İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 65. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Siber Güvenlik Kanunu Teklifi münasebetiyle

İdris Şahin

Ankara Milletvekili · Yeni Yol

Genel Kurul, 65. Birleşim · 3. yasama yılı · 12 Mart 2025 · 537 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

İdris Şahin (Yeni Yol), 12 Mart 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Siber Güvenlik Kanunu Teklifi münasebetiyle); konuşma 537 kelime.

İdris Şahin (Yeni Yol, Ankara). “Siber Güvenlik Kanunu Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 12 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/idris-sahin-2025-03-12-siber-guvenlik-kanunu-teklifi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=133427

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

İDRİS ŞAHİN (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, Siber Güvenlik Kanunu Teklifi'nin ihtiyaca binaen hazırlandığı hususunda tam bir mutabakatta olduğumuzu ifade etmek isterim. Dışarıdan her türlü siber saldırıya karşı ülkemizin ulusal güvenliği açısından elbette ki tedbirler alınmalı, bu konuda hiç kimsenin itiraz edebilecek en ufak bir yolu olmamalı ancak dışarıdan yapılacak siber saldırılara karşı tedbirler alalım derken içeride muhalefetin, muhalif kesimin sesini kısmaya yönelik düzenlemeler olursa işte asıl itirazlarımız buna olur. Bu kanun teklifiyle dışarıdan yapılacak siber saldırılara karşı ülkeyi güvence altına alan düzenlemelerden ziyade, üzülerek ifade edeyim ki içerideki muhalif kesimi bir nevi etki ajanlığı yasası benzeri uygulamalarla sindirmeyi amaçlayan düzenlemelerle karşı karşıya olduğumuzu ifade etmek isterim.

Ancak bu kanun teklifinde sevindirici iki tane gelişme olduğunu buradan ifade etmekte fayda var. 8 Ocakta Siber Güvenlik Kurulu Sayın Cumhurbaşkanı tarafından kurulmuş ve hemen iki gün sonra bir kanun teklifi Parlamentoya gelmiş. En azından, Anayasa Mahkemesi iptal ettikten sonra Genel Kurulda biz tekrar bu kanunu çıkartalım diye bir çaba içerisinde olmayacağız; bu bile iktidar açısından son derece olumlu bir gelişme.

Bir diğer husussa "Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer." yani söz aldığım 20'nci madde. Bunu da son derece olumlu bir gelişme olarak görüyoruz çünkü iktidarın bir önceki yasasında, TÜBİTAK yasasında 9 maddenin 8'inin yürürlük tarihini geriye doğru götürüyorduk. Bu ülkede olmaması gerekenleri iktidarınız sayesinde görüyoruz.

Arkadaşlar, gelin, şu Parlamentoya gerçek anlamını hep birlikte verelim. Yasama, yürütme, yargı fonksiyonlarının demokrasilerde ayrı ayrı ellerde olması gerekliliğini gayet iyi biliyorsunuz ancak üzülerek ifade ediyorum ki getirdiğiniz her düzenlemeyle, yasamayı elinizin tersiyle itip yargının yetkilerini de yürütmede kurduğunuz kurullara ve bir kısım kişilere teslim ediyorsunuz. Bakın, geriye doğru geçirdiğimiz 3 tane kanuna şöyle bir bakalım. Bir: Dahiliye Memurları Kanunu'nda ne yaptınız? Mülkiye müfettişlerine yargısal yetkiler vermeye çalıştınız. İkincisi: Cumhurbaşkanlığı Denetleme Kuruluna, yine benzer yetkileri Cumhurbaşkanlığı Denetleme Kurulu üyelerine vermeye çalıştınız. Bugün itibarıyla da bu kanunun teklifinin 6'ncı maddesiyle, yargısal yetki kullanması gerekenlerin, yargının işlevini yürütmede Cumhurbaşkanının yönetmelikle belirleyeceği bir kurul başkanına veriyorsunuz. Yapmayın, Allah için bu yanlışlardan vazgeçin.

Bakın, çok deneyimli bir hukukçu, bu kanunun birinci imza sahibi Komisyonda kendisi bizatihi ifade etmiş ve teklif Komisyondan geçerken şu cümleleri Sayın Özkaya'nın ağzından duyuyoruz, kanunun Cumhurbaşkanlığı Dijital Ofisinde hazırlandığını ifade ediyor.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar)Yok.

İDRİS ŞAHİN (Devamla)Eğer bu ifade yanlışsa tutanaklardan çıkarttırın Sayın Özkaya, bu size yakışmaz çünkü.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar)Yanlış. Yanlış, öyle bir şey yok.

İDRİS ŞAHİN (Devamla)Çünkü altına imza koyduğunuz bir kanun teklifini siz hazırlayabilecek ehliyet ve liyakate sahipsiniz; onu özellikle ifade etmek isterim.

Bir diğer husus ise Türk Ceza Kanunu'nun 217/A'daki suç tipinin dijital suçları bir şekliyle karşılamadığına yönelik bir tespitte bulunuyor Sayın Özkaya.

Şimdi, Allah için konuşuyoruz, burada, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde, özellikle muhalefetin her türlü sesini kesmeye dair attığınız adımlar aşikâr. Gelin ya, basın rahatlıkla kendini ifade etsin, sivil toplum rahatlıkla ifade etsin. Eğer siz bunları söylerseniz...

217/A'yı özellikle okumak istiyorum: "Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır."

Bu kanunun çıktığı günden bu yana basın mensuplarına nelerin yapıldığını gayet iyi biliyoruz, sanatçılara nelerin yapıldığını gayet iyi görüyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

122 konuşma daha · 12 Mart 2025

Günün kaydı →
122 konuşmanın tamamı →