İş kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması ile bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına dair kanun tasarı ve teklifleri
Bingöl Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 120. Birleşim · 4. yasama yılı · 19 Temmuz 2014 · 504 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
İdris Baluken (Halkların Demokratik Partisi), 19 Temmuz 2014 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI İLE BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ); konuşma 504 kelime.
İdris Baluken (Halkların Demokratik Partisi, Bingöl). “İş kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması ile bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına dair kanun tasarı ve teklifleri”. TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim tutanağı, 19 Temmuz 2014. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/idris-baluken-24-2014-07-19-is-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisiklik-y-2 (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=32973
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İDRİS BALUKEN (Bingöl)Teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 20’nci madde üzerine vermiş olduğumuz önergeyle ilgili söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Önemli bir yasa ve önergelerimizi sunuyoruz. Bundan sonraki maddelerde de yasayla ilgili görüşlerimizi aktarmaya devam edeceğiz ama ben bu maddede Genel Kurulu, özellikle, hemen yanı başımızda olan Rojava’daki gelişmelerle ilgili bilgilendirmek istiyorum.
Değerli milletvekilleri, bugün, biliyorsunuz 19 Temmuz ve 19 Temmuz, Rojava devriminin 2’nci yıl dönümü. Her şeyden önce, büyük bir saldırı altında bulunan, ambargo ve abluka altında bulunan, irade kırma ve boğma girişimleri altında bulunan ama buna rağmen büyük bir direniş gösteren Rojava halkını ve Orta Doğu halklarına kazandırmış oldukları devrimi biz buradan selamlıyoruz. Kürtlerin öncülüğünde, Arap’ı, Türkmen’i, Süryani’si, Ermeni’si, Şii’si, Sünni’si, gayrimüslimiyle, halk meclisleri şeklinde kendini örgütleyen ve ortaya çıkan öz yönetim modelini bütün bir Orta Doğu’ya taşıran bu devrimin, aslında Orta Doğu’daki bütün halklar ve devletler tarafından sahiplenilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Bugüne kadar, maalesef, bu konuda bölge devletleri düşmanca davranışları sergilemeye devam ettiler. Bugün, devrimin başlamış olduğu Kobani’de bu acımasız saldırılar aynı şekilde, maalesef, devam ediyor. Gerçi bu saldırıların tamamı YPG’nin büyük direnişiyle boşa çıkarıldı ancak, özellikle Musul’da, Irak ordusunun kendilerine bahşetmiş olduğu ağır silahlarla, IŞİD çetelerinin, şu anda yeni, ağır bir saldırı planlaması hazırlığı içerisinde bulunduğunu biliyoruz.
Biz Halkların Demokratik Partisi olarak Rojava devrimiyle ve Rojava’daki bütün halklarla dayanışma içerisinde olduğumuzu ve sonuna kadar kendilerini destekleyeceğimizi buradan ifade ediyoruz, deklare ediyoruz. Keşke Türkiye Büyük Millet Meclisi de bugüne kadar, hemen yanı başımızda olan bu Rojava devrimini, Rojava halklarının ortak geleceğini sahiplenecek bir irade ve politika ortaya koymuş olsaydı.
Bakın, Türkiye Büyük Millet Meclisi, dün, İsrail’in Gazze’de uygulamış olduğu acımasız, pervasız katliamları, öne sürdüğü devlet terörünü ortak bir iradeyle buradan lanetledi. Bunun yankıları büyük oldu, hem içeride hem dışarıda Türkiye Büyük Millet Meclisinin böyle bir irade ortaya koyması önemli oldu ama bugün, Rojava’da devrede olan ve aslında Orta Doğu’nun tamamını bir kan deryasına çevirmek isteyen IŞİD çetelerine karşı, Orta Doğu’daki çete terörüne karşı, bu Meclis hâlâ bir irade ortaya koyamamıştır. Girdiği her yerde, Kürt’ü, Türkmen’i, Arap’ı, Müslüman’ı, gayrimüslimi ayırt etmeden acımasız bir şekilde katleden, çarmıha geren, kafalarını, kellelerini kesen ve onlarla top oynayacak kadar insan haysiyetinden uzaklaşmış olan bu IŞİD çetelerine karşı, bugüne kadar bu Meclisin bir kınama, bir ortak irade çıkarmamış olmasını biz büyük bir talihsizlik olarak değerlendiriyoruz, ki bu IŞİD çetelerinin elinde şu anda bu ülkenin 46 vatandaşı da rehin durumda bulunuyorlar. Dolayısıyla, bu Meclisin, Orta Doğu’daki devlet terörüne karşı göstermiş olduğu iradeyi, çete terörüne karşı koyması gerektiğini gerçek samimiyetin bir ölçütü olarak burada biz tekrar ifade etmek istiyoruz.
Hükûmete de bir çağrıda bulunmak istiyoruz: Rojava politikasının derhâl değiştirilmesi gerekir. Rojava’ya uygulanan ablukanın ve ambargonun bir an önce kaldırılması, sınır kapılarının ticarete açılması, Rojava’da oluşan modelin bütün Orta Doğu’nun barış modeli olarak bütün dünyaya tanıtılması gerektiğini ifade etmek istiyoruz.
Afrin’de, Cizre’de, Kobani’de ilan edilen kantonlar ve bütün farklılıkları bir arada tutan, anayasal güvence altına alan demokratik anayasayı, Orta Doğu’daki yangın için bir model olarak gördüğümüzü tekrar ifade ediyoruz.
Bugün, Suruç’ta Rojava devrimini selamlamaya giden binlerce halkımızı buradan selamlıyor, “...”(x) Rojava diyorum.
Hepinize saygılar sunuyorum. (HDP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
78 konuşma daha · 19 Temmuz 2014