülkiyet değişiminin arkasında kara para değil küresel sermaye bulunmaktadır Turkbank, Sumerbank, Etıbank gibi kamu bankalarının özelleştirilmesi sırasında yaşananlar ülke içindeki bir paylaşım savaşıdır Bugünkü satın alma ve ortaklıklar kurese! sermayenin yem hareket alanları bulma çabasıdır Hatta, kara para, yanı uyuşturucu, silah ve insan ticaretinden elde edilen gelıı, daha çok soğuk savaş yıllarında ortulu faaliyetlerin finansmanında, özellikle uçuncu dünya ülkelerinde kullanılırdı Şimdi ise bu paralar bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin varlıklarının, değerlerinin satın alınmasında kullanılmaktadır 1990'ların ortasında Türkiye'de bazı iş adamlarının inanılmaz bir hızla yükselmesinin ardında yatan aslı unsur da aslında kara paradır 2002'den sonra, bugün geldiğimiz noktada, 2006'nın sonuna kadar, bazı iş adamlarının katmerli zengin olmasının da altında yatan bu kara paradır değerli arkadaşlar

Değerli milletvekilleri, kara parayla ortulu faaliyetleri finanse etme donemi hep var olacaktır Ülkeler arası guç mücadelesi surduğu müddetçe ülkeler de bu tur faaliyetleri sürdüreceklerdir Bu yüzden, ancak, kara parayla mücadele edecek bir buyuk malı gucu kontrol altında tutabiliriz Bu da, kontrol altında tutamlıyorsanız, yonetebildiğinizi ve silah elınızdeyse, namluyu istediğiniz kişiye ve ülkeye doğrultabileceğiniz! gösterir

Değerli arkadaşlar, bazı özelleştirmelerde ise şaibeli isimler ve firmalar vardır Mesela, Samı Ofer'ın Galataport ihalesini kazanması, bu konudaki soru işaretlerini artırmıştır Her ne kadar, Ofer,

591 - dünya denizcilik piyasalarında haklı ve saygın bir une sahip olsa da, denn ilişkileri de goz ardı edilemeyecek bir kuruluştur Mesela, Irak'a özgürlük, liberalizm, hürriyet getirilince kurulan Kurt Yatırım Bankasının sahibi Ofer aılesıdır Kurt Yatırım Bankası, Irak'ın kuzeyinde yaşayan Kürtlere uzun vadeli krediler açarak, bölgedeki Arap ve Türkmen topraklarını satın almalarına aracılık eden bir banka olarak bilinmektedir

Aynı zamanda, israil'in en buyuk dördüncü bankası olan United Mızrahı Bankın çoğunluk hisselerini elinde bulunduran Ofer grubu, kumarhane yatırımlarıyla da dikkati çekmektedir TUP- RAŞ'ın özelleştirilmesinden sadece yedi ay önce yüzde 15'ını 446 milyon dolara satın alan aynı grup, ihalenin Koç-Shell ortaklığında kalmasıyla, bir günde 700 milyon dolar kazanmıştır Bu da, AK Parti Hukmetı zamanında olmuştur

Değerli milletvekilleri, kara paranın özelleştirmeler yoluyla gelmesi sık görülen bir durumdur Mesela, gelen yabancı sermayeyi ıkı farklı kategoride değerlendirmek gerekmektedir Yanı, özelleştirmeler için gelen yabancı sermayeyi, siyası ve iktisadı sermaye olarak ikiye ayırmalıyız

Siyası sermayenin amacı, özelleştirmeler ve satın almalar yoluyla ülkede birtakım siyası ve ekonomik sonuçlar elde etmektir 1994-1997 arası Rusya'da yaşanan hızlı mülkiyet değişimi bunun ıçm iyi bir misaldir Özelleştirmede ise asıl organizatör küresel sermayedir Mesela, yine, Rusya'da operasyonun esas gayesi Rusya'yı ele geçirmektir Buna benzer bir süreç, ülkemizde de, maalesef, bu AK Parti Hükümeti döneminde hızla yaşanmaktadır

Son olarak, Türkiye'ye gelen sermayenin arkasında, genelde, siyası birtakım amaçların yattığını unutmamalıyız Artık, bunlarla mücadele etmek isteyip istemediğimize ülke olarak karar vermemiz gerekmektedir Ülkemiz, kendi kaynaklarına dayalı olarak üretmeli ve gelen sıcak parayla yabancı sermayeye bağlı bir yapıdan uzaklaşan bir millî ekonomiye sahip olmalıdır

Ayrıca, güvenlik kurumları arasındaki koordınelı çalışma ve bilgi paylaşımı da, kara para ve malı suçlarla ilgili mücadelede şarttır Ülkeyi yönetenlerin, bu çalışma mekanizmasının ıyı işleyip işlemediğini sürekli kontrol etmeleri gerekmektedir Bu bağlamda, Sayın Başbakana bir daha sesleniyorum içişleri Bakanının yaptığı görevi bir daha denetlemesini ve ülke adına, milli çıkarlarımız adına bir daha gözden geçirmesini yürekten diliyorum Eğer, içişleri Bakanlığının bu icraatını gözden geçirmezse, içişleri Bakanlığının yapacağı her hata, bu Hükümete ve Sayın Başbakana yüklenecektir, milletimizin, azız milletimizin gözünden hiçbir şey kaçmamaktadır

Bu duygularla, hepinizi en derin saygılarımla, tekrar, selamlıyorum (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

23 konuşma daha · 11 Ekim 2006

23 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook