İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 57. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Türkiye Adalet Akademisi Kanunu Teklifi münasebetiyle

İdris Şahin

Ankara Milletvekili · Yeni Yol

Genel Kurul, 57. Birleşim · 3. yasama yılı · 13 Şubat 2025 · 479 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

İdris Şahin (Yeni Yol), 13 Şubat 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türkiye Adalet Akademisi Kanunu Teklifi münasebetiyle); konuşma 479 kelime.

İdris Şahin (Yeni Yol, Ankara). “Türkiye Adalet Akademisi Kanunu Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 13 Şubat 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/idris-sahin-2025-02-13-turkiye-adalet-akademisi-kanunu-teklifi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=132584

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

İDRİS ŞAHİN (Ankara)Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Oldukça önemli bir kanun teklifini Genel Kurulda görüşüyoruz; Adalet Akademisi. Adı üstünde adalet kurumunun en çatı eğitim kurumu olarak değerlendirilecek olan Adalet Akademisini bugün Meclis Genel Kurulunda görüşüyoruz ancak şöyle geriye doğru bir baktığımızda, 2018'den 2024'e kadar, altı yıl gibi bir süre Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle işlev görmüş, hâkim, savcı eğitmiş bir kurumdan bahsedeceğiz.

Bu hâkim ve savcıların öncelikle kaynağının nereden geldiğine bir bakmak lazım. Bir çatı eğitim kurumu, Akademi, elbette ki bir sınav sonucunda kendisine tevdi edilmiş olan hâkim ve savcı adaylarını eğitecek ama bu hâkim ve savcıların yetiştiği okulların eğitimine bir bakmak lazım. Bugün iktidar, 100 binin altındakileri artık hukuk fakültelerine alacağını ifade ediyor. Öncelikle hukuk fakültelerindeki eğitimi bir ıslah etmek lazım. Eğitimi ıslah ettikten sonraki aşamada da Akademiye alınacak hâkim ve savcıların mülakatlarında çok titiz davranılması gerekiyor. Özü itibarıyla, biz mülakatın temeline karşıyız. Mülakat bir ayrıştırma aracı olarak son dönemde kullanılıyor. Dolayısıyla, güvenlik soruşturmasında bir problem olmayan, yazılı sınavda başarılı olmuş tüm hukuk fakültesi mezunlarının hâkimlik, savcılık mesleğine girişinin önünde bariyer olarak kullanılan bu mülakat sisteminin de mutlak surette kaldırılması gerekir. O yüzden kime sesleniyoruz? Şu anki iktidar sahiplerine.

AK PARTİ yola çıkarken "insanı yaşat ki devlet yaşasın." düsturuyla yola çıkmıştı ve hukukun üstünlüğünü esas almıştı, kuvvetler ayrılığını, yargı bağımsızlığını, insan haklarına saygıyı esas almıştı. Bunlarla birlikte adalet, özgürlük, eşitlik temelinde kalkınmanın yolunu açacağını, sürekli refahı önceleyen bir kalkınma modelini inşa edeceğini ifade etmişti ancak "Az gitti, uz gitti, dere tepe düz gitti." diye bir söz, tekerleme vardır, bu süreç içerisinde adım adım inşa ettiği bu hukukun üstünlüğünü tamamen bertaraf edecek uygulamaları şu an itibarıyla sergiliyor. "Hukukun üstünlüğünü esas alan devlet, vatandaşlarının özgürlük ve haklarının teminatıdır." diyordu parti programında AK PARTİ. "Dolayısıyla hukuk devleti olmayan ve hukukun hâkim olmadığı bir toplumda demokratik bir rejimden bahsedilemez." diyordu. Bugün adalete olan güven endeksinin nerelerde olduğunu gayet iyi görüyoruz. Adalette ve hukukta arzu edilen adımları atmadığımız müddetçe ekonomide asla ve asla istediğimiz noktaya gelemeyeceğimizi biz gayet iyi görüyoruz ve son sekiz yıldır patinaj yapan bir iktidardan bahsediyorum ve size, şu an itibarıyla, ortaklarınızdan Galip Erdem'in bir sözüyle hitap etmek isterim; iktidar ortağınızdan: "Bizler davayı Ağrı Dağı'nın zirvesine çıkartacaktık. Yola koyulduk, bin zahmet, emekler, acılar çekerek tırmandık, Ağrı Dağı'nın zirvesine vardık. Zirveye vardığımızda sevincimiz sonsuzdu ama küçük bir noksanımız olduğunu fark ettik, davayı dağın eteklerinde unutmuştuk. Meğer biz davayı değil, kendimizi zirveye çıkarmıştık." (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) İşte, bahsettiğiniz hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı, insan haklarına saygılı bir devlet anlayışı, Avrupa Birliği perspektifinde Türkiye'yi yaşanabilir, kalkınmış bir ülke yapma idealinizle yola çıktınız ama -üzülerek ifade ediyorum- bu söylediğiniz kriterlerin tamamını unuttunuz. Bugün Adalet Akademisinde mülakatla göreve başlattığınız hâkim ve savcıları eğiteceğiz diyorsunuz ama yargı sisteminiz iflas etmiş durumda. Emin olun, kimse şu an itibarıyla size güvenmiyor. Niçin güvenmiyor, biliyor musunuz? Değerli dostlar, dost acı söyler; bakın, bugün Akademinin başına atadığınız isim...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

136 konuşma daha · 13 Şubat 2025

Günün kaydı →
136 konuşmanın tamamı →