İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 112. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sağlık hizmetleri temel kan.,sağlık personelinin tazminat ve çalışma esaslarına dair kan.tas.( s.sayısı : 934 ) (doktorlara mecburi hizmet hk.)

İsmail Değerli

Ankara Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 112. Birleşim · 3. yasama yılı · 15 Haziran 2005 · 632 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

İsmail Değerli (CHP), 15 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KAN.,SAĞLIK PERSONELİNİN TAZMİNAT VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR KAN.TAS.( S.SAYISI : 934 ) (DOKTORLARA MECBURİ HİZMET HK.)); konuşma 632 kelime.

İsmail Değerli (CHP, Ankara). “Sağlık hizmetleri temel kan.,sağlık personelinin tazminat ve çalışma esaslarına dair kan.tas.( s.sayısı : 934 ) (doktorlara mecburi hizmet hk.)”. TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim tutanağı, 15 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismail-degerli-22-2005-06-15-saglik-hizmetleri-temel-kan-saglik-personelinin-tazminat-ve-calisma-e (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA İSMAİL DEĞERLİ (Ankara)Sayın Başkan, değerli Meclis üyeleri; 934 sıra sayılı, 4 yasada ve kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapan kanun teklifiyle ilgili olarak 3 üncü madde üzerinde söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlarım.

Değerli arkadaşlar, bir ülkenin en mühim hizmet alanı sağlık, millî eğitim ve adalettir. Tabiî ki, diğer konuların da kendisine göre önemli yanları var; ama, özellikle sağlık çok mühim. Bir ülkenin kalkınması, gelişmesi, insanların mutlu olabilmesi, başarılı olabilmesi için ruhen ve sağlık yönünden tam sağlam olması lazım ve bu hizmetin de uygun bir şekilde verilmesi lazım. Ancak, böyle bir yasa hazırlanırken, ilgili meslek kuruluşlarının fikirlerinin alınması gerekirdi. Ne yazık ki, hem mecburî hizmet kaldırılıp Özendirme Yasası getirilirken hem de bu yasa tekrar getirilirken, Türk Tabipler Birliği ve tabip odalarıyla ilgili olarak hiç kimsenin görüşü alınmamış ve Sayın Bakan da, bir ay uğraşmalarına rağmen, gerçekten, kendilerine randevu bile vermemiştir.

Değerli arkadaşlar, iki yıl önce, burada, Sayın Bakan, hakikaten, çok büyük iddialarla bir yasa getirdi. Bu yasada, hatta, kendi ağzıyla "Mecburî Hizmet Yasası, bu iki sözcük bir züldür" dedi, "bunu telaffuz etmek bile çok zor" dedi ve bunu kaldırdı, biz de destek olduk; ama, şimdi, bakıyoruz ki, bu iş olmamış ve gerçekten, bu işin olmayışının sebepleri ortada. Yani, siz, 1 081 sözleşmeli uzman kadroya 136, 3 524 pratisyen hekim kadrosuna 1 565 kişiyi atamışsınız. Yani, niye insanlar gitmiyor?..

Değerli arkadaşlar, siz, hekime -burada maaş alan hekimle mukayese ettiğiniz zaman- 10 misli maaş verseniz bile, bazı yerlere hekim gitmez. Siz, hekimi gönderiyorsunuz; doğru dürüst hastanesi yok. Siz, hekimi gönderiyorsunuz; çatılar akıyor. Siz, hekimi gönderiyorsunuz; tansiyon aleti yok, hasta muayene etmek için herhangi bir alet edevatı yok. Siz, hekimi gönderiyorsunuz; ambulansı yok, yardımcı hizmet sınıfında çalışan insanı yok, yardımcı hizmet sınıfındakiler yok, hemşiresi yok, çoğu yerde ebesi yok.

MEMET ALİ SUÇİN (Batman)Var, var, hepsi var.

İSMAİL DEĞERLİ (Devamla)Yani, siz, buraya hekimi gönderseniz de, ne kadar maaş verirseniz verin, o hekim yine orada çalışmaz. Bununla ilgili olarak, Sayın Bakan, değişik kararnameler çıkarmış, genelgeler yayımlamış, yazılar göndermiş, yönetmelikler göndermiş… Bunların çoğu da yasaya aykırı ve bu gönderdiği tebligatların birçoğu da Danıştay tarafından geri çevrilmiş; çünkü, bunlar, usulüne uygun olmayan kararlar.

Değerli arkadaşlar, hekimleri çalıştırabilmenin yollarını bilmek lazım. Eğer, o yolları bilemezseniz, o hekim oraya gitmez. Daha önce, mecburî hizmette, çoğu hekim gitmedi; özendirme yasası getirdiniz, gitmedi. Dönersermayeden pay vereceğiz dediniz, büyük adaletsizlik yaptınız. Bakınız, namuslu, dürüst çalışan klinik şeflerine hiçbir diyeceğim yok; ama, değerli arkadaşlar, burada, Numune Hastanesinde bile, bazı klinik şefleri, hasta muayene fişlerini damgalayarak, imzalayarak, koymuştur polikliniklere, asistanlar 24 saat çalışıyor, ay sonu geliyor, dönersermayeden ilgili şef alıyor 8-10 milyar, orada 24 saat çalışan doktor alıyor 800 000 000 lira veyahut dönersermayeden alıyor 500 000 000 lira. Bu nasıl adalet?! Evet, hakikaten, bazı yerlerde 7, 8, 9 milyar lira para alan kişiler var; ama, acaba kaç kişi alıyor bunu, kaç tane doktor alıyor bunu? Tıp fakültesini bitiren bir doktor 800 000 000 maaşla işe başlıyor. Bir uzman hekimin aldığı para 1 milyar civarında; yani, siz temelinden bunu çözemezseniz eğer, kaynağından bunu çözemezseniz, o zaman, doktoru çalıştırma şansınız yoktur. Siz mecburî hizmet de getirseniz bir, dönersermayeden pay verseniz de bir, sözleşmeli de getirseniz bir. Her şeyden önce, doktor, yardımcı sağlık personeli ister, özlük haklarının doğru dürüst verilmesini ister, çalışma ortamının uygun olmasını ister. Burada, Ankara'da, gidiniz, çoğu hastanelerde 100 kişi kuyrukta, çoğu doktorun, üstünde oturacak sandalyesi yok, doğru dürüst sedyesi yok. Ben bunu iddia ediyorum; çünkü, gidip gözlerimizle görüyoruz. Siz bu şartları düzeltmezseniz, Ankara gibi yerde bunlar böyle olursa, acaba, Doğu'da, Güneydoğu Anadoluda çalışan hekim ne yapsın, nasıl yapsın?! Maaşını alır, oturur, doğru dürüst hizmet vermez, çoğu sevk yapar, havale yapar, prim alır oradan. Bunları önlemek lazım, özendirmek lazım. Mesela, Sayın Bakanımız, Erzurum'dayken iki senede doçent oldu; ama, İstanbul'dakiler beş sene bekliyordu ve üstelik, Erzurum'da 3 misli maaş alıyordu, İstanbul'daki asistandan daha fazla para alıyordu ve hakikaten…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

29 konuşma daha · 15 Haziran 2005

29 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook