Ankara milletvekili haluk ipek'in; seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanun ile milletvekili seçimi kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi ile kastamonu milletvekili mehmet serdaroğlu ve 18 milletvekilinin; afyonkarahisar milletvekili halil ünlütepe ve denizli milletvekili ali rıza ertemür'ün; denizli milletvekili hasan erçelebi ve 10 milletvekilinin; diyarbakır milletvekili gültan kışanak ve 19 milletvekilinin; şırnak milletvekili sevahir bayındır'ın; milliyetçi hareket partisi grup başkanvekilleri izmir milletvekili oktay vural ve mersin milletvekili mehmet şandır'ın; tunceli milletvekili kamer genç'in; denizli milletvekili hasan erçelebi ve 5 milletvekilinin benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:490) (*)
Genel Kurul, 81. Birleşim · 4. yasama yılı · 1 Nisan 2010 · 2.060 kelime · yaklaşık 10 dakikalık okuma
Kaynak göster
İsa Gök (CHP), 1 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANKARA MİLLETVEKİLİ HALUK İPEK'İN; SEÇİMLERİN TEMEL HÜKÜMLERİ VE SEÇMEN KÜTÜKLERİ HAKKINDA KANUN İLE MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ İLE KASTAMONU MİLLETVEKİLİ MEHMET SERDAROĞLU VE 18 MİLLETVEKİLİNİN; AFYONKARAHİSAR MİLLETVEKİLİ HALİL ÜNLÜTEPE VE DENİZLİ MİLLETVEKİLİ ALİ RIZA ERTEMÜR'ÜN; DENİZLİ MİLLETVEKİLİ HASAN ERÇELEBİ VE 10 MİLLETVEKİLİNİN; DİYARBAKIR MİLLETVEKİLİ GÜLTAN KIŞANAK VE 19 MİLLETVEKİLİNİN; ŞIRNAK MİLLETVEKİLİ SEVAHİR BAYINDIR'IN; MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GRUP BAŞKANVEKİLLERİ İZMİR MİLLETVEKİLİ OKTAY VURAL VE MERSİN MİLLETVEKİLİ MEHMET ŞANDIR'IN; TUNCELİ MİLLETVEKİLİ KAMER GENÇ'İN; DENİZLİ MİLLETVEKİLİ HASAN ERÇELEBİ VE 5 MİLLETVEKİLİNİN BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:490) (*)); konuşma 2.060 kelime.
İsa Gök (CHP, Mersin). “Ankara milletvekili haluk ipek'in; seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanun ile milletvekili seçimi kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi ile kastamonu milletvekili mehmet serdaroğlu ve 18 milletvekilinin; afyonkarahisar milletvekili halil ünlütepe ve denizli milletvekili ali rıza ertemür'ün; denizli milletvekili hasan erçelebi ve 10 milletvekilinin; diyarbakır milletvekili gültan kışanak ve 19 milletvekilinin; şırnak milletvekili sevahir bayındır'ın; milliyetçi hareket partisi grup başkanvekilleri izmir milletvekili oktay vural ve mersin milletvekili mehmet şandır'ın; tunceli milletvekili kamer genç'in; denizli milletvekili hasan erçelebi ve 5 milletvekilinin benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:490) (*)”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 1 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/isa-gok-23-2010-04-01-ankara-milletvekili-haluk-ipek-in-secimlerin-temel-hukumleri-ve-secme (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA İSA GÖK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 490 sıra sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Milletvekili Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında, tümü üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle arkadaşlar, bunu duyurmakta ciddi fayda var: Türkiye, seçim sürecine girmiştir. Değil mi Haluk Bey? Türkiye, seçim sürecine girmiştir. Geçtiğimiz günlerde, Anayasa değişikliklerinin halkoyuna sunulması hakkındaki kanun teklifi yasalaştı. Ardından, Seçim Kanunu, Milletvekili Seçimi Kanunu’nda değişiklik, bunların tümü, Türkiye'nin artık seçim sürecine girdiğini gösteriyor. Bir de zaten, Anayasa değişikliklerinin halkoyuna sunulmasında referandum gündeme gelirse demektir ki tam seçim sathındayız, startı veriyoruz. Hayırlı uğurlu olsun yeni seçim döneminiz.
