İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 45. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Genel Kurul, 45. Birleşim · 5. yasama yılı · 12 Ocak 2022 · 382 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

İmam Taşçıer (Halkların Demokratik Partisi), 12 Ocak 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 382 kelime.

İmam Taşçıer (Halkların Demokratik Partisi, Diyarbakır). “Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 12 Ocak 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/imam-tascier-27-2022-01-12-bireysel-emeklilik-tasarruf-ve-yatirim-sistemi-kanunu-ile-bazi-kanunla (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=103480

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

İMAM TAŞÇIER (Diyarbakır)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu ve hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye'nin yönetim ve ekonomik krizleri bir daha yaşamaması için hukuku, adaleti ve demokrasiyi eksiksiz olarak uygulaması gerekmektedir. Ne zaman ki bunlardan uzak durulmuşsa krizlerin de baş gösterdiğini görmekteyiz.

Çok uzaklara gitmeden, 1980 askerî darbenin faşist diktatörlüğünün ülkeyi elli yıl geriye götürdüğünü hepimiz biliyoruz. Yine, 1990’lı yıllarda Kürt halkına karşı uygulanan faili meçhul öldürmelerle, köylerin yakılıp yıkılmasıyla, Kürtlerin yerinden yurdundan sürülmesiyle beraber yönetim krizinin baş gösterdiğini gördük. 1990’lı yılların ortasında ve 2000’li yılların başında bundan kaynaklı olarak 2 tane ekonomik krizi bu halk yaşadı.

AKP iktidarının 2015 yılından başlayarak başta Kürtler olmak üzere uyguladığı adaletsizlik, hukuksuzluk ve antidemokratik uygulamalar bu ülkeyi bugün de yönetilemez hâle getirmiştir. Hukukun üstünlüğünü uygulamak için, adalete güveni arttırmak için, demokratik yönetim için mutlaka ama mutlaka Kürt meselesinin demokratik yol ve yöntemlerle çözülmesi gerekmektedir. Kayyumlarla ülkeyi yöneterek, kayyum zihniyetiyle Diyarbakır Kırklar Dağı’na başka isimler vererek, Kürt halkının değerlerini hiçe sayarak yönetemezsiniz; Kürtler bu konuda hiç taviz vermeyecek bunu bilesiniz.

Şimdi, Kürtçe iki kelime konuşsam yine tutanaklara “x” diye geçilecek, yine bu Meclis 25 milyon Kürt'ü yok sayacak; bu yok saymaları önlemek için, bu tür uygulamara dikkat çekmek için çok çok yetersiz de olsa, ana dil sorunumuzu çözmese de ilerisi için bir adım kabul edilerek seçilmesinde tereddüt edilen, okullarda seçmeli ders olan Kürtçe derslerinin seçilmesini öneriyoruz, destekliyoruz. Tüm Kürt anne ve babalara ve Kürt halkımıza çağrımızdır: Seçmeli Kürtçe dersleri mutlaka seçiniz. Bizler söz konusu haftada iki saatlik seçmeli ders politikasının altında yatan amacı bilerek yine de bu imkânı kendi dilimizi korumak için sonuna kadar kullanmalı ve seçmeli Kürtçe dersleri seçmeliyiz. 5, 6, 7 ve 8’inci sınıflarda okuyan öğrencilerin, 21 Ocağa kadar, Kürtçenin Kurmanci ve Kirmancki yani Zazaki lehçelerini seçmelerini talep ediyoruz, destekliyoruz.

Türkiye'nin en büyük sorunlarının başında ana dillere karşı uygulanan tekçi politikalar, tekçi eğitim sistemi gelmektedir. HDP olarak tüm kimlik ve kültür sorunlarının köklü çözümünün demokratik, çoğulcu, özgürlükçü ve eşitlikçi bir anayasayla mümkün olacağına inanıyor ve bu uğurda mücadele ediyoruz. Türkiye'nin sorunlarının çözülmesi için en başta demokrasinin gereği olarak farklı kimliklerin, dillerin, inançların ve kültürlerin hak eşitliğinin anayasal güvence altına alınması ve bu anlayış üzerinde şekillenen bir anayasal yurttaşlık tanımının yapılması, ana dil hakkının özellikle ana dilde eğitim başta olmak üzere her alanda uygulanması gerekmektedir. Çocukların ana dillerinde eğitim almaları…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

91 konuşma daha · 12 Ocak 2022

91 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook