Askerlik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile istanbul milletvekili hasan kemal yardımcı'nın; askerlik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi ve milli savunma komisyonu raporu (s. sayısı: 52)
Niğde Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 22. Birleşim · 2. yasama yılı · 20 Kasım 2007 · 900 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
İsmail Göksel (AK Parti), 20 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ASKERLİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI İLE İSTANBUL MİLLETVEKİLİ HASAN KEMAL YARDIMCI'NIN; ASKERLİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ VE MİLLİ SAVUNMA KOMİSYONU RAPORU (S. SAYISI: 52)); konuşma 900 kelime.
İsmail Göksel (AK Parti, Niğde). “Askerlik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile istanbul milletvekili hasan kemal yardımcı'nın; askerlik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi ve milli savunma komisyonu raporu (s. sayısı: 52)”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 20 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismail-goksel-23-2007-11-20-askerlik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-ile-ista (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c005/b022/tbmm230050220167.pdf
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İSMAİL GÖKSEL (Niğde)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasansı'nda kişisel gözlemlerimi belirtmek üzere söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisin değerli üyelerini saygıyla selamlıyorum.
Sözlerime başlamadan önce, bu kutsal vatan topraklarında canlarını feda eden şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, milletimizin başı sağ olsun diyorum, zira, onlar millete mal olmuşlardır. Gazilerimize minnet, onları yetiştiren ailelerine şükranlarımı sunuyorum. Şu anda vatan topraklarını sınır boylarında koruyan, kollayan yüce Türk ordusuna ve onunla birlikte çalışan güvenlik kuvvetlerine, erinden generaline kadar herkese minnet duygularımı bu kürsüden ifade etmek istiyorum.
Değerli milletvekilleri, yeniden revize edilen Askerlik Kanunu'muz, günün şartlarına göre vatandaşın işlemlerinde kolaylık sağlaması, vatandaşın mağduriyetlerinin önlenmesi, bunun yanında ordu disiplininin bozulmaması açısından da gerekli olan düzenlemelerdir.
Getirilen söz konusu düzenlemelerde, bundan önce mevcut uygulamada, lisans eğitimini tamamlayan yükümlülerin, askerliklerine karar aldırdıktan sonra, sekiz ay ile on beş ay arasında değişen sürelerde askere alındıkları bilinmektedir. Bu sürelerin çeşitli mağduriyetlere yol açtığı görülmüş, Bakanlığımız, bu mağduriyetleri giderme yönünde yeni düzenlemelere ihtiyaç duymuştur. Bu süre içerisinde staj, yüksek lisans, master, doktora ve ihtisas sınavları yapıldığında, yükümlülerden bir kısmı usulsüz raporlar alma yoluna gitmekteler. Bunun da soruşturması ve cezalandırılması mağduriyetlere yol açmaktadır. Öte yandan da, zamanı kaçırdıklarından, bakaya kalma durumunda olduklarından, Askerî Ceza Yasası'na göre haklarında dosya düzenlenmekte ve savcılıklara sevk edilmektedir.
Uygulamadan doğan bu işlemlerde, yükümlülere, artık -lise ve dengi okul mezunları ile iki üç yıllık yüksekokul mezunları gibi- mezuniyetlerini müteakip iki yıl master, yüksek lisans, doktora ve yurt dışı eğitimden sonra, denklik işlemlerini tamamlamak için ayrıca bir yıl daha ilave süreler verilmektedir. Tabii, bu süreler, mezuniyetlerden sonra başladı. Biraz önceki konuşmacı arkadaşlarımdan bazıları, işte, ara verenler, sınıfta kalanlar mevzularından söz ettiler, haklılar. Onlarda da, biz buradaki mezuniyetten itibaren süreyi işletiyoruz. Dolayısıyla, öyle bir mağduriyet de söz konusu olmayacaktır diye düşünüyoruz.
Değerli milletvekilleri, 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun 78'inci maddesinde, uygulamada üç aya kadar olan hava değişimleri, yani, peyderpey bile olsa, toplamı üç ayı geçmemek üzere hava değişimleri askerlikten sayılmakta. Hastaların tedavi edildikleri süreler, hastanede yattıkları süreler de askerlikten sayılmakta. Bu maddeye ek olarak getirilen fıkrada, kasti olarak kendisini askerliğe yaramaz hâle getirmeye ya da getirtmeye... Bazen can kıymetli oluyor, kendisi getiremiyor, bir başkası tarafından bu fiili işletmeye çalışanlar olabiliyor. İşte, kendisini askerliğe yaramaz hâle getirmek suçunun yanında, buna teşebbüs etse dahi, bunun varlığı, kastı araştırılıyor, dosyalar düzenleniyor, askerî mahkemelerde yargılanma yoluna gidiliyor, Askerî Ceza Kanunu'nun 81 [okunamadı]'inci maddesinin, ikinci fıkrasına, birinci fıkrasında da belirttiği gibi, kısmen de olsa bu hizmetten geri kalanlar cezalandırılıyor. İşte, bu cezalandırma esnasında da, kişinin kastı ortaya çıkıyor. Bu kasıttan dolayı da, tedavide geçen süreleri, üç ay bile olsa geçen hava değişim süreleri, normal askerliğinin üzerine devam ettiriliyor. Yani, sen bu eylemi yapmazdan önce neredeysen, cezanı çektikten sonra olduğun yerden tekrar başlayıp askerliğini bitireceksin arkadaş, sahtekârlığa gerek yok diyoruz.