HALUK İPEK (Ankara)Sağ olun.
İSA GÖK (Devamla)Şimdi, bu kanun neden son zamana kaldı? Anayasa’nın 67’nci maddesinin son fıkrasını arkadaşlar biliyorsunuz: Seçim hukukuna ilişkin değişiklikler seçim tarihinden bir yıl önceden ilişkin dönemde kullanılamaz. AKP sıkıştı, Haluk Bey çok sıkıştı, farkındayız, o kadar sıkışıldı ki Komisyon çalışmalarındaki süreler kısmı arkadaşlar çok enteresan oldu. Bir yıllık sürece girilmesin diye, bakın, Anayasa Komisyonu nasıl çalıştırıldı: 16 Mart tarihinde Komisyona geldi kanun teklifi, gündem yapıldı, yani salı günü geldi, perşembe günü 18 Martta toplantıya girdik sabahleyin. Teknik bir kanun, çalışılması lazım. Alt komisyon kararı çıktı. Alt komisyon hemen akabinde, 23 Martta, hemen salı günü toplandı. Sabahleyin başladık, gecenin bir saatine kadar çalışıldı.
AHMET YENİ (Samsun)Çalışacaksınız, çalışacaksınız.
İSA GÖK (Devamla)Biz çalışmaktan korkmayız ama eğer ki kanunu çıkarmakla görevli ve istekli olan AKP bunu çıkaracaksa seçimlerden bu tarafa geçen üç yıl uyuyup da son bir yıla bir hafta on gün kala “Aman, kanunun çıkması lazım!” diye bu kadar hata yapılmasına sebebiyet veren değişikliklere gitmesi gereksiz. Daha önce yapılabilirdi, altı ay önce yapılabilirdi, bu kanun sindire sindire çalışılır, bir hataya mahal verilmezdi -teknik bir kanun- ve arkadaşlar, salı günü akşamın bir saati çalışmamız bitti. Perşembe günü esas komisyona -Anayasa Komisyonuna- çıktı ve perşembe günü bitti, bu hafta salı da Genel Kurula indi.
Şimdi, sürelere bakarsanız zaten, sıkıştırılmayı görürsünüz. Bu hızlılık var ama bunun dışında, aslında, bu teklifle beraber yani 16 Martta havaleyle Komisyona gelip bir anda bu kadar telaşla çalışılırken Mecliste başka milletvekillerine de açıkça saygısızlık yapıldı, açıkça. Nedir biliyor musunuz arkadaşlar?
Bakın, bu Mecliste, hangi gruptan olursa olsun ve bağımsız olursa olsun, milletvekili arkadaşlarımız var. Sayın Ali Rıza Ertemür, CHP Grubumuzdan, Denizli Vekilimiz ve Halil Ünlütepe, Afyonkarahisar, bu konuda bir kanun teklifi verdiler, 26 Mart 2008. Sayın Sevahir Bayındır, Şırnak Milletvekili, Sevahir Hanım 2008’in Kasımında bir kanun teklifi verdi. Sayın Hasan Erçelebi, Denizli Milletvekili -Hüseyin Mert ile beraber ve diğer vekil arkadaşları var- 29 Ocak 2009’da kanun teklifi verdi. Çünkü bu kanun, herkesin, milletin iradesinin buraya yansımasını düzenleyen kanundur, son derece önemli. Sayın Mehmet Şandır, Oktay Vural, Mehmet Serdaroğlu; MHP Grubunun bir teklifi var 2008’in Ocak ayında, hiçbirisi bunların, arkadaşlar, gündeme alınmadı, görüşülmedi dahi. Yine, Mustafa Vural, Hasan Erçelebi, Denizli Milletvekili; onların teklifi var, 13 Haziran 2008, yine görüşülmedi. Gültan Kışanak, Diyarbakır Vekilimiz; Gültan Hanım’ın teklifi var 2008’in Temmuz ayında, görüşülmedi bugüne kadar. Oktay Vural ve Mehmet Şandır’ın teklifleri var 2008’in Aralık ayında, bugüne kadar görüşülmedi ve Kamer Genç, Tunceli Milletvekili, bağımsız Vekilimiz; arkadaşlar, onun da teklifi var, 2009 Haziran, yine görüşülmedi. Ama 16 Martta AKP’den Sayın Haluk İpek’in teklifi geldiği an -bu kadar vekil, bu kadar vekilin teklifi hiç umursanmadı- bir anda Komisyon toplantısı kondu.
Şimdi, işin komik yanı, arkadaşlar, Anayasa Komisyonunda bu teklifler toplantıya sunulmadı dahi, teklif sahiplerine haber dahi verilmedi. Anayasa Komisyonunda sorun dile getirilip konuşulduktan sonra -ki bu teklifler o günkü, yani 18 Mart tarihli toplantıda hiç kimseye sunulmadı; bir toplantı oldu zaten- salı gününe alt komisyon kondu, salı günü alt komisyon zamanı bu tekliflere ulaşıldı. Demek ki bu Mecliste, AKP’li vekillerin, CHP, BDP, MHP, bağımsızlara göre ayrı bir üstünlüğü var; bizim teklifler nazara alınmıyor. Ama aslında, bu diğer teklifler incelendiğinde, içinde, adaletin tecellisi, milletin iradesinin sandığa düzgün yansıması konusunda son derece reel öneriler var, bu da ayrı bir husus. Alt komisyonda geldi arkadaşlar, alt komisyona kadar bu teklifler incelenemedi. Zaten, salı gündeminden sonra, çarşamba elimize ulaşan tekliflerle perşembe günü Komisyona geldiğimizde AKP’li Komisyon üyeleri dahi bu teklifi ilk toplantıda görmemişlerdi, incelememişlerdi, direkt alt komisyona girdi.
Tabii, esas farklılıklar böyle de bitmedi. Alt komisyonda bir cansiparane çalışıldı, AKP’li teklif olunca özel bir muameleye tabi tutuldu. Alt komisyona girdiğimizde arkadaşlar, yine bunlar konuşulmadı. Bakıyorsun ama bunlar konuşulmadı, bunları masaya yatırmadınız. Az önce saydığım vekil arkadaşlarımın tekliflerini nazarı itibara… Şöyle bir baktınız, Türkçesi bu.
HALUK İPEK (Ankara)Alt komisyon…
İSA GÖK (Devamla)O zaman onu da açıklayayım Haluk Bey, peki, siz istediniz, açıklayacağım o zaman onu da.
Şimdi bakın arkadaşlar, bu teklifin adı Haluk İpek teklifi, Ankara Milletvekili. Bizim Komisyon toplantımızda önümüze getirilen teklif şu idi, biz de buna çalışarak gelmiştik. Alt komisyon kararı çıktı, ben partim adına görevliydim. Alt komisyona gelirken de ben yine bizim için önemli olan, Meclisi de ilgilendiren, İç Tüzük’ün de amir olduğu şekli ben Haluk İpek teklifini inceleyerek geldim. Toplantıya başladık ama başka bir teklifle karşılaştık; bu teklife isim vermek lazım -teklifler karışacak- ben de buna Ayhan Sefer Üstün teklifi dedim çünkü alt komisyon toplantısı salı günü…
S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta)Haluk İpek versiyonunun kötü bir kopyası.
İSA GÖK (Devamla)Bilemiyorum… Onu demeyelim.
