İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 11. BİRLEŞİM · SALI

17-25 Aralık süreciyle ilgili cumhuriyet savcılılıklarının gönderdiği fezlekelerin ve eklerinin milletvekillerinin tetkikine açılmamasının yanlış bir uygulama olduğuna ve bu konuyla ilgili Meclis soruşturması önergelerinin tekrar gündeme getirilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması

İdris Baluken

Diyarbakır Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi

Genel Kurul, 11. Birleşim · 1. yasama yılı · 8 Aralık 2015 · 339 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

İdris Baluken (Halkların Demokratik Partisi), 8 Aralık 2015 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 17-25 Aralık süreciyle ilgili cumhuriyet savcılılıklarının gönderdiği fezlekelerin ve eklerinin milletvekillerinin tetkikine açılmamasının yanlış bir uygulama olduğuna ve bu konuyla ilgili Meclis soruşturması önergelerinin tekrar gündeme getirilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması); konuşma 339 kelime.

İdris Baluken (Halkların Demokratik Partisi, Diyarbakır). “17-25 Aralık süreciyle ilgili cumhuriyet savcılılıklarının gönderdiği fezlekelerin ve eklerinin milletvekillerinin tetkikine açılmamasının yanlış bir uygulama olduğuna ve bu konuyla ilgili Meclis soruşturması önergelerinin tekrar gündeme getirilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim tutanağı, 8 Aralık 2015. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/idris-baluken-26-2015-12-08-17-25-aralik-sureciyle-ilgili-cumhuriyet-savcililiklarinin-gonderdigi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=41927

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmasıyla ilgili bu Mecliste maalesef iktidar partisi eliyle bir aklama faaliyetinin yürütüldüğünü bütün Türkiye kamuoyu biliyor. O dönem, bu mevcut yolsuzluklar ortaya çıktığı zaman burada bir araştırma komisyonun hızla kurulması ve konuyu incelemesiyle ilgili talepler maalesef reddedilmişti. İktidar partisinin sayısal çoğunluğuna güvenilerek bu yolsuzlukların üstünün örtülmesiyle ilgili bir siyasi tutum ortaya konmuştu. Ancak daha sonra kamuoyundan yükselen tepkiler ve giderek dış kamuoyunda da bu yolsuzluklarla ilgili ciddi bir gündemin oluşması üzerine, Meclis Genel Kurulunda tartışılan bir soruşturma önergesi üzerine bir soruşturma komisyonu kurulmuştu. Maalesef, bu soruşturma komisyonunun yürütmüş olduğu bütün çalışmalar 17-25 Aralık yolsuzluklarını, hırsızlıklarını açığa çıkarma değil, tam tersine üstünü örtme girişimi olarak tarihe, kayıtlara geçmiştir. Öncelikle bunu ifade edelim.

Tabii, bu aklama faaliyetlerine Meclis Başkanının ya da Meclis Başkanlık Divanının bir şekilde dâhil edilmiş olması hiçbir şekilde kabul edilemez. Soruşturma Komisyonunu ilgilendiren bir konuyla ilgili, cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk ve hırsızlık iddialarıyla ilgili bir olayla alakalı olarak milletvekillerinin bilgi edinme haklarının Meclis Başkanı tarafından gasbedilmesi başlı başına bir garabettir. Şimdi, bu garabetin sizin tarafınızdan bir savcının Meclise göndermiş olduğu bir yazı üzerine gerekçelendirilmiş olması da ikinci ve daha vahim olan bir garabettir çünkü şöylesi bir durum ortaya çıkıyor: Meclisi, Parlamentoyu, halkın iradesini yargı vesayetine almanın yolunu açıyor. Bundan sonra, buradaki herhangi bir konuyla ilgili herhangi bir cumhuriyet savcısı yazı yazarak milletvekillerinin bilgi edinme hakkını ve burada sağlıklı bir tartışma yürütme, Meclisin sağlıklı bir sonuç çıkarma hakkını gasbetmek isteyecektir. O nedenle, demin kullanmış olduğunuz ibarelerin tutanaktan çıkarılması gerekiyor.

Darbe anlayışları, vesayet anlayışları salt militarist birtakım kurumların Parlamento üzerine kurmuş olduğu tahakkümlerle ifade edilemez. Siz de belirttiniz: Eğer Türkiye’de kuvvetler ayrılığı varsa, yargı, yürütme ve yasamanın kendi alanını ilgilendiren konularla ilgili bir bağımsızlığı varsa burada yasama organını yargının tahakkümü altına alacak olan bir gerekçeyi Meclis Genel Kurulunda sunamazsınız. O nedenle, ileride emsal olmaması adına da bu kullanmış olduğunuz cümlelerin tutanaktan çıkarılması, 17-25 Aralıkla ilgili Meclis Başkanı ve Başkanlık Divanının tutumlu tavırlarından dolayı da bir kez daha Türkiye Büyük Millet Meclisinde güncellenmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Teşekkür ederim.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

39 konuşma daha · 8 Aralık 2015

39 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook