Ham Tutanak Metni
Uşak Milletvekili ·
AK Parti
Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 5 Kasım 2026 · 877 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
İsmail Güneş (AK Parti), 5 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Ham Tutanak Metni); konuşma 877 kelime.
İsmail Güneş (AK Parti, Uşak). “Ham Tutanak Metni”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 5 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismail-gunes-2026-11-05-ham-tutanak-1 (erişim: 5 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Tutanaklar/TutanakGoster/5487
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İSMAİL GÜNEŞ (Uşak)Teşekkür ederim Sayın Başkanım. Sayın Bakanım, milletvekillerimiz, Bakan Yardımcılarımız değerli bürokratlar ve basın mensupları; ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum. Özellikle 2027 Maliye Bakanlığı bütçemizin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Tabii, burada 2027 bütçesine baktığımız zaman giderlerimizin 27 trilyon 276 milyar, gelirlerimizin de 23 trilyon 408 milyar, bütçe açığımızın da 3 trilyon 868 milyar TL olduğunu görüyoruz. Tabii ki esas olan Sayın Bakanım, bütçelerde denk bütçe yapmak yani gelirin ve giderin birbirine eşit olması lazım. Ne zaman ki... Tabii ki burada bütçe açığı yapılabilir, bu bütçe açığındaki elde ettiğiniz kaynakları siz eğer yatırıma, üretime, istihdama ayırıyorsanız tabii, bu ülke açısından önemli bir şey ama bunu -diğer taraftan, işte, konutadır, evleridir- başka şeylere harcıyorsanız tabii ki bu bütçedeki açıklar her zaman daha fazla artacak ve mali disiplin bozulacak ve dolayısıyla da bütçe içindeki faiz giderleri de artacaktır. Tabii, AK PARTİ iktidara geldiği günden beri baktığımız zaman, bütçe açığının gayrisafi millî hasılaya oranları aşağı yukarı yüzde 11'lerden genelde yüzde 3'lerin altına düşürülmüş, işte, hem 2009'daki ekonomik krizde hem de deprem sonrasında 2023'te 5'leri geçmiş bugünlerde aşağı yukarı yüzde 3,5 civarlarına falan düşmüştür. Temel amaç tabii ki bunun daha da aşağıya düşürülmesi. Baktığımız zaman, faiz giderleri de aynı şekilde 3 trilyon 975 milyar lira olup gayrisafi millî hasılaya oranı 3,6'dır. Bu tabii ki yüksek bir oran ama geçmiş dönemlerdeki bütçe içindeki faiz oranları yüzde 44'leri görmüş, biz bunları yüzde 8'lere düşürmüşüz, bugün yüzde 14'lerde; fazla. Bunun da en büyük temel nedeni 2023 yılında yaşadığımız deprem ve kısa sürede finansmana erişme. Tabii ki bir de başımızın belası enflasyon var. Enflasyon yüzde 64'lere çıktı ve 2023'te, 2024'te sonra biz onları 44'e ve şimdi de 30'lara düşürdük ve enflasyonu düşürmekte hem birtakım sıkıntılar çekiyoruz. Şunu da ifade edeyim ben bu konuda önce: Tabii ki bu enflasyonu düşürmede sadece biz mi başarısızız, diğer dünya devletleri çok başarılı da biz mi bunda zorlanıyoruz? Hayır. Dünyada çok büyük değişiklik olmuştur, finansmana erişim zorlaşmıştır ve pahalılaşmıştır. Mesela, bugün, baktığımız zaman, arkadaşlar; İngiltere'de faiz otuz yıl sonra on yıllık tahvillerde yüzde 6'lara çıkmıştır. Yine aynı şekilde Fransa'da 5,7'lere çıkmış. Yine Japonya'da 3'lere çıkmış ve bu bakımdan baktığımız zaman, mesela, Sayfa: 45 Amerika Birleşik Devletleri enflasyonu "Yüzde 2,2'lere düşüreceğim." demiş, düşürememiş, yüzde 3'lere çıkmış. Dolayısıyla bu sadece bizim sorunumuz değil, aynı zamanda dünyanın sorunu. Bugün ekonomisini iyi olarak bildiğimiz Almanya'nın birtakım firmaları, işte, Volkswagen 4 tane fabrikasını kapatmak, 100'den fazla kişiyi işten çıkarmakla ve ekonomisini düzeltmekle uğraşmaktadır. Bizim ekonomimize baktığımız zaman, gerçekten de bizim kamu borcumuzun millî gelire, hasılaya oranı yüzde 24'lerde. Bu Almanya'da kaç? 66'larda. Diğer taraftan, Fransa'da kaç? 120'lerde. Amerika'da kaç? Yüzde 118'lerde. Bu bakımdan, baktığınız zaman, gerçekten de mali disipline uygun bir ülkeyiz ve hane halkı borçluluğuna baktığınız zaman, hane halkı borçluluğu yüzde 10'larda. Peki, Avrupa bölgesinde hane halkı borçluluğu kaç? Yüzde 50'lerde. Peki, reel sektör borçluluğu kaç, millî gelire oranı? Reel sektörün Avrupa bölgesinde borçluluk oranı finansal kesim hariç yüzde 103'lerde, Peki, bu oran bizde kaçta? Yüzde 47'lerde. Gerçekten bu anlamda baktığımız zaman, bizim finansal değerlerimiz çok önemli. Tabii ki bütçe açığı verdiğimiz dönemlerde biz bu parayı nereye aktarmışız derseniz arkadaşlar, genelde yatırıma aktarmışız. Geriye dönüp bakıyorsunuz, mesela, 402 bin derslik yapmışız, yine 779 hastane yapmışız, 27 şehir hastanesi yapmışız, 24 bin kilometre duble yol yapmışız ve 76 olan üniversite sayımızı 208'e çıkarmışız ve vatandaşların yüzde 30'u sosyal güvenlik güvencesinden mahrumken yüzde 99'una ulaştırmışız ve TOKİ vasıtasıyla 1 milyon 700 bin konut yapmışız. Yine, 1.286 yeni baraj inşa etmişiz ve dünyanın en büyük 5'inci barajını yine bizi inşa etmişiz. Yine, Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, TANAP ve TCG ANADOLU gibi sayısız esere imza altmışız. Enerjide kurulu gücümüzü 31 bin megavattan 127 bin megavata çıkarmışız. Burada, tabii ki arkadaşlar, eskiden keşke bunları daha fazla yapsaydık, daha fazla yapsaydık, yatırım yapsaydık... Şu var arkadaşlar: Şimdi maliyetler arttı ve Almanya altyapısını yapamaz hâle geldi. İyi ki biz bunları zamanında yapmışız ve dolayısıyla da arkadaşlar, ben şuna bakıyorum: Yani muhalefette dediğin zaman arkadaşlar, sadece sorun tespit eder değil, sorunlarla beraber çözüm önerir. Siz sadece sorun tespit etmekten öte geçememiş bir muhalefetsiniz. Ya bu sorunlar karşısındaki çözüm önerinizde hiçbir şey yok. Gelelim fon meselesine. Fon meselesinde tabii ki uyanık ve ahlaksız bazı kişiler birtakım oyunlarla vatandaşı kandırarak ve sanal değerler üreterek milleti oraya çekmiş. Tabii, burada kamu kurumlarının görevi var mı; var. Burada Sayın Bakanımız fonla ilgili gerekli uyarıyı yapmış mı; tam bir yıl önce yapmış ve kamu kurumlarından kim görevini ihmal ettiyse onlar sonuna kadar hesap vermek zorundadır ve hesap da verecekler. Sanki bu fon işinde sadece AK PARTİ'liler varmış gibi, bu dolandırıcılığı AK PARTİ'liler yapmış gibi algı var. Bu fonun içinde kim var arkadaşlar? Herkes biliyor ki uyanıklar var, 3 bin tane şirket var... Bunun 114 tanesi serbest fon. Serbest fona girebilmek için nitelikli yatırımcı olmanız lazım, nitelikli yatırımcı olabilmeniz için bankada 10 milyon TL paranız olması lazım, şimdi onu 50 milyona çıkardılar. Yani bunların büyük bir kısmı ekonomiyi bilen, parası olan insanlar olarak bakıyoruz ve serbest fonların risk derecesi ne arkadaşlar; 7 yani riskli. Peki, buradaki vatandaş zarar etti, tamam, bunlara "mağdur" diyelim. Peki, aynı şekilde borsada da belli şirketlere para yatırmış insanların parası onda 1'e düştü, yirmide 1'e düştü, bunlar da mağdur değil mi; bunlar da mağdur. Dolayısıyla burada tabii ki gerekli tedbirleri devlet almak zorunda, kurumlar almak zorunda. Burada ihmal, kasıt ne varsa bunlar gerekli hesabı mutlaka verecektir arkadaşlar...
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
41 konuşma daha · 5 Kasım 2026