Şimdi, salı günü alt komisyona gelirken elimizde Meclis Başkanlığının ve Anayasa Komisyonu Başkanının havaleli olan teklifiyle ben o kadar çalışma yapmışım, çalışmalarla geldim ama öğrendim ki cumartesi ve pazar günü, Meclisimiz yokken çalışmıyorken ve Meclis çatısı altında olmaksızın dışarıda, başka bir yerde -ben merkezi söylemeyeyim- başka bir kanun teklifi çalışılıyor âdeta. Yepyeni bir metin geldi, bu metne de Ayhan Sefer Üstün teklifi diyoruz.
AHMET YENİ (Samsun)Kanunla ilgili bir görüşünüz yok mu Sayın Vekilim?
İSA GÖK (Devamla)Öğreneceksin, ona da geleceğim.
Ama böyle bir teklif havale edilmedi, incelenmedi, bizim önümüzde arkadaşlar otuz üç maddelik yepyeni bir teklif oluştu. Hangisine çalışacağız? Ama tabii ki AKP Grubunca, Haluk İpek teklifi değil, Ayhan Sefer Üstün teklifini masaya yatırıp bu maddeler üzerinden tartışacağız dendiği için bizler de eli mahkûm bu tekliften çalışmaya başladık. Her iki teklif arasında son derece farklı şeyler var. Bunları sorduğumuzda ise ilk komisyon toplantısında ortaya dökülen görüşlerden feyiz alındığını -bu feyiz benim kelimem- bu feyzle yeniden teklifin ele alındığını, yeniden yazıldığını söylediler. Yani alt komisyon aslında Mecliste kurulmuyor, alt komisyon AKP Genel Merkezinde kuruluyor. Bizim gitmemiz nafile, biz boşuna çabalıyoruz ama gittik.
Arkadaşlar, her iki teklif farklıdır, birçok maddesi farklıdır. Madde ihdası vardır, madde iptali vardır; iki farklı tekliftir. Bu iki teklifin resmî olan komisyona sunuluş tarih ve saatleri arasında hiçbir resmî toplantı yoktur. Demek ki bu teklif gayriresmî olarak dışarıda ele alınıp, yeniden pişirilip, Meclis Başkanlığına sunulmaksızın, bir sıra sayısı, hiçbir numara almaksızın doğrudan alt komisyonun önüne dayanmıştır. Bu da böyle mi arkadaşlar?
Biz, ona rağmen bu teklif çalışmasında Ayhan Sefer Üstün teklifinin daha makul, milletin iradesinin sandığa yansıyıp buraya kadar, mahallî idareler seçimleri dâhil… Çünkü bu kanun bir temel kanundur, yalnızca milletvekili değil mahallî idarelere de uygulanacaktır. Biz grup olarak elimizden geldiğince bu teklifi düzeltmeye, uygulanabilir kılmaya ve adilliği sağlamaya çalıştık, çalıştık ama yine de bu teklifte anlaşamadığımız ve o yüzden muhalefet etmek zorunda kaldığımız hususlar ortaya çıktı.
Şimdi, arkadaşlar, 1’inci maddesinde… Ha, bir şey daha söyleyeyim: Bakın, Sayın İpek, seçim süreci başladı ama yakın çağ tarihimiz bir şey gösteriyor, bir şey diyor: Seçimlere az süre kala seçim hukukuyla oynayarak, seçim kanunlarıyla oynayarak, seçim hukukunun üstüne bir abluka kurarak egemenlik sağlamaya çalışan tüm partilerin sonu ilk seçimde hüsran olmuştur. Bu da bir gerçeklik. Bunu tarihe not düşmek için söylüyorum, en geç bir yıl sonra olacak seçimlerde de bir hüsran bekliyor.
Şimdi, arkadaşlar, bu teklifte iyi şeyler de yok değil, var. Mesela, çerçeve 1’inci maddede biz Yüksek Seçim Kuruluna temsilci olarak, son seçimlerde en çok oyu almış dört siyasi parti ve bir de -düşünerek- grubu bulunan partinin Yüksek Seçim Kuruluna temsilci vermesini -1 asil, 1 yedek- kabul ettik. Sonuçta bu oylarla buraya tecelli edecek olan, iradeye yansıyacak olan partilerin YSK nezdinde bu oylarının takibini yapması lazım. Şu anda deniliyor ki, dün bana söylendi, bunun Anayasa 79’a aykırılık olabileceği… Tüm partilerin ortak kararından geri dönüş sinyalleri veriliyor, bunu yapmayın. YSK’da her parti mutlaka bir temsilci bulundurmalı, Anayasa 79’a aykırılık yoktur, üye değiller, oy kullanmayacaklar. İtirazların, denetimin YSK nezdinde daimî kılınmasını sağlamak istiyoruz. Lütfen bu adımdan geri dönmeyin arkadaşlar.
Ama bununla beraber başka sorunlar da var. Şimdi, bakın, bir ana makine var, HAVELSAN’da olduğu söyleniyor. Seçim kurullarında manuel olarak “SEÇSİS” dediğimiz, Bilgisayar Destekli Merkezî Seçmen Kütüğü Sistemi’ne girilen oyların Ankara’ya gelip buradan dağılması sürecinde bir de o ana makinenin kontrolü gerekiyor. Bu ana makine sebebiyle mutlaka her siyasi parti -o dört parti ve grubu bulunan partiler buna dâhil olmak üzere- bilgisayar, yazılım, işletimden anlayan bir uzman marifetiyle orada bulunmalı, sisteme giriş değil, kontrolünü yapmalı. Bizim amacımız, milletin oyunun, sandığa giren oyun aynen çıkışını sağlamak, arada her türden girişe, oyuna, yasa dışılığa izin vermemek.
Arkadaşlar, iki: İlçe seçim kurullarında mutlaka ve mutlaka -bunu konuştuk, hüküm altına altık, geri dönmeyin- ilçe seçim kurullarında manuel olarak sandık seçim sonuçları girilirken, SEÇSİS’e girilirken, o son tuşa basmadan önce herkes bir ekranda, tüm partiler, müşahitleri gelen sandık sonuçlarını okurken görebilmeli ilçe seçim kurullarında. Çünkü sandık sonuçlarını alsanız dahi, o bilgisayar sistemine, iletişim sistemine girerken bir hata olduğunda sonradan bunu giderme imkânı yok. Mutlaka bir gönderilen… Seçim kurulunun tek makinesinden girilir arkadaşlar, seçim kurulları görev paylaştırabilir ama bir makine üzerinden SEÇSİS’e veri aktarımı olur. Oraya mutlaka bir ekran koyarak, büyük ekran koyarak herkesin görmesini sağlamak zorundayız. Yine, bununla beraber, sandık sonuç listelerinin, tutanaklarının mutlaka imza karşılığı her müşahide verilmesi konusunda -en alta zaptı mutlaka ve mutlaka yaratılmalı- buna vermeliyiz. Çerçeve 1’inci madde konusunda hassasız arkadaşlar, bundan ödün verilmesine razı değiliz.
2’nci maddede, güneş esaslı olarak biz seçim yasaklarını başlatıp bitiriyoruz. Güneş esaslı yani güneşin doğuşundan, batışından dediğimiz usulde her zaman için fezlekelerle karşılaşılıyor. Bu davalara son verelim. Güneş battı batmadı, bulut var, erken oldu, yaz oldu, kış oldu, sabit bir saat… Bunu size anlattık yine bir kez daha anlatıyoruz, sabit saat uygulaması olsun. Herkes bilsin ki açık yerdeki görüşmelerde bu saat -23.00 demiştik biz 23.00 olarak- bilinsin. Emniyet geldiğinde, güneş battı batmadı, bugün iki dakika önce sonra, fezleke düzenleniyor, olmasın bunlar. Yani siyasetçinin önünü açmak lazım, bu konuda kolluğun eline siyasetçiyi vermemek lazım çünkü kolluk yani polis, bir zaman, özellikle seçim süresinde çok kötü kullanılıyor.
Arkadaşlar, çerçeve madde 3… Burada, ben AKP’nin bu mülki amirlere bu kadar bağlı ve sevecen olmasını anlayamıyorum. Yine seçim bürolarında ve birçok yerde, o yerin en büyük mülki amirine birsürü yetki verdik. Arkadaşlar, vermeyin. İlçe seçim kurulları var, orada hâkimler var, hâkimler muhatap olsun. En büyük mülki amire yetki verdiğinizde ne oluyor arkadaşlar?
K. KEMAL ANADOL (İzmir)Buzdolabı veriyor!
İSA GÖK (Devamla)Buzdolabı dağıtıyor, hem de kışın! Suyu olmuyor, çamaşır makinesi veriyor, çekyat dağıtıyor. Arkadaşlar, bu olmaz. Yalnızca o değil, başka vali çıkıyor “Ben ’One minute’ diyen Başbakan istiyorum.” diyor. Seçim işlerini, arkadaşlar, mülki amirlere bıraktığınızda mutlaka siyasi baskı, siyasi etki çıkıyor. Biz o sebeple çerçeve 3 ve sonrasında mülki amir saplantısından kurtulunmasını öneriyoruz.
Arkadaşlar, canlı yayın… Bakın, canlı yayında sorun çıkacak. Bunu tekrar uyarıyoruz size. Şu canlı yayın olayı, çerçeve 4’üncü maddeden vazgeçin.
Çerçeve 5’te 61/3 yasağı, anket yasağı… Bunu son on güne indirdiniz. Bu, seçmeni yönlendirmektir. Baştan beri bizim söylemimiz ne oldu arkadaşlar? Anket yasağını önceki 61/3 gibi seçim sürecinin başlangıcına kadar koymak zorundasınız, daraltmayın, daha da alta getirmeyin onu.
Arkadaşlar, telefonla görüşme yasağı… Bunun ele alınması lazım.
Sandık seçmen listesine ilave… Buna “Evet.” dediniz AKP olarak. Bu sorunlu. Sandık seçmen listesine ilave SEÇSİS sistemine uymaz, uymuyor arkadaşlar. Bilgisayar destekli merkezî seçmen kütük sistemine geçtik, tabii Türkiye’de UYAP var, bunun dışında MERNİS var, bilgisayar ortamında çalışılıyor. Tabii bu bilgisayarın sorunu ayrı, yani sun microsystem işletim sistemini kullanıyor Türkiye, burada ciddi sorunlar olduğu söyleniyor. Bu kısma geçmiyorum, yani o sun microsystem, şuna buna girmiyorum ama sandık seçmen listesine, bilgisayar destekli listeye siz seçim kurullarından son dakika ilave seçmen göndermeye son verin. Çerçeve 15’inci maddeye, arkadaşlar, dikkatinizi çekiyorum, bunun acilen düzeltilmesi lazım.
16’ncı maddede, ısrarla biz bunu basın açıklamasında söyledik, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralı kimliklerin kullanılması… Arkadaşlar, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu var, bunun 47’nci maddesi, açıkça buna aykırı düzenleme getiriyorsunuz. Yani oradaki belediyelerden alınacak belgelerle dahi -kimlik yerine kullandırıp- oy kullandırma imkânı veriyorsunuz. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’na aykırı düzenlemeden vazgeçin. Bunu alt komisyonda itirazın yer aldığı şekilde mutlaka kullanın.
Kolluk güçlerinin ve ulaştırma görevlilerinin oy kullanması… Arkadaşlar, tekrar ediyoruz, bu çok tehlikeli. Bir yerde mahallî seçimlerde, anlattık, bir oyla belediye başkanlığı değişiyor. O yerde kolluk güçlerinin ve ulaşım görevlilerinin kendi ilçelerinde oy kullanmasını sağlayamıyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
49 konuşma daha · 1 Nisan 2010
