Gazetelerde refet küçüktiryaki?ye ait olduğu söylenen belgenin, muhatabı ve kimden geldiği belli olmayan, altında imzası bulunmayan bir yazı olduğuna ve komisyon olarak böyle bir belgenin kamuoyuna açıklanmasının söz konusu olmadığına ilişkin
Çankırı Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 25. Birleşim · 3. yasama yılı · 15 Kasım 2012 · 173 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
İdris Şahin (AK Parti), 15 Kasım 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GAZETELERDE REFET KÜÇÜKTİRYAKİ?YE AİT OLDUĞU SÖYLENEN BELGENİN, MUHATABI VE KİMDEN GELDİĞİ BELLİ OLMAYAN, ALTINDA İMZASI BULUNMAYAN BİR YAZI OLDUĞUNA VE KOMİSYON OLARAK BÖYLE BİR BELGENİN KAMUOYUNA AÇIKLANMASININ SÖZ KONUSU OLMADIĞINA İLİŞKİN); konuşma 173 kelime.
İdris Şahin (AK Parti, Çankırı). “Gazetelerde refet küçüktiryaki?ye ait olduğu söylenen belgenin, muhatabı ve kimden geldiği belli olmayan, altında imzası bulunmayan bir yazı olduğuna ve komisyon olarak böyle bir belgenin kamuoyuna açıklanmasının söz konusu olmadığına ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 15 Kasım 2012. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/idris-sahin-24-2012-11-15-gazetelerde-refet-kucuktiryaki-ye-ait-oldugu-soylenen-belgenin-muhata (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=22281
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İDRİS ŞAHİN (Çankırı)Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Öncelikle gazetelerde Refet Küçüktiryaki’ye ait olduğu söylenen yazı ve belgenin içeriğinde, muhatabı belli olmayan, kimden geldiği ve içeriğinde ne anlatmak istediği ifade edilemeyen, altında imzası bulunmayan bir yazıyı içermektedir bu belge. Komisyonumuz olarak böyle bir belgenin kamuoyuna açıklanması da söz konusu değildir, bize gelen evraklar içerisinde var olan belgelerden birisidir, ancak imza sahibi de belli değildir.
Ancak burada özellikle bir hususu ifade etmek isterim. Burada, kürsüde de ifade ettiğim gibi hadise son derece nettir ve hem Hamit Fendoğlu’na hem de Sayın Bakan Abdülkadir Aksu Bey’e ve yine Pazarcık’a gönderilen bombanın menşei itibarıyla yapılan araştırmalarda askerî amaçlar için imal edilen, C-4 diye adlandırılan bir madde olduğu açık ve net bir şekilde bellidir ve o günün şartlarında bu eylemlerin bir elden yürütüldüğü, daha sonrasında da, demokratikleşme adımları atıldıktan sonra da bunların merkezinde kimlerin olduğu da şu an itibarıyla ortaya çıkartılmıştır, yargılamaları da devam etmektedir bir kısım bu düşünce sahiplerinin. Bu yüzden, görülmekte olan davalar olması nedeniyle de daha fazla teferruata giremediğimizi bildirir, kamuoyunu ve heyetinizi saygıyla selamlarım.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
60 konuşma daha · 15 Kasım 2012