Bu tür fiilleri işleyenlerin tedavileri kısa sürede sonuçlandırılmadığından, tedavi ve hava değişimi süreleri devam ederken çoğu kez askerlik süreleri de bitmiş oluyor. Bir bakıyorsunuz, hava değişiminde, askerlik şube başkanı ya da kıta komutanı kendisinin tezkeresini doldurup doldurmamakta ya da gönderip göndermemekte tereddüt yaşıyor. Hatta, tedavileri devam ettiğinden, hava değişimleri de bitmediğinden, tezkere verilse bile, askerlikten sonra askerlik şubeleri kanalıyla, silsile yoluyla, bağlı oldukları askerî tedavi kurumlarında tedavileri de devam ettirilmektedir. Buradaki amaç, arkadaşlar, suistimali önlemektir, normal askerliğini yapan evlatlarımıza ceza değildir, suistimali az da olsa bilerek veya bilmeyerek işleyenleri cezalandırmak ve onlara kötü örnekleri, kötü emsalleri yok etmeye yöneliktir. Aynı zamanda, bu kötü emsaller ordunun disiplinini bozmaktadır ve disiplinin sarsılmasına fırsat vermeyecek düzenlemeler getirilmiştir.
Değerli milletvekilleri, bu kanun içerisinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda 103 ve Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 126'ncı maddesindeki memurların, silahlı kuvvetlerde de rütbeli şahısların radyoaktif ışınlarına maruz kalan çalışmalarda çalıştıkları sürelerde, normal yıllık izinleri, mazeret ve normal izinlerinin dışında yılda bir ay kadar daha ilave -radyoaktife maruz kaldığından dolayı- izin veriliyor. Ama, bu personelin yanında yardımcı eleman olarak erbaş ve erlerimiz de çalıştırılıyor, hatta onlardan daha uzun süreli de kalabiliyor. Onlara özel beslenmeler de uygulanıyor, diğer yasalarımıza göre. İşte, askerlerimiz, yanındaki amirinin, astsubayının, uzmanının, komutanının, doktorunun yanında çalıştığı askerimiz, çavuşumuz, onbaşımız, erimiz aynı hak- lara sahip olsun, aynı beslenmeye tabi tutulsun, yılda bir ay ilave izin verilsin denilmektedir. Bu eşitlik diğer sivil memurlar ve rütbeliler yönünden de sağlanmış olmaktadır. E, bu hizmet bir yıldan az olursa, örnek: Altı ay çalışmış, o zaman da on beş gün; üç ay çalışmış, bir hafta; bir ay çalışmış, e, o zaman orantı kuracaksınız, bir yılda otuz gün ettiğine göre bir ayda şu kadar eder şeklinde ilave bir izin verme yetkisine gidilmektedir.
Değerli arkadaşlar, askerliğin temeli disiplindir. Kanunlara, nizamlara ve amirlere mutlak itaati içeren disiplinin tarifinde, disipline tam uyan personel ile disiplini ihlal eden personel arasında iyi yönde olanı teşvik edici, diğerlerini de özendirici olması gerekmektedir. Disiplinin temininde, amirlerin elindeki ceza yetkisi yanında, bir de ödül yetkisi verilmektedir. Zira, disiplini bir terazi kabul ederseniz, amirin bir elinde ceza yetkisi, bir elinde mükafat yetkisi olarak verilmiştir.
BAŞKANSayın Göksel, bir dakika ilave ediyorum, tamamlayın lütfen.
İSMAİL GÖKSEL (Devamla)Bu mükafat yedi gündür arkadaşlar. Yedi gün mükafatı alacak askerin hiçbir disiplin cezası almamış olması şarttır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Silahlı Kuvvetlerimizin en üst seviyede disiplin içerisinde, barışta ve savaşta, her zaman ve her yerde harbe hazırlanmasından, bu çatı altındaki tüm milletvekilleri olarak, ortak sorumluluğumuz vardır. Yüce Atatürk'ün deyimiyle "Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin çelikleşmiş bir ifadesidir." Bu çelik gibi bir irade, çelik gibi bir disiplinle olur.
Başta Silahlı Kuvvetlerimiz olmak üzere tüm milletimize bu Kanun'un hayırlı olmasını diler, yüce heyetinizi saygıyla selamlarım. Sağ olun, var olun. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
69 konuşma daha · 20 Kasım 2007