İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 48. BİRLEŞİM · SALI

Suriye’de yaşananlara ilişkin açıklaması

İnan Akgün Alp

Kars Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 48. Birleşim · 4. yasama yılı · 20 Ocak 2026 · 113 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

İnan Akgün Alp (CHP), 20 Ocak 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Suriye’de yaşananlara ilişkin açıklaması); konuşma 113 kelime.

İnan Akgün Alp (CHP, Kars). “Suriye’de yaşananlara ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 20 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/inan-akgun-alp-2026-01-20-suriyede-yasananlara-iliskin-aciklamasi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=141388

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

İNAN AKGÜN ALP (Kars)Sayın Başkanım, Suriye'de son günlerde cereyan eden hadiseleri endişeyle ve dikkatle takip ediyoruz. Bu olaylar gerçekleşirken Suriye Diyanet İşlerinin camilere gönderdiği bu hutbe bu endişelerimizi daha da artırmıştır efendim. Hutbe, Kur'an-ı Kerim'in Enfal suresinin dokuzuncu ayetiyle başlıyor ve Kürtlere yönelik saldırıları fütuhat olarak nitelendiriyor. Eğer Suriye devleti Kürtler katledilirken Enfal suresini anıyorsa bu basit bir siyasi retorik sayılamaz, bu bir soykırım çağrısıdır çünkü 1980'li yıllarda Saddam Hüseyin'in Kürtleri katlederken Enfal süresine nasıl gönderme yaptığı hâlâ hafızalarımızdadır. Eğer Suriye Diyanet İşleri Başkanlığınca fütuhat, tekbir ve cihat çağrıları, söylemleri tekrar ediliyorsa Suriye'nin kuzeyine yönelik harekâttaki niyetini de bize göstermektedir. Kürtler bu çağrıyla maalesef Şam Hükûmeti...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

105 konuşma daha · 20 Ocak 2026

Günün kaydı →
105 konuşmanın tamamı →