400 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle görüşmelerinin yapılıp yapılamayacağı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 107. Birleşim · 1. yasama yılı · 27 Haziran 2016 · 231 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
İsmail Faruk Aksu (MHP), 27 Haziran 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 400 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle görüşmelerinin yapılıp yapılamayacağı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle); konuşma 231 kelime.
İsmail Faruk Aksu (MHP, İstanbul). “400 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle görüşmelerinin yapılıp yapılamayacağı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 27 Haziran 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismail-faruk-aksu-26-2016-06-27-400-sira-sayili-kanun-tasarisi-nin-anayasa-ya-aykiri-oldugu-gerekcesiy (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=50283
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İSMAİL FARUK AKSU (İstanbul)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bir ülkenin hukuk devleti olduğundan bahsedilebilmesi için o ülkede bağımsız bir yargı teşkilatının varlığının tartışmasız olarak kabul edilmesi gerekir. Bağımsız yargı ise yargıçların bağımsızlıkları ile mesleki geleceklerinin ve diğer özlük haklarının yasama ve özellikle yürütme organının baskı ve müdahalelerine göre şekillenmemesi ve yargıçların kendilerini güvencede hissetmelerinin sağlanmasıyla gerçekleşir. Bağımsız yargı, vatandaşların yasama ve yürütme organları karşısında en önemli teminatıdır. Bu teminat sayesinde hukuk devleti varlık bulur. Hukuk kurallarıyla yönetilen bir ülkede toplum, genel hukuk ilkelerinin, adil yargılanma hakkının ve diğer temel hakların uygulanabilirliğinin garanti edilmesini ister. Demokratik hukuk devletinin en önemli unsuru olan eşitlik ilkesine aykırılık ve hukuk güvenliği hakkıyla ilgili olarak ortaya çıkan sorunlar, vatandaşın da adalete olan güvenini sarsar. Yargı reformu kapsamında yapılacak her türlü değişiklik, toplumun adalet ve güven duygusunu artıracak şekilde olmalıdır.
Tasarı bu çerçevede değerlendirildiğinde, bize göre de, üyeliklerin tamamının sonlandırılması, görev sürelerinin sınırlandırılması, dairelerin kapatılmasının ve üye sayılarının hangi somut kriterlere göre belirlendiğinin belli olmaması, sözlü ve benzeri sübjektif değerlendirmelere açık düzenlemeler getirmesi, kanun önünde eşitlik, hâkimlik teminatı ve yüksek yargıya ilişkin, Anayasa’nın 9, 10, 138, 139, 140, 154 ve 155’inci maddelerine aykırılık teşkil etmektedir. Nitekim Adalet Komisyonunda İç Tüzük’ün 38’inci maddesi uyarınca bir tartışma açıldı ve tartışma sonucunda Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekillerinin oylarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verilerek Genel Kurula gönderilmesine karar verildi.
Bu düşüncelerle hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
98 konuşma daha · 27 Haziran 2016