İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS’TE BUGÜN
GENEL KURUL · 13. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler

İskender Bayhan

İstanbul Milletvekili · EMEP

Genel Kurul, 13. Birleşim · 5. yasama yılı · 4 Kasım 2026 · 735 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

İskender Bayhan (EMEP), 4 Kasım 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER); konuşma 735 kelime.

İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 4 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/iskender-bayhan-2026-11-04-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler-2 (erişim: 5 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149600

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

İSKENDER BAYHAN (İstanbul)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. Genel Kurulu geç saatte de olsa selamlıyorum.

Şimdi, evet, ne oldu da böyle bir anlaşma gündeme geldi? Daha birkaç yıl öncesine kadar ABD emperyalizminin Orta Doğu'ya müdahalesi karşısında Suudi Arabistan'a protestolar çeken, Suudi Arabistan'a meydan okuyan ve Yemen'in yanında olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve dönemin dış işleri bugün geldi, Suudi Arabistan ve Pakistan'la Orta Doğu'da barış için savunma ittifakı oluşturmaya başladı. Bakınız, hepimiz biliyoruz, Amerika Birleşik Devletleri emperyalist dünya düzeninin çatırdayan yasalarını, çatırdayan güç dengelerini yeniden şekillendirmek üzere ve kendi kaybettiği rolü daha ileri düzeyde yeniden üstlenmek üzere 2021 ve 2022'de arka arkaya Ulusal Güvenlik Strateji Belgeleri açıkladı. Çin ve Rusya'yı dünya düzeni içerisinde kendisinin ulusal güvenliğinin birinci tehdidi olarak ilan etti ve geldi bunu NATO'da NATO üyelerine de kabul ettirdi ve sizler de gittiniz buna imza attınız. Bu şekillenme içerisinde ABD emperyalizminin ilk büyük saldırganlığına biz 2023'te Gazze katliamının başlamasıyla birlikte tanık olduk. O süreçten itibaren emperyalist, siyonist ittifak Orta Doğu'da Çin ve Rusya karşısında... Anti Amerikancı gördüğü Çin ve Rusya'nın saflarında, yanında anti Amerikancı gördüğü bütün güçlerle birlikte Orta Doğu'nun yeniden dizaynı, hatta Kuzey Afrika'dan Güney Asya'ya kadar uzanan hatta yeniden dizayn politikalarına hız verdi ve katliamlara başladı, bu geldi İran'ın kapısına kadar dayandı. Ne yazık ki bu sürece kadar büyük bir dirençle karşılaşmadı ama ne Gazze halkı Gazze'yi terk etti ne de İran halkı bu oyuna gelip ABD karşısında bölünüp parçalanıp kendi ülkesini dağıtmaya müsaade etmedi. ABD emperyalizmi beklemediği bir dirençle karşılaştı İran'da. Sonuçta, bu dirençle birlikte emperyalist, siyonist ittifak belli bir tıkanma noktasına geldi ve şimdi biz bu tıkanmanın aşılması açısından yeni bir anlaşmayla ve bölgede yeni bir pozisyon alma tutumuyla karşı karşıyayız. ABD'nin, NATO'nun Orta Doğu'yu terk ettiği falan yok, bu bölgeden çekildiği falan yok. Orta Doğu'dan çekilecek bir ABD emperyalizmi bir tane üssünü bile kapatmadı, kapatmadığı gibi Doğu Akdeniz ve Ege'de Yunanistan ve İsrail burjuvazisiyle beraber, devletleriyle beraber, onların devletleriyle beraber daha çok üs kurmaya başladı, daha büyük egemenlik oluşturmak üzere askerî üsler, askerî yığınaklar yapmaya başladı. Dolayısıyla böyle bir gerçek yok. Gerçek şudur: Saldırganlık ve bu işin pis işlerini, bir zaman İsrail için dedikleri pis işleri yapma konusunda Netanyahu'yla beraber yeni bir denge arayışındalar ve burayı saray rejimi doldurmaya, AKP iktidarı doldurmaya yöneliyor.

İbrahim Anlaşmalarını hepiniz biliyorsunuz. Pakistan, Türkiye ve Suudi Arabistan İbrahim Anlaşmalarına katılsın diye iki yıldır baskı yapıldı ama bu gerçekleşmedi, bunu başaramadı çünkü Gazze katliamıyla başlayan süreçte bu ülkeler arasında ilişkiler o kadar gerilmişti ki böyle bir İbrahim Anlaşması kapsamında, Çin ve Rusya karşısında böyle bir Orta Doğu dizaynı mümkün değildi. Onun için, İbrahim Anlaşmalarına paralel yeni bir anlaşmayla karşı karşıyayız, onun adı da Mekke İttifakı oldu. Yani İbrahim Anlaşmalarına ikna edilemeyen, giremeyen Türkiye, bu kez yine ABD emperyalizminin paralelinde bu anlaşmayla, Mekke Anlaşması'yla Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan hizalanmaya başladılar ve bizim önümüze getirilen anlaşma da böyle bir anlaşmadır. Ne yazık ki, ne yazık ki bu ülkenin işçi ve emekçilerini ikna etmek üzere sürdürülen yerli ve millî propagandası, aslına bakarsanız, temelde NATO da dâhil, Türkiye'nin bir kez daha bu coğrafyada ABD iş birlikçiliğinden başka seçeneği olmadığı gibi bir iddiaya dayanıyor. Sadece ve sadece ABD emperyalizmiyle kurtuluş aranıyor, ABD emperyalizmiyle, bu bölgede ABD emperyalizminin iş birlikçiliğiyle gelecek aranıyor.

Bakınız, böyle bir siyaset içerisinde bizim, asla ve asla, Türkiye işçi ve emekçilerinin böyle bir geleceği kabul etmesine gönlümüz razı olmaz ve başından beri bu anlaşmalara itiraz ediyoruz, karşı çıkıyoruz. ABD emperyalizmiyle varılacak, onun iş birlikçiliğiyle varılacak bir savunma, güvenlik olamaz. Dünyanın, dünya ekonomisinin 2 büyük devi içerisinde, emperyalist 2 büyük devi içerisinde birisi diğerini düşman ilan ediyor, o dünyada huzur mu olur?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

İSKENDER BAYHAN (Devamla)Başkanım, toparlıyorum.

Orta Doğu'da, sıcak bölgesinde, çatışma alanlarında huzur mu olur? Elbette ki olmaz. Onun için sonuç olarak bu ülkenin bütün işçilerine ve emekçilerine, gençlerine seslenmek istiyorum. ABD emperyalistlerinin ipiyle kuyuya inilmez. Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Sünni'siyle, Hristiyan'ıyla, Alevi'siyle bunu en iyi Afrika ve Orta Doğu'nun ve Asya'nın halkları bilir. ABD emperyalizmine karşı mücadele etmek yerine işbirlikçiliği seçmenin sonu her zaman halklar için hüsran olmuştur, yine öyle olur. Onun için dışı yerli ve millî görünen, içi Amerikancı olan bu paylaşım siyasetine, savaş ittifakına prim vermeyelim. Burjuvalaşmış Suudi monarşisi için bu ülkenin gençlerinin ne kendi kanını ne de başka bir halkın gençliğinin kanını dökecek bir ittifaka ihtiyacı yoktur. ABD Orta Doğu'dan, Afrika'dan, Asya'dan sökülüp atılmadan sömürülen ve ezilen halklara huzur yoktur. Bölgede barış, ülkede demokrasi için ittifaka "Hayır!" diyoruz. (Yeni Parti, DEM PARTİ, CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

130 konuşma daha · 4 Kasım 2026

Günün kaydı →
130 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook