Sağlık çalışanlarına yönelik artan şiddet olaylarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeler ve meclis araştırması komisyonu raporu
Kayseri Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 94. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Mayıs 2014 · 649 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
İsmail Tamer (AK Parti), 28 Mayıs 2014 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAĞLIK ÇALIŞANLARINA YÖNELİK ARTAN ŞİDDET OLAYLARININ ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA BİR MECLİS ARAŞTIRMASI AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGELER VE MECLİS ARAŞTIRMASI KOMİSYONU RAPORU); konuşma 649 kelime.
İsmail Tamer (AK Parti, Kayseri). “Sağlık çalışanlarına yönelik artan şiddet olaylarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeler ve meclis araştırması komisyonu raporu”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 28 Mayıs 2014. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismail-tamer-24-2014-05-28-saglik-calisanlarina-yonelik-artan-siddet-olaylarinin-arastirilarak-al (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=31502
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İSMAİL TAMER (Kayseri)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sağlık çalışanlarına yönelik artan şiddet olaylarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesiyle ilgili Komisyon raporu üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Aslında, başından beri burada sabır gösteren tüm arkadaşlarıma da ayrıca teşekkür etmek istiyorum.
Değerli arkadaşlar, evet, şu anda sağlıkta şiddeti konuşuyoruz. Aslında bu şiddet, hepimizin, muhalefet, iktidar ve tüm milletin, tüm doktor arkadaşlarımızın, toplumun her kesiminin kabul ettiği bir olay. Bunu, sağlıkta şiddeti yapanı baştan kınamak istiyorum. Benden önce konuşan, muhalefet de dâhil olmak üzere tüm arkadaşlarımın konuşmalarına saygı duyduğumu önce ifade ediyorum ama -yapılması gereken- bazı gerçekleri ifade etmemeleriyle ilgili de bir konuşmam olacak, onu da mazur görmelerini özellikle rica ediyorum.
Değerli arkadaşlar, biliyorsunuz, Türkiye sağlıkta bir dönüşüm yaşadı. Aslında her arkadaşım, özellikle muhalefetteki arkadaşlarım, tüm bu olayları, sağlıktaki şiddeti getirip bu sağlıktaki dönüşüme mal etmeye çalıştılar, özellikle performansa mal etmeye çalıştılar, sağlığın diğer şeylerine mal etmeye çalıştılar. Yalnız ben şunu ifade etmek istiyorum: Olabilir, ona da saygı duyuyorum çünkü siyaseten böyle bir şey de yapabilirsiniz, öyle de düşünüyor olabilirsiniz ama bir gerçek var ki bu gerçekleri burada ben bir kez daha ifade etmekten kaçınmayacağım.
Değerli arkadaşlar, biliyorsunuz, 2002 yılı öncesinde Türkiye'deki sağlık sistemini şöyle bir hatırlayacak olursak hastaneler ayrıydı, her türlü kurumların hastaneleri vardı, üniversite hastaneleri vardı, devlet hastaneleri vardı ve bir tarafı eksik kalan hizmetler söz konusuydu. Hele SSK’lı hastaların SSK hastanelerindeki aldıkları hizmeti şöyle bir gözümüzün önüne getirecek olursak bir doktor günde 200 hastaya bakıyordu.
MEHMET HİLAL KAPLAN (Kocaeli)Şimdi de 500 kişiye bakıyor.
İSMAİL TAMER (Devamla)Hatta, karşısına geldiğinde adını sormadan daha “Sizin şikayetiniz ne?” dediğinde, karşıdaki hastanın “Midem ağrıyor.” dediğinde direkt 4-5 kalem ilaç yazdığını ve bu ilaç için aldığı reçeteyle de doğru gidip eczanede de sıraya girdiğini, üç dört gün sonra ancak ilaçlarını aldığı gerçeğini hepimizin hatırlamasında fayda görüyorum. Onun yanında, zaten yazılan ilaçların büyük bir kısmını da yine temin edemiyordu, hastalar mağdurdu.
Yine, aynı şekilde, sıralar, hasta kuyrukları ön plandaydı. Çekilecek basit bir röntgen filmi için dahi günlerce sıra verildiği, yapılan tahlil ve tetkiklerin kalemlerinin çok düşük olmasına rağmen yapılamadığı gerçeği hepimiz tarafından biliniyor.
Benden önce konuşan doktor arkadaşlarıma hatırlatmak istiyorum. Onlar da benim gibi eminim ki doktorluk mesleğinden büyük onur duyuyorlardır, ben de her zaman onur duydum ve onur duymaya da devam edeceğim. Ancak, o dönem çalışmalarını bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Polikliniğe gelen hastalardan istediğiniz tahlil ve tetkiklerin günler sonra önünüze geldiğini ve onlara yazacağınız doğru dürüst ilacın olmadığını da tekrar hatırlatmakta fayda var. Tüm bunların, bu kaos ortamının içerisinde hastaneler tek çatı altında birleştirildi. Birkaç arkadaşımın bahsettiği gibi, özellikle İdris arkadaşın bahsettiği gibi, genel sağlık sigortası devreye girdi ve artık, geliri olan, geliri olmayan herkese sosyal devlet anlayışının bilinci doğrultusu içerisinde sağlık hizmeti en iyi şekilde verilmeye başlandı.
Hastanelerdeki kalitenin arttığını, poliklinik sayılarının arttığını yine hatırlatmak istiyorum. Üniversite hastaneleri yine hakeza öyle. Hepimiz asistan olduk, hepimiz doktorluk mesleğini alabilmek için gecemizi gündüzümüze kattık, çalıştık. Ama, oradaki çektiğimiz meşakkatleri şöyle bir hatırlatmak lazım. Mesela, ben cerrah olarak cerrahide bir siyah ipliğin dahi olmadığı dönemleri yaşadım arkadaşlar.
AYTUĞ ATICI (Mersin)Bugün de aynı.
İSMAİL TAMER (Devamla)Hayır, öyle değil, öyle değil.
AYTUĞ ATICI (Mersin)Bugün de aynı.
İSMAİL TAMER (Devamla)Lütfen, sabırla dinleyin, inanın, sabırla dinleyin öyle olmadığını hepiniz de çok iyi biliyorsunuz.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa)O tarihte sağlık müdürüydünüz İsmail Bey.
AYTUĞ ATICI (Mersin)Bugün de aynı, hâlâ iplik bulamıyorlar.
İSMAİL TAMER (Devamla)Hele Aytuğ Hocam sen başhekimlik de yaptın, hastanendeki eksiklikleri lütfen hatırla diyorum, başka bir şey demiyorum size.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa)O tarihte sağlık müdürüymüşsünüz.
İSMAİL TAMER (Devamla)Bakın, doğrudur, ben sağlık müdürlüğü de yaptım, hastane başhekimliği de yaptım.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa)E, sağlık müdürlüğünüz döneminde bir siyah iplik bulunmuyor.
İSMAİL TAMER (Devamla)Benim yaptığım her dönemi rahatlıkla araştırabilirsiniz. Büyük bir özveriyle, işte olmayan imkânlar dâhilinde neleri yaptığımızı o zaman daha iyi göreceksiniz, inanın öyle.
Tabii, sağlıktaki şiddeti…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
54 konuşma daha · 28 Mayıs 2014