Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi münasebetiyle
Adana Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 94. Birleşim · 3. yasama yılı · 3 Haziran 2020 · 427 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
İsmail Koncuk (İYİ Parti), 3 Haziran 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi münasebetiyle); konuşma 427 kelime.
İsmail Koncuk (İYİ Parti, Adana). “Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 3 Haziran 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismail-koncuk-27-2020-06-03-carsi-ve-mahalle-bekcileri-kanunu-teklifi-munasebetiyle (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=88285
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İSMAİL KONCUK (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Aslında bizim yaşlarımızda olan vekillerimizin bekçilik dönemini hatırlamaları tabii nostaljik bir şey aynı zamanda. Güzel hatıralarımız da var bekçilerimizle. Bizim çocukluğumuzda gerçekten bekçilerle çok ciddi hatıralarımız var biz kaçardık onlar kovalardı filan.
Değerli milletvekilleri, bekçilik, aslında Osmanlı Dönemi’nden kalma bir uygulama ama 24 Nisan 1914 tarihinde Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu çıkmış, 1966’da 772 sayılı Kanun çıkmış. Tabii, burada, 1974 yılında son bekçi alımı yapılmış. 1974 yılından sonra bekçi alımı yapılmamış ve 2008 yılında AK PARTİ iktidarı tarafından geriye kalan 8.152 bekçi polis yapılmış.
Şimdi, burada aklımıza şu soru geliyor: 2008 yılında -buradan hareketle- bekçiliği lağveden AK PARTİ iktidarı. 2008 yılında lağvetmiş; kalanlar, polis yaparak bekçiliği fiilen ortadan kaldırmış.
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ)Görülen lüzum üzerine.
İSMAİL KONCUK (Devamla)Hangi lüzum bilmiyorum tabii, düdük sesi özlemi herhâlde.
Şimdi, aynı AK PARTİ 2019 yılında yeniden bekçi almış. Elbette bekçilerimize karşı değiliz, istihdam yaratmak son derece önemli. Tabii, torpille yandaşı istihdam etmediğiniz sürece, adaletle milletin evlatlarına yaklaştığınız sürece her alanda yaratılan istihdamı destekleriz.
Aslında bunun açıklanması lazım. Hani “eski Türkiye” “yeni Türkiye” filan. Acaba bizim duyduğumuz özlem gibi eski Türkiye’ye mi bir özlem duymaya başladınız; o soru aklımıza geliyor. Aslında, bu kanun 772 sayılı Kanun’un gerisinde bir kanun, o kanun daha etraflıca düzenlenmiş bir kanun. Mesela bakın, bekçiler 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36’ncı maddesinin 7’inci bölümünde emniyet hizmetleri sınıfında sayılıyor orada var mahalle bekçileri.
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ)Var mı?
İSMAİL KONCUK (Devamla)Var, 7’nci fıkrasında var. 8’inci maddede jandarma hizmet kolu var. Şimdi, bu kanunla jandarma hizmeti içerisinde de bekçiliği zikrediyoruz. Yani hem bekçiler emniyet hizmetleri sınıfı içerisinde orada ifade ediliyor hem bu kanuni düzenlemede jandarma hizmetleri sınıfı içerisinde de zikrediliyor. Yani bekçiler hem emniyet sınıfı içerisinde, hem jandarma sınıfı içerisinde.
Eski de bir sendikacı olunca burada aklıma şu geliyor: Önümüzdeki süreçte bazı hukuki problemler yaşayabilir miyiz? 1990’lı yıllarda bekçiler yani 1974 yılında alınan o son bekçiler 1990’lı yıllar boyunca ta siz onları polis yapana kadar “Bizi polis yapın.” diye feryat ettiler. Kaç yıl boyunca? On sekiz yıl boyunca feryat ettiler. O dönemde yazılan yorumları okuyorum hatta 2008 yılında sizin onları emniyet hizmetleri sınıfına almanızla ilgili çıkardığınız kanunu, düzenlemeyi, vekil yorumlarını okuyorum; feryat figan ediyorlar. Elbisesinin renginden dahi rahatsız olan bekçiler var o tarihte. Niye rahatsız? Polis olmak istiyor ama polis olamıyor ve “Polisin birtakım hakları var.” diyor “Benim niye benzeri haklarım yok?” diye feryat ediyor. Bakın, işin çalışma hayatı boyutuna baktığımız zaman gerçekten bekçiler bu feryatlarında haklı. Şimdi işe giren bu bekçiler de önümüzdeki süreçte feryat edecekler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
92 konuşma daha · 3 Haziran 2020