İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Karaman Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 21. Birleşim · 5. yasama yılı · 18 Kasım 2021 · 532 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
İsmail Atakan Ünver (CHP), 18 Kasım 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 532 kelime.
İsmail Atakan Ünver (CHP, Karaman). “İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim tutanağı, 18 Kasım 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismail-atakan-unver-27-2021-11-18-icra-ve-iflas-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=101370
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Karaman)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime “Konuşsak tesiri yok, sussak gönül razı değil.” diyerek başlamak istiyorum.
Karşımızda, on dokuz yıldır iktidar olan AK PARTİ ve son dört beş yıldır kendisine ortaklık eden MHP'nin oluşturduğu, hiçbir uyarıyı dikkate almayan bir iktidar bloku var. Susmaya gönül razı gelmediğinden tesiri olmasa da biz söylemeye devam ediyoruz, edeceğiz. Cumhur İttifakı, bir Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi icat etti, devletin de milletin de kendisinin de başını belaya soktu. Öyle bir ucube ortaya çıktı ki artık devlet yönetilemiyor, yönetilemeyen devlet milletin hiçbir derdine çare de üretemiyor. Getirdiğiniz bu sistem, iktidarı destekleyenler ve desteklemeyenler olarak toplumu tam ortadan ikiye böldüğü, iktidarın sürdürülebilmesi için de yüzde 50+1 sonucunu zorunlu kıldığı için daha ilk dönem sonrasında kendi siyasi sonunuzu hazırladınız; hayırlı olsun!
Bu tek adam rejimi nasıl ortaya çıktı diye baktığımızda, bu sistemin hazırlık aşamalarında görev alan bir akademisyen ve eski siyasetçinin “Tayyip Bey ‘istiyorum’ dedi ve yaptırdı.” dediğini hatırlıyoruz yani yönetsel gerekliliğini doğuran bir durumdan veya akademik bir çalışma sonucu varılan bir kanaatten yahut siyasi bir zaruretten kaynaklanmamış. Bu sistem nereden icap etmiş? Birilerinin keyfinin kâhyası öyle istemiş. Erdoğan bugüne kadar milletimizden ne istediyse aldı; belediye başkanlığı, milletvekilliği, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı, son olarak da tek adamlık. Bugün ülkeyi getirdiği nokta ortada; yönetilemezlik, öngörülemezlik, adaletsizlik, liyakatsizlik, işsizlik, yokluk, yoksulluk ve açlık.
AK PARTİ Genel Başkanı, şimdi “Yüzde 50+1’in mahzurlu olduğunu anladık.” diyerek sistemin arızalarını kendi penceresinden yorumluyor. Aslında bu bir itiraftır, sistemin yürümediğinin, tükenişinin itirafıdır. Kendi kabulü ve itirafından da anlaşılacağı üzere, Erdoğan’ın ve Cumhur İttifakı’nın yüzde 50+1’i sağlama imkânı kalmamıştır. Ne var ki Erdoğan, bu itirafı yaparken ülkeyi değil, yine kendi pozisyonunu düşünüyor. O istiyor ki: “Ne oy alırsam alayım ülkeyi ben yöneteyim. Ülkeyi yönetirken de kimse beni denetlemesin, hesap sormasın ve bir monarka, bir padişaha özgü yetkilerim olsun.” Yüzde 50+1’le yönetemediği ülkeyi, yüzde 40’la, 30’la yönetebileceğini sanıyor; tam bir siyasi körlük.
Aslında her defasında sizi uyardık, siz ise hep günü kurtarmaya çalıştınız, hep kendi bekanızı düşündünüz. Ülkenin tüm kodlarıyla oynadınız, devlet aygıtının her noktasına müdahale ettiniz yani kantarın ayarını bozdunuz. O kantar şimdi sizi tartacak; önce seçim ve demokrasi kantarına çıkacaksınız, orada kaç okka çektiğinizi göreceksiniz, göreceğiz. Artık gitme zamanının, sandığa boyun eğme zamanının geldiğini anlayacaksınız. Kurduğunuz yüzde 50+1 tuzağına kendiniz düşecek ve pılınızı pırtınızı toplayıp gideceksiniz. Siyasetin matematik olmadığını da anlayacaksınız. Ha, bu da size ders olsun.
Eğer sandıkla oynamaya kalkarsanız başarılı olamazsınız ama demokrasimize, milletin sandığa olan inancına bugünkünden çok daha fazla zarar verirsiniz. Bunu deneme potansiyeliniz var mı; var. Mühürsüz referandumda ve İstanbul seçimlerinde bu yüzünüzü gördük ama şunu bilin: Millet size öyle bir ders verecek ki, aklınızdan geçirdiklerinizi yapma fırsatı ve cesareti bulamayacaksınız çünkü siz, ülkede çoğunluğunu kaybetmiş, millet katında güvenini yitirmiş, görevden ayrılacağı gün iple çekilen bir iktidarsınız. O nedenle, kendinizi hâlâ dev aynasında görmeyi bırakıp, yüzünüzü ülke gerçeklerine dönün. Giderayak da olsa vatandaşın derdine çare arayın.
Ülke ekonomik ve ahlaki çöküntüde. Millet fakruzaruret içinde, harap ve bitap düşmüş durumda. Ülkedeki ekonomik ve ahlaki çöküntünün göstergelerinden biri de İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün uyarı SMS’lerine konu olan suç faaliyetleri. Bazı uyanıklar kendilerini polis, asker, savcı olarak tanıtıp, iyi niyetli vatandaşlarımızın devlete ve devlet görevlilerine karşı olan güvenini suistimal etmektedirler. Failler yakalansa da çoğu zaman vatandaşın mağduriyeti önlenememektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
103 konuşma daha · 18 Kasım 2021