Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3393) münasebetiyle
Karaman Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)
Adalet Komisyonu · 4. yasama yılı · 4 Aralık 2025 · 231 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
İsmail Atakan Ünver (CHP), 4 Aralık 2025 tarihinde TBMM Adalet Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3393) münasebetiyle); konuşma 231 kelime.
İsmail Atakan Ünver (CHP, Karaman). “Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3393) münasebetiyle”. TBMM Adalet Komisyonu tutanağı, 4 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismail-atakan-unver-2025-12-04-turk-ceza-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-3 (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=85249
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Karaman)5651 sayılı Kanun'da madde 8/4'le yapılan değişiklikle bir idari merci olan Başkana ifade özgürlüğüne resen müdahale yetkisi tanınmaktadır. Üstelik, orantılılık gerekçesiyle Başkana içeriğin çıkarılmasına karar verilmesi yetkisi verilmesi esasında orantılılığı desteklemekten uzaktır. Zira, Başkanın hangi hâlde hangi kararı isteyebileceği hususu yasada belirtilmemiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararında vurgulandığı üzere, hâkim onayı şartı aranmaksızın yalnızca Başkanın kararıyla yargılama dahi başlamaksızın nihai bir karar verilebiliyor olması eleştirileri karşılanmamaktadır. Oysa, Anayasa Mahkemesinin Anayasa madde 13 uyarınca defaatle vurguladığı şekli bir yasanın yetmeyeceği ve yasanın mutlaka maddi içeriğinin de önemli olduğu yaklaşımına aykırıdır. Zira, maddi içerik ölçütü gözetildiğinde, normun belirlilik ilkesini karşılamadığı, kişilerin temel hak ve hürriyetlerine ilişkin güvence ve uygulayıcıların da yetkilerine ilişkin açıklık içermediği anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesinin konuyla ilgili verdiği iptal kararının tespitlerine aykırı ve görünüşte bir değişiklik yapıldığı açıktır. Bu hâliyle ifade özgürlüğüne ilişkin ulusal ve uluslararası standartları karşılamayan düzenleme aynı zamanda Anayasa Mahkemesinin işaret ettiği üzere hâkim onayı ve yargılama sonunda verilebilecek olmak şeklindeki hukuki güvencelerle sağlanması gereken açıklığı karşılamamakta, fırsattan istifade edercesine Başkanın sınır çekilmesi gerektiği tespit edilen yetkilerini artırmaktadır.
Yine, 5651 sayılı Kanun'un madde 8/11'e ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilen idari para cezasına dair yetkinin de diriltilmeye çalışıldığı da tespit edilmiştir. Bu durum, hukuk devleti ilkesine, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığına ilişkin temel hukuk kurallarımıza aykırıdır. Görüldüğü üzere, bu değişiklikte de Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekleri yerine getirilmemektedir. Bu maddenin kanun teklifinden çıkarılmasını öneriyoruz.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
101 konuşma daha · 4 Aralık 2025