Milletvekili seçimi kanununda değişiklik yapılması nakkında (s.s.420)
Genel Kurul, 10. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Ekim 2009 · 1.002 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
İsa Gök (CHP), 22 Ekim 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI NAKKINDA (S.S.420)); konuşma 1.002 kelime.
İsa Gök (CHP, Mersin). “Milletvekili seçimi kanununda değişiklik yapılması nakkında (s.s.420)”. TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim tutanağı, 22 Ekim 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/isa-gok-23-2009-10-22-milletvekili-secimi-kanununda-degisiklik-yapilmasi-nakkinda-s-s-420 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA İSA GÖK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, bu kanunun gerekçesinde -ki Anayasa’ya uyum amacıyla 6’ncı madde değişikliğine bir itiraz yok zaten, yani dört yıla indirilmesi meselesine, ancak milletvekili sayısı konusundaki 1’inci maddedeki hatayı vurgulamak gerekiyor- işte, “bir ilin milletvekilinin kalmaması hâli” denildi ki, bir arkadaşımız da AKP Grubundan, işte “Ara seçim yapılamaz, ara seçim yapılamayınca o il vekilsiz kalacak.” falan dedi. Bunların Anayasa’yla alakası yok. Anayasa 78 ek fıkra açıktır. Yani buraya çıkan arkadaş okusun Anayasa’yı sonra çıksın.
Bakın, arkadaşlar, burada diyor ki açıkça, 78 ekte: “Genel seçimlere bir yıl kala ara seçim yapılamaz, ama yukarıda yazılı hâllerden ayrı olarak, bir ilin veya seçim çevresinin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde üyesinin kalmaması hâlinde, boşalmayı takip eden doksan günden sonraki ilk Pazar günü ara seçim yapılır.” Bu özel bir durumudur. Yani Anayasa bir ilin vekilsiz kalmasını süreye bağlı olmaksızın engellemiştir zaten. Bu açık hüküm, bu atlanmaz.
İkincisi, Anayasa’mızda yine bir hüküm var, madde 80. Herkes ilinden konuşuyor. Arkadaşlar, der ki madde 80: “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler.” Bu açık bir hükümdür Anayasa’da.
Bu yasaya baktığınızda, bu yasa bir defa Seçim Kanunu madde 4’teki tüm yapıyı değiştiriyor. Az önce konuşan AKP’li arkadaşın, aslında on dakikalık konuşması içerisindeki doğru satır orası.
Hep basit bir düzenleme gibi geliyor. Bizim Milletvekili Seçim Kanunu’muzun esası 1 vekil sistemine göre düzenlenmiştir, 2’ye çıkarmak, esasını değiştiriyor, bunu gözden kaçırıyorsunuz.
Arkadaşlar, bakınız, nasıl milletvekili sayısı belirlenir? 550, her ile birer tane verilir. Verildi mi? Ne kaldı? 469. Türkiye'nin nüfusu 469’a bölünür. Bölündü mü? Bölündüğünde kalan sayı 152.488. Buraya gelen vekillerin çok büyük çoğunluğu 152.488 oy alarak gelir, ana esas budur.
HAKKI SUHA OKAY (Ankara)Nüfus…
İSA GÖK (Devamla)Nüfustur.
Daha sonra, bu 152.488 sayısına ulaşılamayan yerlerde -bu sayının altında kalan rakamlara “artık sayı” denir- artık sayılar bir kenara aktarılır. İkinci vekil çıkarmaya yetmeyen illerdeki nüfus da aynen aktarılır, bölünmez, aynen bir havuza aktarılır. Bizim nüfus sayımıza göre 38 milletvekili “artık milletvekili” olmuştur 2007’de, 38 vekil. Daha sonra, bu 38 vekil artık kalan 152.488’e varmayan, bunun altında kalan sayıya göre dizilir, en üstten itibaren dağıtılır. Bu, bizim seçim sistemimizdir.
Bu kanun değişikliği ki, ben, buna “Ülkü Güney Kanunu.” diyorum. Ama, Ülkü Bey’e helal olsun. Bütün Meclisi Bayburt’ta Ülkü Güney kanunu için çalıştırdı ya, bir daha gelmeyi ikinci sıradan garantiliyor ya; helal olsun. Ne diyeyim ben şimdi?
Bakın arkadaşlar, artık oyda, mesela Trabzon 139.029 oyla artık vekilliği alabiliyor, Trabzon. Grup Başkan Vekilimiz Siirt örneğini vermişti. Siirt ilimiz 147.331 artık oyla o artık vekili alabiliyor. Bakınız, 147 bin. 140 bin nüfuslu Konya var. 140 bin nüfusa artık bir vekil veriyoruz, 140 bin nüfusa.
Arkadaşlar, pekâlâ, bu böyle gidiyor. Bayburt’ta ne var? Bayburt’un nüfusu 75 bin, 75.675. 1 vekil zaten bizim seçim sistemimizin esası gereği verdik mi? Verdik. 75.675’i artık sayıya attık. Bir de şimdi bu kanun değişikliği ile oradan veriyor musunuz? Oradan verdiniz.
Şimdi, arkadaşlar, Bayburt’ta AKP’nin aldığı oy 25.434 ve 2 vekil geldi 25.434 oyla. Birisi de Ülkü Bey, diğeri Fetani Bey.
MEHMET DANİŞ (Çanakkale)CHP alsaydı gelmeyecek miydi?
İSA GÖK (Devamla)Üstadım, bakın, onu demiyorum ben. Önce bir sistemi öğren, ondan sonra.
Şimdi, 25.434 oy. Tamam mı? Başka illere baktığımızda, 140 bin oy, 150 bin oy burada bir anda vekil başına 12.500’e düşüyor.
Şimdi, ben size sorarım: Anayasa’nın amir hükmü eşitliktir, adalettir. Temsilde adalettir. Pekâlâ, bu tasarı veya teklif, ne derseniz deyin, Anayasa’daki temsilde adaleti sağlıyor mu? Siz 152.488 oyla geldiniz. Siz de. Ama -nüfusla geldiniz, pardon- burada bir anda 20-25 bin nüfusla geliniyor. Adalet nerede? Adalet yok. Bu tartışılmalıydı. Nerede tartışılmalıydı? Bu, Anayasa Komisyonunun kurduğu alt komisyonda tartışılmalı idi. Komisyon kuruldu. Bir toplantı yaptık. Ayşe Nur Hanım -şu anda yok- Komisyon Başkanımızdı. Bir daha toplantı yapamadık. Çağırmadı. Ben her çağrıldığımda gittim. Kapıda dikildim. Ama toplantı yapılmadı.
Sonuçta, bu toplantıya TÜİK’ten uzmanlar geldi.
Bir de, Sayın Başkanım, Komisyon raporunuzda, Komisyonun o günkü toplantısında, bahsetmiş olduğunuz uzmanlar yoktu. O uzmanlar gelmemişlerdi. TÜİK’ten hukuk müşaviri geldi. TÜİK’ten istatistik uzmanları geldi. İçişleri Bakanlığı Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden daire başkanı geldi. Bakanlık temsilcileri de vardı ve “72 milyon nüfuslu sistemimizde bizim 1,5 milyon kayıp insanımız var. Adres yok. Bulamadık. MERNİS sistemimizde gaipler var. Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası var, şahıs yok. O yüzden biz depoya attık. Hatalarımız var.” dediler. “Dolayısıyla, bu Bayburt’un 1’e düşme ihtimali de bir faraziyedir çünkü hataları gideremedik. Yönetmelik taslağı çalışmamız var. Altı aylık süreye ihtiyacımız var. 2009 içerisinde bu süreyi tamamlayacağız. 2010 yılının başında vereceğimiz veriler doğruya yakın verilerdir. Bu verilerle dağılım yapıldığında gerçek ortaya çıkacaktır.” dendi. Alt komisyon çalışmasını sürdürmedi. Sürdürebilirdi. Bu verileri biz iki ay sonra alacağız arkadaşlar. İki ay sonra gerçeği, sayıyı göreceğiz; Bayburt kaç alıyor, şu kaç alıyor, onu öğreneceğiz. Bu telaş niye? İki aylık bir süre, hepsi bu. İki ay beklenmedi, alt komisyondaki konu bir anda esas komisyona geldi.
Arkadaşlar, bakın, “artık sistem” tüm dünyada tartışılır. Alt komisyon çalışmasını yapmadı. Bakınız, “artık sistem”de -az önce Burhan Hoca’mla konuştum- “en büyük artık usul” vardır nispi temsilde. Bu ayrı bir usuldür. Yine onun dışında “en kuvvetli ortalama usulü” vardır. Türkiye'de bu uygulanabilir. Onun dışında “millî bakiye (ulusal artık) sistemi” var. Biz bunları konuşmadık, tartışmadık. “D’Hondt usulü” var, konuşmadık. Ne yapıyoruz biz? Biz bir anda Ülkü Bey için Meclis İç Tüzüğü 52’yi de zorlayarak, kırk sekiz saat dahi beklemeden pat diye kanun getiriyoruz.
Arkadaşlar, sistemin özü değişiyor, sistem tümüyle değişiyor “çift vekil sistemi”ne gidiliyor. Bizim sistemimiz cumhuriyetin başından beri “tek vekil sistemi”dir. Bu, basit bir Bayburt veya Mersin meselesi değil. Efendim, Mersin’den gidecek. Olabilir. Ha, on beş yıl zarfında başka bir ilden gitme ihtimali de olmayabilir veya ocak ayındaki açıklamayla tüm bu kanun çalışmasının absürt kalması da bir ihtimal dâhilinde. E, ama ayıptır yani Meclis faraziyeler üzerine… Komisyon acilen toplanıyor, alt komisyon sepet havası yapılıyor, 52 uygulanıyor pat diye Genel Kurula geliyor, gecenin saat onunda biz çalışma yapıyoruz. Bu kadar hafife alınmaz Meclis. Meclis bu kadar hafife alınmaz. Bunun bir ciddiyeti de olacak.
Dolayısıyla, bu sistem içerisinde arkadaşlar, bu kanunun bizim sistemimize hiçbir faydası olmamaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
İSA GÖK (Devamla)Başkanım sürem bitti mi?
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
53 konuşma daha · 22 Ekim 2009
