Bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi ve devlet memurları kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 129. Birleşim · 3. yasama yılı · 3 Temmuz 2013 · 447 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
İhsan Özkes (CHP), 3 Temmuz 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 129. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ VE DEVLET MEMURLARI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI); konuşma 447 kelime.
İhsan Özkes (CHP, İstanbul). “Bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi ve devlet memurları kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 129. Birleşim tutanağı, 3 Temmuz 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ihsan-ozkes-24-2013-07-03-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=24721
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İHSAN ÖZKES (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde cayır cayır yakılan ve hunharca katledilen aydınları rahmetle anıyorum. Tarih boyunca yakılan, öldürülen, sürülen, horlanan, aşağılanan, insanca ve hakça yaşam hakkını bir türlü elde edemeyen Aleviler, tüm bu olumsuzluklara rağmen sürekli insanlık dersi vermektedirler çünkü yürekleri Allah korkusu ve insan sevgisiyle doludur.
Sayın milletvekilleri, 1 milyon 375 bin insanımızın gitmek için beklediği hac farizası gibi bir dinî görev âdeta “Bana da çıkarsa” şeklinde şans oyunlarına dönüşmüştür. Bu yıl hac kotasının da altına düşülmesi kaygısı, hacca gidecek vatandaşlarımızda huzursuzluk yaratmıştır. Bir an önce, hacca gideceklerin bu endişeli bekleyişlerine çözüm bulunmalıdır. En büyük hacı, bizim hacımızdır. Dünyanın en pahalı haccını bizim hacılarımız yapmaktadır. Hacılar, Türk Hava Yollarının kaymağı olmaktan çıkarılmalıdır. Hac ve umre şirketlerinden az da olsa dolandırıcılık yapanlara müsamaha gösterilmemelidir. “Tayyib Turizm” diye bir turizm hacılarımızı dolandırmıştır. Bu, basına da yansımıştır, biliyorsunuz. Bu gibi dolandırmalara engel olunmalıdır.
Sayın milletvekilleri, Taksim’de sürekli cami ihtiyacını dile getiren iktidar, İstiklal Caddesi’ndeki Ağa Camisi’ni âdeta iki yıldır ibadete kapatmıştır. Ağa Camisi iktidarın istismarı altındadır. Taksim Mescidi’nin yetersizliğini ortaya koymak için Ağa Camisi’nin onarımının bu kadar zamandır uzatılması reva mıdır? Kilise ve havraların ücretlerini ödeyen, ruhban okulu açılışı için çaba gösteren Diyanet Başkanı Görmez, cemevlerinin yasal statüye açılması için aynı muhabbeti, aynı sevgiyi göstermediği gibi takoz oluyor. Gerçek çözüm olan siyasi, sosyal ve demokratik açılımdan uzaklaşan iktidar, Alevi çalıştaylarını Diyanet kördüğümüyle sarmalamıştır. Türkiye’de 85 binin üzerinde cami var. Ülke genelinde bulunan cemevi sayısı sadece bindir. Cemevlerinin yasal statüye kavuşmaması büyük bir zulümdür. Cemevlerinde kılınan şehit cenazelerine bile valilerin, kaymakamların, emniyet müdürlerinin, belediye başkanlarının katılmaması insanlık ayıbıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisinde cemevi açılsa gök mü delinir, yer mi yarılır? Demokrasiye yakışan da budur. Alevilerin vergilerinin de bulunduğu bütçeyi iştahla tıka basa yiyen Diyanet, Alevilerin “Haram olsun.” sözlerine kulak tıkıyor. Diyanet ayrışmanın, ötekileşmenin, hak, hukuk tanımazlığın, israfın ve yolsuzluğun odağı hâline getirilmemelidir. İktidar Alevileri kesip öldüren Yavuz Sultan Selim adını üçüncü köprüye verirken, Diyanet de başkanlığın yanına yaptırdığı camiye Alevilere “mülhit”, “dinsiz” diyen Ahmet Hamdi Akseki’nin adını vermiştir. Diyanet, fetva verirken Kur’an’a bakması gerekirken Başbakanın gözlerine bakmaktadır. Kutlu Doğum Haftası açılış programında Başbakan Kevser Suresi’ni kendi keyfince yorumlarken, Allah’ın ayetlerini siyasi amaçları doğrultusunda tefsir ederken Diyanet Başkanı dinin siyasete alet edilmesi ortamını hazırlamaktan duyduğu mutluluğu alkışlarıyla tasdik etmiştir.
Bazı İnternet sitelerinde Diyanet Başkanını ve Diyaneti eleştirenler aleyhine bir organize vardır. Bu sitelerde din, iman adına iftiralar, karalamalar, mahalle baskıları yapılmaktadır. Diyanet yetkililerinin bu şebekeyle ilgilerinin olup olmadığının araştırılmasını Sayın Cumhurbaşkanından talep ediyorum.
Teklifte geçen “Diyanet İşleri Başkanlığı” ve “Başkanlık” ayrı ayrı kurumlar mıdır? Bu maddeyle amaç şu mudur: Vakıflar, sendikalar, dernekler arasında ayrım yapmak, bizden olanlara “diyanet” kelimesini kullandırabilmek, ötekilere de... (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
76 konuşma daha · 3 Temmuz 2013