Emekli sandığı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (ss.72)
Ankara Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 61. Birleşim · 1. yasama yılı · 3 Nisan 2003 · 858 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
İsmail Değerli (CHP), 3 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (SS.72)); konuşma 858 kelime.
İsmail Değerli (CHP, Ankara). “Emekli sandığı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (ss.72)”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 3 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismail-degerli-22-2003-04-03-emekli-sandigi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ss-72 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA İSMAİL DEĞERLİ (Ankara)Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair 16.3.2003 Tarihli ve 4827 Sayılı Kanun ve Anayasanın 89 uncu Maddesi Gereğince Cumhurbaşkanınca Bir Daha Görüşülmek Üzere Geri Gönderme Tezkerenin 6 ncı maddesi ile 5434 sayılı Yasanın geçici 139 uncu maddesine eklenen fıkra ile emekli, dul ve yetim aylığı alanlardan belirtilen göstergelerin memur katsayısıyla çarpılması sonucu bulunacak tutarda sağlık katkı payı alınacağıyla ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini belirtmek üzere söz almış bulunuyorum.
Değerli arkadaşlar, maddeye geçmeden önce bir şey hatırlatmak istiyorum. Bugün, Tercüman Gazetesinde Sayın Nevzat Yalçıntaş'ın bir yazısı var. Ben, bazı şeyleri burada okumak istiyorum: "3 Kasım 2002 seçimleriyle Türk seçmeni kendi Meclisinde âdeta iki partili bir sistemi tercih etti. Bu, halkımızın iradî bir tercihidir ve üzerinde ayrıca tartışılabilir ve fakat, gerçek şudur ki, halihazırda, AK Partinin iktidar, Cumhuriyet Halk Partisinin de muhalefet olduğu bir düzen ortaya çıktı. Halkın ümidi canlandı, yeni bir dönemin başlangıcının işareti olarak görüldü ve iyimserlik havası yaygınlaştı. Bu olumlu başlangıçta Cumhuriyet Halk Partisinin Sayın Lideri Deniz Baykal'ın tayin edici rolü olmuştur. Bu yeni siyaset anlayışının son ara seçimlerde Siirt ve Çorum etkili olduğu anlaşılıyor. Bu durumun devamı beklenirken, maalesef, son Anayasa değişiklikleri müzakerelerinde kürsüye çıkan bazı CHP milletvekillerine ön sıralardan söz atılarak, onları bunaltma ve şaşırtma yoluna gidildiği görülmektedir. Bu, kesinlikle yanlıştır ve konuşmacının sözlerinin tutarlılığını bozar, şaşırtır. İktidarda tahammül esastır. Şeyh Edebali'nin nasihatinin, herhalde, hepimize dağıtılması gerekir" diyor. Burada kendisine teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, burada ilköğretim okulları arasında yarışma yapılmıyor; burada, Anayasa maddeleri değiştiriliyor. Herhalde, Sayın Başkan soruyu okuyor, biz de ilkokul talebeleri gibi, doğru mu yanlış mı diye, el kaldırıp el indireceğiz. Birazcık tahammüllü olmak lazım. Burada, 70 milyonun gözleri önünde Anayasa değiştiriliyor ve bu, herkesi ilgilendiren bir konuyla ilgili.
Değerli arkadaşlar, geçimini zor sağlayan emekli, dul, yetimlerden sürekli kesinti yapılarak yeni bir yük getiriliyor. Biliyorsunuz, her şeye zam gelmiştir Türkiye'de, sadece benzine 11 kere zam yapılmıştır.
ŞEVKET ARZ (Trabzon)13, 13...
CEVDET SELVİ (Ankara)14, 14...
İSMAİL DEĞERLİ (devamla)Bakın değerli arkadaşlar, benzine zam geldiği zaman, iğneden ipliğe her şeye zam gelir. Bizim, emekliyi, dulu, yetimi korumamız gerekirken, onlara bir de yük bindiriyoruz. Emekli hastaneye gidiyor, saatlerce kuyrukta bekliyor. Emekli maaş alırken saatlerce kuyrukta bekliyor, çoğu maaş kuyruklarında can veriyor. Bizim, onlara saygılı olmamız gerekirken, onların durumlarını düzeltmemiz gerekirken, onlara, bir de ek yükler getiriyoruz. Emekli, akşam olup pazarın dağılmasını bekliyor; pazara gidip artıkları toplayan nice emekli var.
Daha önceleri -doğru bir karar değildi, ben de katılıyorum- ilaçların yüzde 10'unu vatandaş kendi cebinden ödüyordu, maaşından kesilmiyordu; belki, burada, yanlışlıklar olabilirdi, yolsuzluk olabilirdi; ama, o emeklilerin çoğu eczanelere o yüzde 10'u vermiyordu; şimdi, rahatsızlığı için yazılan reçetenin yüzde 10'u, para eline geçmeden ayrıca maaşından kesiliyor. Bence, çalışanlara bu yapılmalıydı; ama, emekli olanlara bunun yapılmaması gerekirdi.
Değerli arkadaşlar, bu kanunun 64 üncü maddesinde, bazıları kapsam dışına çıkarılmış. Bu, doğru bir şeydir; ama, Anayasanın 2 nci maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin sosyal bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Anayasanın 5 inci maddesinde, kişilerin ve toplumun gönenç, huzur ve mutluluğunu sağlamak, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli koşulları hazırlamaya çalışmak devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılır. Yine, 60 ncı maddede, herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu vurgulandıktan sonra, devlet, sosyal güvenliği sağlayacak önlemleri almak ve gerekli örgütü kurmakla görevlendirilmiştir. Bu örgütler nelerdir, hepimiz biliyoruz; Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve SSK.
Değerli arkadaşlar, sosyal güvenlikte, bireylere ekonomik güvence sağlamak lazım, zararlara karşı korumak lazım, bireyi ekonomik yönden güçlendirmek lazım, insan geleceğini güvence altına almak lazım, mutluluğunu sağlamak lazım. Bu mutluluk, dediğim gibi, bu üç kurumda olmalıdır. Siz, bu yasayla, Emekli Sandığının yükünü artırıyorsunuz. Erken emeklilikle, 6 ncı maddeye de emekli, dul ve yetimi sokmakla sorun çıkıyor ortaya.
Değerli arkadaşlar, bütçenin açığını kapatmak için, emekli, dul ve yetim keseneklerini bir yana bırakalım; çünkü, bununla 78 trilyon lira toplanacak. Devleti soyanların götürdüklerinin yanında, bu para, okyanusta damladır. 1 inci maddede, yine aynı şekilde yüzde 1 kesinti var, 168 trilyon lira da oradan kesiliyor; yani, toplam 246 trilyon kesiliyor. Maaş alan kişilere de yüzde 5 ile 10 arasında bir zam yapılmıştır.
Bu açık nereden karşılanıyor; bu açık, yetim, dul ve emekliden, tarımsal destek amaçlı harcamalardan, bugün görüşülen ek vergilerden karşılanıyor. Bu, bana göre, emekli, dul ve yetimlere saygısızlıktır.
Değerli arkadaşlar, bazı önerilerim var:
1-Devleti 20 milyar dolar dolandıran özel banka sahiplerinden alınsın.
2- Hayalî ihracat, ithalat yapanlardan alınsın.
3- Kaçak işçi çalıştıran işverenlerden alınsın
4- Vergisini vermeyenlerden alınsın.
5- Sahte fatura kullananlardan alınsın.
6- Devleti başka türlü dolandıranlardan alınsın.
7- Özelleştirme adı altında cumhuriyetin 70 yıllık birikimlerini yok pahasına alan, fabrikaları kapatan, çalışanları işten atan, arazileri parselleyip trilyonları, katrilyonları kazananlardan alınsın.
8- Devlete ait dünya kadar fazla araç var. Bunlar satılsın, fuzuli yere masraf edilmesin, onlardan alınsın.
Yine, gerçek hak sahiplerinin kullanmadığı, bizim gibi milletvekilleri ve üst bürokratların kullandığı kamp yerlerinden, tatil beldelerinden alınsın.
Değerli arkadaşlar, bu yasayla, bu kişilerden, 25 000 000 ile 110 000 000 lira arasında para gelmektedir. Sosyal devlet anlayışı, bence, bu olmamalıdır; bana göre bu doğru değildir.
Geliniz, yukarıda saydığımız kişi ve kuruluşlarla ilgili yasa çıkaralım, ülkeyi düze çıkaralım; ama, buna cesaret edemezsiniz; çünkü, sizi, onlar iktidara getirdi.
AHMET YENİ (Samsun)Halk getirdi, halk!
İSMAİL DEĞERLİ (Devamla)Hepinize saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
38 konuşma daha · 3 Nisan 2003