İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 91. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

İbrahim Yiğit

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 91. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Nisan 2010 · 538 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

İbrahim Yiğit (AK Parti), 22 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 538 kelime.

İbrahim Yiğit (AK Parti, İstanbul). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 22 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-yigit-23-2010-04-22-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

İBRAHİM YİĞİT (İstanbul)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin Anayasa’nın 84’üncü maddesinde değişiklik yapan çerçeve 10’uncu maddesi üzerine şahsım adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yıllardan beri ifade ettiğimiz özlemimiz, otoriter ve vesayetçi 1982 Anayasası’nın yerine, halkımızın demokratik özlemlerine cevap veren ve yeni ve gerçek anlamda demokratik bir anayasanın olmasıdır. Hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik rejimlerde üç ana erk bulunur: Yasama, yürütme, yargı. Bazı güçleri bunların dışında ayrı bir erk olarak görmemek lazım. Bu güçlerin doğal yerleri yürütmenin içidir ve bu güçler yürütme erkinin gözetimi ve denetimi altındadırlar.

Bu ülkenin insanları, tarihin en karanlık, en acı dönemi 12 Eylül sürecini yaşadı ve gördü. Siyasi partiler kapatıldı, binlerce insan gözaltına alındı, on binlerce insan tutuklandı ve Barış Derneğini kuranlar bu ülkede -özellikle şimdi burada rahmetle anıyorum, Sayın Mahmut Dikerdem- yargılandı ve tutuklandı. Gerçekten, değerli arkadaşlarım, bunların amacı neydi? Birlikte olmanın, birlikte yaşamanın, birlikte davranmanın modeli üzerinde toplumsal bir uzlaşma sağlamak için çaba gösterdiler bu değerli arkadaşlarımız. Onun için, ben, Mahmut Dikerdem’i gene tekrar burada rahmetle anıyorum ve çok üzücü bir şey tabii ki yani Barış Derneğini kuran insanlar bu ülkede yargılanıyor.

Değerli arkadaşlarım, şunu söylemek istiyorum: Barışı ve demokrasiyi, barbarlığa karşı hoşgörüyü, karanlığa karşı aydınlığı, ölüme karşı yaşamı savunmak insan onurudur ve insanlık sorumluluğudur. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yaşam durağan değildir, esas olan değişimdir. Değişim, var olanı değiştirecek yeniliklerin ürünüdür. Muhalefet, her durumda ve mutlaka var olanın aksini savunmak ve aksiyle yetinmek değildir. Muhalefet, çoğu kez en beğendiğiniz mükemmeli bile kalıcı, değişmez görmeyip değişkenlerini keşfederek yeni mükemmele ulaşabilmenin bir aracıdır. Düşüncenin sonsuzluğa açılışı, karşıt ya da inkârcı olsun veya olmasın tüm düşüncelerin çatışarak, yarışarak, birbirini geliştirerek birlikte var olabildikleri bir ortamın yaratılmasıyla gerçekleşebilir.

Sayın milletvekilleri, demokrasiyle bağdaşmayan, toplumun gerisinde kalmış, özgürlüklerin önüne kapatılmış, vesayet altında çıkarılmış 1982 Anayasası’nın değiştirilmesi artık zorunlu hâle gelmiştir. Ben bu yüce Meclisin, çağın ve ülkenin koşullarına uygun, çağdaş, özgürlükçü, katılımcı, demokratik bir sivil anayasa yapmasını beklerdim. Bu yapılmadığı gibi, her fırsatta, darbelere karşı olduklarını söyleyen siyasi partilerimizin Anayasa değişiklik paketine karşı çıkmalarını da anlamak mümkün değildir.

Değerli milletvekilleri, eğer bu ülkede hukukun üstünlüğüne inanır, hayata geçirirseniz orada bu tip sorunlar olmaz ama hukukun üstünlüğüne değil de üstünlerin hukukuna dayanırsanız o zaman iş farklılaşır. Devletin, kendi hukukunu koruduğu gibi bireyin de hak ve özgürlüklerini koruma diye bir sorumluluğu vardır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Anayasa’nın 83’üncü maddesinin ikinci paragrafı aynen şöyle: “Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz.” Bu hüküm, yürürlükte olan Anayasa’nın 84’üncü maddesinin son fıkrasında yer alan hükümle çelişmektedir. İşte bu nedenle, üzerinde görüşmekte olduğumuz teklifin çerçeve 10’uncu maddesiyle, Anayasa’nın 84’üncü maddesinin son fıkrası yürürlükten kaldırılmaktadır. Bir partinin kapatılması millet ile milletvekili arasında kurulu olan bağı sona erdirmez. Kaldı ki milletvekilliği düşen kişi ilk seçimlerde bağımsız milletvekili olarak yeniden Meclise dönebilmektedir. Bu durum göz önüne alındığında, milletvekilliğinin düşürülmesi yaptırımının bir mantığı kalmamaktadır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; en son, geçen basında okuduk, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkan Vekili Pakistan örneğini vererek Pakistan’daki yargıçların istifa ettiğini söyledi. Evet, doğru, ben katılıyorum, Pakistan’daki yargıçlar istifa etti fakat bir farklılık var: Pakistan’daki yargıçlar onurlu bir şekilde, darbelere karşı direnerek istifa ettiler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

71 konuşma daha · 22 Nisan 2010

71 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook