Kamu Denetçiliği Kurumu 2016, 2015, 2014 ve 2013 Yıllık Raporları Hakkında Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporları münasebetiyle
Manisa Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 48. Birleşim · 3. yasama yılı · 11 Ocak 2018 · 1.024 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
İsmail Bilen (AK Parti), 11 Ocak 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Kamu Denetçiliği Kurumu 2016, 2015, 2014 ve 2013 Yıllık Raporları Hakkında Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporları münasebetiyle); konuşma 1.024 kelime.
İsmail Bilen (AK Parti, Manisa). “Kamu Denetçiliği Kurumu 2016, 2015, 2014 ve 2013 Yıllık Raporları Hakkında Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporları münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 11 Ocak 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismail-bilen-26-2018-01-11-kamu-denetciligi-kurumu-2016-2015-2014-ve-2013-yillik-raporlari-hakk (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=65749
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AK PARTİ GRUBU ADINA İSMAİL BİLEN (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Kamu Denetçiliği Kurumu 2016, 2015, 2014 ve 2013 Yıllık Raporları Hakkında Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporları üzerinde Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkanım, sizin de, grup başkan vekillerimizin de iyi dilek ve temennilerinden sonra ben de bu Parlamentonun mensubu olarak hem temennimi hem de beklentimi arkadaşlarımla paylaşmak istiyorum.
Biz Komisyonda da bu kurumun çok önemli olduğunu, bu kurumun tanıtılması gerektiğini ve bu kuruma Meclisin de ciddi katkı ve destek vermesini bütün parti grubu mensubu milletvekili arkadaşlarımızla ortak olarak değerlendirdik, zaman zaman da kendilerine bu hususta katkı sunduk. Ancak bir hususu da belirtmek isterim, ifade etmek isterim: Zaman zaman, kamu yetkisini, erkini kullanan arkadaşlarımız Türkiye’de zaman zaman da dışarıda bu yetkilerinden ya da yetkilerini aşan bir kısım faaliyetlerden dolayı hepimizin şikâyetine muhatap olmuşlardı. Kendisine kanunen verilmeyen, yönetmelikte bulunmayan bir hakkı, bir yetkiyi kullanmak doğrusunu isterseniz ne Meclise ne kuruma ne kamu görevini, erkini kullanan insanlara yakışmaz, hukuka da aykırıdır, mevcut mevzuatlarımıza da aykırıdır. Geçmişte bunun çok örneklerini ve maalesef acı bir kısım tecrübeleri de birlikte yaşadık. Dolayısıyla da bunu zorlamak, olmayan yetkiyi kullanma yönünde arkadaşları tahrik etmek, teşvik etmek kanaatimce hukukun dışına bizi taşır, çıkarır ve zaman zaman durumdan vazife çıkaran birileri de çıkar hukuka, yönetmeliklere, mevzuata, uluslararası sözleşmelere aykırı birtakım eylemler içerisinde, davranışlar içerisinde olabilir. Türkiye bunun örneklerini çok yaşadı. Maalesef anayasal kurumlarımız da başta Anayasa Mahkemesi olmak üzere, Yargıtay Cumhuriyet başsavcıları, Yargıtay üyeleri geçmiş dönemlerde hukukun dışına çıkarak, durumdan vazife çıkararak kendilerine yetki devşirme içerisinde oldular; bunu teşvik etmememiz lazım. Böyle bir yasal kurum var. Bu kurum da mevcut Anayasa’mıza ve yasalara uygun, uluslararası sözleşmelere uygun davranmak durumundadır.
Biz özellikle, Komisyon üyesi arkadaşlarımızla birlikte zaman zaman, Komisyona gelen şikâyetleri aldık, muhataplarını çağırdık, muhataplarını dinledik; zaman zaman da kurumun yetkisi dahilinde olmayan hususlarda kurumun yetki aşımına da şahit olduk. Bu hususta da kuruma tavsiyemiz şu oldu: Meclis adına işlem yapıyorsunuz, mevzuata bağlısınız. Eksik bulduğunuz hususlarda lütfen bize müracaat edin, Parlamentoya müracaat edin bunu ikmal edelim. Size bu yetkiyi hem hukuk çerçevesinde hem yasal mevzuat çerçevesinde arkadaşlarımız bir düzenleme yaparak verebilirler. Sevindiricidir, arkadaşlarımız da bu talebimize sıcak baktıklarını, yetki aşımına sıcak bakmadıklarını ve geçmişteki yanlış uygulamalardan da kaçınacaklarını söylemişlerdi. Bunun üzerine kuruma yapılan başvurular oldu. Çok ciddi sayıda mağduriyet; kamu çalışanları da dâhil olmak üzere sivil vatandaşlardan, şirketlerden kuruma yapılan müracaatları, -zaman zaman davet ederek- talepleri aldık, dinledik ve biraz önce MHP Grubu adına konuşan değerli milletvekili arkadaşımız Ruhi Bey de bahsettiler -o toplantıda da kendileri vardı- direnç gösteren kamu kurumu temsilcilerine de bürokrasiye de Meclis adına şunu söyledik: “Elbette ki bu kurum yasaldır. Bu kurumun verdiği tavsiye kararlarına uymak size sorumluluk getirmez; anayasal bir kurumdur. Bundan imtina etmeniz belki sizin hakkınızda soruşturma açılmasını, tahkikata tabi tutulmanızı öngörebilir; bu direncinizden vazgeçin.” dediğimizde de arkadaşlarımız da hem mevzuatı bilmediklerinden hem de kurumu tam tanımadıklarından bu direnci sergilediklerini ifade etmişlerdi. Bu direnci zamanla azaltacaklarını ve kurumun da tavsiye kararlarına bağlı kalacaklarını, uyma noktasında azami gayreti, çabayı sarf edeceklerini ifade etmişlerdi. Öncelikle bunu sevindirici bir husus olarak sizlerle paylaşmak isterim. Güzel bir gelişmedir, olumlu bir neticedir; dolayısıyla da vatandaşın hak arama yönteminde basit usulle mağduriyetini ifade etme ve herhangi bir masrafa da muhatap olmadan mağduriyetinin giderilmesi noktasında böyle bir anayasal kurumdan hak talebinde bulunma ya da mağduriyetinin giderilmesi noktasında, arzusunu, talebini iletme noktasında, sonuca ulaşma noktasında memnuniyete kavuşmuş olması bizi de sevindirir.
