İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 31. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 3'üncü Tur görüşmeleri münasebetiyle

İlhami Özcan Aygun

Tekirdağ Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 31. Birleşim · 2. yasama yılı · 13 Aralık 2018 · 746 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

İlhami Özcan Aygun (CHP), 13 Aralık 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 3'üncü Tur görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 746 kelime.

İlhami Özcan Aygun (CHP, Tekirdağ). “2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 3'üncü Tur görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 13 Aralık 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ilhami-ozcan-aygun-27-2018-12-13-2019-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2017-yili-merkezi-y (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=74290

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CHP GRUBU ADINA İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ)Evet.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2018 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kanunu Tasarısı, Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi ve ekranları başında bizleri izleyen saygıdeğer vatandaşlarımızı sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime, bugün yaşanan tren kazası sebebiyle üzüntümü ve isyanımı söyleyerek başlamak istiyorum. Yürütmenin bugün ulusal yas ilan etmesini beklerken maalesef yine ulusal yas ilan etmedik, 8 Temmuzdaki Çorlu tren kazasında 25 canımızı yitirdiğimizde de yapmadığımız ulusal yası gene bugün yapmadık. İnşallah, en kısa zamanda yürütme buradan bizim dileğimizi kabul eder ve ulusal yas ilan eder. Yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dilerim. Edirne-Halkalı seferini yapan trenin 8 Temmuzda kaza yapmasının üzerinden beş ay geçtikten sonra bugün Ankara’da yeni bir tren kazası daha oluyorsa Devlet Demiryolları yönetiminin tren işletmesini beceremediği aşikârdır. Sinyalizasyon, koordinasyon ve bilimsel verilere dayalı yönetimde sınıfta kalan demir yollarımız, AKP eliyle ölüm yoluna dönüştürülmüştür. Kaza sonrasında soruşturma açılıyor, tüm mahkemelerde neredeyse aynı bilirkişiler seçiliyor. Bu, 8 Temmuz Çorlu tren kazası; bu da bugünkü Ankara Yenimahalle’deki tren kazası. Raylı ulaşım ihalelerine giren şirketlerdeki yönetim kurulu üyeleri, evet, Devlet Demiryolları ve Ulaştırmaya danışmanlık yapan profesörler bilirkişi seçilerek her seferinde yönetim aklanıyor. Kısacası, birkaç garibana fatura kesiyoruz. Acaba aynı durum dünyanın başka bir ülkesinde olsaydı bakanlar ve yetkililer ne yaparlardı, ben buradan merak ediyorum.

Evet, yine, Tekirdağ ilimizden geçen Ergene Nehri’miz var Sayın Bakanım; Sayın Bakan, Ergene Nehri’miz var. Sayın Bakan ve 3 bakan yardımcısı arka arkaya üç ay içerisinde Tekirdağ’a geldiler ama Trakya’da Ergene’miz zehir saçmaya devam ediyor. Dönemin bakanı, o da bizim gibi Meclis sıralarında… 2011 yılında açıklanan Şafak Harekâtı vardı, evet, Şafak Harekâtı’yla Ergene’de 2018’de balık tutacaktık arkadaşlar ama bırakın balık avlamayı zehir miktarı 3’e çıktı. Ergene’ye şafak değil, gece karanlığı çöktü. Çevre Bakanımızın ve Bakanlığımızın konuyu acilen çözüme ulaştırmasını bekliyorum.

Evet, değerli milletvekilleri, bütçeye geldiğimizde ise bu bütçe, maalesef, tarımı bitirme, çiftçiye üretimden el çektirme, gıda enflasyonunu artırma bütçesidir. Üzülerek söylüyorum ki bütçe, tarımı ayağa kaldıracak, çiftçiyi kalkındıracak, milletimize ucuz ve güvenilir gıda sağlayacak millî niteliklerden aridir. Milletimiz “soğan” “patates” derken ekmek derdine düşmüştür. Görünen o ki ekmeğe de muhtaç olacağız. Ekmek berekettir. Hiçbir kültürde bizim kadar ekmek ve buğdayla ilgili atasözü yoktur: “Buğday, koyun, gerisi oyun.” “Toprağı işleyen ekmeği dişler.” Ne yazık ki artık toprağı işleyen çiftçi ekmeği dişleyemez hâle gelmiştir. Ektiğinin karşılığını alamamakta, 1 kilo buğday sattığı zaman 1 fincan kahve içememektedir; 1 fincan kahve içmesi için en az 5 kilo veya 10 kilo satması gerekmektedir. (CHP sıralarından alkışlar)

ŞAHİN TİN (Denizli)Kahveyi Hilton’da mı içiyorsun sen?

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla)Çiftçilerimiz geçen yıla göre yüzde 50 fakirleşmiştir, perişandır, borç içindedir. Ayaklarında terliklerle, kış günü, geçen hafta Meclisteki odama misafirlerim geldi, bizden yardım beklediler.

2017 yılında, evet, 2017 yılında 6.867 çiftçiye icra uyguladınız. 2018 yılında bu sayının katlanacağı şimdiden belli. Sadece bir ay önce, Çorum’da, Akpınar Tarım Kredi Kooperatifinden kredi kullanan bini aşkın çiftçimize icra takibi başlatıldı. İktidar, acilen 2018 yılında çıkarmış olduğu kararnameyi tekrar gözden geçirerek, kapsamını genişleterek çiftçilerimizin borçlarını ertelemek zorundadır. Büyük firmaların konkordatoya gittiği süreçte, Türkiye'nin genel gıda sigortası olan çiftçilerimizi üretimde tutmak boynumuzun borcudur. Unutmayalım ki çiftçi batarsa hep beraber batarız, hiç kuşkunuz olmasın.

Bakın, mazot fiyatları geçen yıla göre yüzde 23 artarken, gübre fiyatları son on bir ayda yüzde 100 ile yüzde 130 arasında artış göstermiştir. Birçok üreticimiz taban gübresi, ekim gübresi olmadan ekim yapmışlardır.

Hayvancılığın en önemli girdi kalemi olan yem fiyatları, 2018 Ocak ayından bugüne kadar yüzde 50-60 oranında artmıştır. Çiftçi ve üretici artık pes etmiş, göç etmeye başlamıştır, yakında köyler hayalet köy olacaktır Sayın Bakan. Çiftçi sayısı sürekli düşmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, tamamlayın Sayın Aygun sözlerinizi.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla)2003 yılında 2,8 milyon olan çiftçi sayısı şu anda 2,1 milyon olmuştur. 2002 yılında 4,5 milyar lira olan çiftçi borcu bugün 109 milyar lira olmuştur.

Evet, değerli milletvekilleri, orman köylülerimizin gelirini artıracak projelerle onların kaldıkları yerlerde yaşamlarını sürdürmelerini sağlamamız gerekiyor. Ormanlarda uygulanan ferahlandırma çalışmalarında bitki örtüsü göz önüne alınarak buna göre çalışmalar yapılmalıdır.

Değerli milletvekilleri, çiftçilerimiz ürettiğiyle para kazanamaz hâle gelince elindeki tarlaları satmaya başlamıştır. Ne yazık ki Bakanlık, tarım arazilerini imara açan projelere kapı açmaktadır. Bakın, son on beş yılda 32 milyon dönüm tarım arazisi üretimden çıkmıştır. Buğday ekim alanları 2002 yılına göre yüzde 18 azalarak 93 milyon dekardan 76 milyon 688 bin 785 dekara düşmüştür. Arpa ekim alanları yüzde 33 azalarak 36 milyondan 24 milyon 247 bin dekara düşmüştür. Oysa nüfusumuz hızla artarken en temel ihtiyaç olan buğday üretimimiz azalmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

152 konuşma daha · 13 Aralık 2018

152 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook