Erzurum Milletvekili Orhan Deligöz'ün yaptığı açıklaması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması
Diyarbakır Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 31. Birleşim · 1. yasama yılı · 21 Ocak 2016 · 259 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
İdris Baluken (Halkların Demokratik Partisi), 21 Ocak 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Erzurum Milletvekili Orhan Deligöz'ün yaptığı açıklaması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması); konuşma 259 kelime.
İdris Baluken (Halkların Demokratik Partisi, Diyarbakır). “Erzurum Milletvekili Orhan Deligöz'ün yaptığı açıklaması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 21 Ocak 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/idris-baluken-26-2016-01-21-erzurum-milletvekili-orhan-deligoz-un-yaptigi-aciklamasi-sirasinda-sah (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=43743
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İDRİS BALUKEN (Diyarbakır)Teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sanırım, sayın grup başkan vekili yine bir dil sürçmesine imza attı.
İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray)Hiç atmadım.
İDRİS BALUKEN (Devamla)Yani “Vatandaşlarımızın burnunun kanaması siyasi istikbalimizden daha önemli değildir.” demekle aslında bilinçaltının nasıl şekillendiğini ele vermiş oldu.
İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray)Özellikle söyledim tekrar.
İDRİS BALUKEN (Devamla)Ben bir hekimim. Yani, dil sürçmeleri öyle basitçe geçiştirilecek şeyler değil. Dil sürçmeleri, bilinçaltının dışarıya yansımasıdır. Psikanalizde de böyledir, psikiyatride de hep böyle öğretirler. Dolayısıyla, söylediğiniz cümleler doğru, biz de aynı şeyi söylüyoruz.
Ortadaki gerçeklik açık ve nettir arkadaşlar. Yani, bu ülkede 7 Haziran seçimlerinden önce, kırk yıllık bir çatışmayı bitirerek, kalıcı bir barışı sağlayarak, belki bugün suçlamış olduğumuz siyasilere Nobel Ödülü getirecek bir barışın eşiğindeyken birdenbire büyük bir kaosun, büyük bir savaşın içerisine sürüklendik. Bu ülkede sizin milletvekilleriniz, sizin Hükûmet yetkilileriniz, en üst düzeyde bakanlarınız şunları söylemediler mi, “Başkan olsaydı bunlar olmazdı.”, “400 milletvekili verin, huzur içinde çözelim.”, “Ya kaos ya istikrar.”, “Biz ‘Kaos ya da istikrar.’ dedik, millet kaosu seçti. Şimdi de bu faturayı ödemek zorundasınız.” demediler mi? Seçimden sonra, 7 Hazirandan sonra “Çözüm sürecinin bundan sonra artık sadece filmini çekersiniz.” demediler mi? E, bütün bunlar ortada. Ben defalarca, bu kürsüden, çözüm sürecinde masanın nasıl devrildiğini, masa yok, çözüm yok, taraf yok, mutabakat yok, izleme heyeti yok noktasına nasıl geldiğini ifade ettim. E, hem sizin hem sayın bakanlarınızın yapmış olduğu itiraflar da ortadayken bu savaş konseptini farklı şekilde adlandıramayız. Bütün Meclisin de bu şekilde adlandırması çözüme dair en doğru yaklaşım olacaktır düşüncesindeyim.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
74 konuşma daha · 21 Ocak 2016