Özellikle de Başdenetçimiz geçmiş dönemde siyasetle uğraşmış, bugün de Başdenetçilik, Ombudsmanlık görevini üstlenmiş Şeref Malkoç Bey’e çok teşekkür ediyorum; kendilerine arkadaşlarıyla birlikte hayırlı görevler diliyorum, başarılar diliyorum, Cenab-ı Hak onları muvaffak eylesin. Netice itibarıyla insanımıza yapılacak bu tür gayretlerle insanımızın hayatını kolaylaştıracak, şikâyetlerini giderecek, mağduriyetlerini önleyecek, çözüm noktalarını bulabilecek kurum, müessese kendileridir. Bize de bu hususta şikâyet, başvuru yapıldığında kendileriyle zaman zaman telefonla görüşüyoruz. Kendilerinin de yazışmayı beklemeden, bire bir ilgili kurumları, muhatapları telefonla arayıp sorunu yazıya dökmeden de bir zaman almadan da sorunu çözme noktasında ciddi gayretleri var, çabaları var. Kurumun tanıtılması noktasında da hem kendilerinin gayreti hem de Meclisten talepleri olmuştur. Biz de Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, parlamenterler olarak, milletvekilleri olarak kendilerine bu hususta elimizden gelen bütün desteği vereceğimizi ifade etmiştik.
Sizi çok fazla rakamlara boğacak değilim. Ancak kuruma bugüne kadar yapılan müracaatlar elbette yetersizdir fakat ciddi bir başvuru da söz konusudur. 2013 yılında 6.097 adet başvuru söz konusudur. 2014 yılında 5.639, 2013’ten devreden 1.528 olmak üzere toplam 7.167 başvuru devredilmiş; bunların 6.348 adedini kurum neticeye kavuşturmuştur. Yine, 2015 yılında toplam 6.874 adet kuruma müracaat olmuş, 5.897 adedini sonuçlandırmış. 2016 yılında toplamda kuruma 6.496 adet başvuru yapılmış ve bunun da yaklaşık 4.819 adedi sonuçlandırılmış; bu, sevindiricidir. Bundan sonra da bu talebin artırılması, kurumun kendini topluma takdim etmesi, bizim vereceğimiz katkı, grup başkan vekillerimizin de üzerinde durdukları, ifade ettikleri destekle inşallah daha artacak ve vatandaşımızın hak mahrumiyeti kısa sürede çözüme kavuşturulmuş olacaktır.
Kurumun bugüne kadar yaptığı faaliyetlerin tamamını burada saymaya kalksak hem zaman elvermez hem de sizleri belki yormuş olacağım. Kurumun asli görevlerinden bir tanesi de sadece hukukun içerisinde ya da yazılı mevzuatta bulunan yöntemlerle sorunu çözmek olmayıp bunun dışında da uluslararası hukuka dayalı, uluslararası sözleşmelere bağlı kalmak kaydıyla dostane çözümler, sonuçlar tavsiye kararlarına konu olabilmekte ve vatandaşın da bu tür şikâyeti belki ahlaki ölçüde de olsa hukukun da öngördüğü şekilde neticeye kavuşmuş oluyor.
Evet, geçmişte de görev almış değerli başdenetçimiz ve denetçilerimiz olmuştu. Onlar görevlerini şimdi seçilen değerli Başdenetçimiz Şeref Malkoç Bey’e ve Yahya Akman, Arif Dülger, Mustafa Özyar, Celile Özlem Tunçak ve Hüseyin Yürük arkadaşımıza devretmişlerdi. Şimdi kurumdan bir boşalma oldu, onunla da ilgili Komisyonumuz toplandı, 3 kişiyi karma üst komisyonumuza teklif etti. İnşallah önümüzdeki haftalar içerisinde de on günlük süre içerisinde yeni denetçimizi seçerek kurumun eksiksiz çalışmasına katkı sunmuş olacağız.
Benden sonraki konuşmacı arkadaşlarımın zamanını almamak, onlara da konuşacak birkaç söz bırakmak adına, Kamu Denetçiliği Kurumunun insan haklarının korunması ve geliştirilmesi bağlamında ülkemize sağlayacağı katma değeri daha da artırması temennisiyle, bugüne kadar görev almış, başta kurucu Kamu Başdenetçisi Nihat Ömeroğlu ve kurucu kamu denetçileri Zekeriya Aslan, Serpil Çakın, Mehmet Elkatmış, Abdullah Cengiz Makas ve Muhittin Mıhçak olmak üzere, görevi devralan yeni başdenetçimize ve denetçi arkadaşlarımıza başarılar diliyorum, görevlerinde kendilerinin muvaffak olmalarını temenni ediyorum, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
80 konuşma daha · 11 Ocak 2018