2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının Maddeleri münasebetiyle
Tokat Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 38. Birleşim · 2. yasama yılı · 20 Aralık 2018 · 464 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kadim Durmaz (CHP), 20 Aralık 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının Maddeleri münasebetiyle); konuşma 464 kelime.
Kadim Durmaz (CHP, Tokat). “2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının Maddeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kadim-durmaz-27-2018-12-20-2019-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2017-yili-merkezi-y (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=75132
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CHP GRUBU ADINA KADİM DURMAZ (Tokat)Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri ve bizi izleyen aziz milletimiz; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Tabii, bu kürsüde bütçeyi -yaklaşık olarak on günü aştı- konuşuyoruz, eleştiriler yapılıyor, öneriler söyleniyor. Ama iktidar hep övündüğü on altı yıl sonunda şu yapılan eleştirilerden birazcık nasibini almayı denese bu ülkede belki bu bütçeyi konuşurken güzellikleri söyleyecektik arkadaşlar. Tabii, geriye doğru tek başına iktidar, aslında tek adam iktidarı devam ediyordu. Bu süreçte eksiklikleri, yapılan hataları hiç böyle onarma, tamir etme yok; sürekli yanlışlarını savunmaktan da bizar oldunuz ama hikmeti ilahi, bir türlü öğrenemediniz aynı şeyleri yaparak farklı bir sonucun bu ülkede ya da yeryüzünde elde edilemeyeceğini. Ama arkadaşlar, lütfen, bu hatalardan ders alalım ve yüzleşelim. Hani sık sık böyle gündeme geliyor, gruplar birbiriyle konuşuyor, sonuçta gelinen noktada “Ya evet, bu bir hataydı, bunu bir kez daha yinelemememiz gerekiyor.” dedik, ama hep yapılıyor.
Arkadaşlar, bu ülkede, aziz millet adına Parlamentoda, yüce Meclis bu ülkenin bütçesini denetliyor, kontrol ediyor ve bu bütçe hakkında görüş beyan ediyordu. Tabii, Türkiye’nin saygın kurumlarından Sayıştay da Türkiye Büyük Millet Meclisi adına bu bütçeyi, kamu kurum ve kuruluşlarını, bu aziz milletten toplanan, o emek kokan paranın nasıl harcandığını denetleniyor, yüce Meclise de rapor veriyordu. Tabii, yedi sekiz yıl geriye doğru Sayıştayı, hesapları denetleyen bir kurum değil, âdeta badana boya yapan bir kurum hâline dönüştürdünüz, yüce Meclise o raporlar da gelmedi. Son zamanlarda gelmeye başladı. Gerek komisyonlarda gerekse Mecliste bütün arkadaşlar bunları sık sık grubunuza, bakanlarınıza, ilgili komisyonlara söylemiş olsa da bunlara çok dikkat edilmediğini gördük. Ama bütün görevler, makamlar, mevkiler gelip geçici, aslolan, şöyle, vicdanınızla baş başa kaldığınız zaman, bu ülkenin kaynaklarının, tüyü bitmemiş yetim hakkının doğru, verimli ve bu ülkeyi hak ettiği hedefe götürecek şekilde kullanılıp kullanılmadığını vicdanlarınıza havale ediyorum. Bu ülkede sizden önceki birçok hükûmetin, bu ülkenin kurucusu Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve daha sonra gelen millî duruşlu hükûmetlerin yaptığı birçok fabrikaları bir bir sattınız ama bütçeye bakıyorum, böyle, özelleştirme kaleminde dişe değer bir şey yok çünkü bir şey de bırakmadınız arkadaşlar. Bunlardan en önemlisi, çok böyle basite indirgenip Türkiye’deki 24 şeker fabrikası gibi gözükse de 81 milyonun mutfağında, elinin altında olan şekeri üreten şeker fabrikaları ve şeker pancarıydı. Bu fabrikaları da özelleştirirken -o söylediğimiz millî duruştan uzak- artık kimlere, ne bahşedildi bilemiyoruz ama usulüne uygun bir süreci de yaşamadık.
BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar)Amerika’nın isteğiyle yandaşa peşkeş çektiler o fabrikaları.
KADİM DURMAZ (Devamla)Özelleştirme İdaresinden sık sık takip ettik. Ortaya sorunlar yumağının yenisi eklendi arkadaşlar. Ama şeker pancarının önemi, bakın, o günlerde Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından şöyle vurgulanıyor, 17 Kasım 1937’de: “Şeker fabrikalarının sayısını 20’ye çıkarmaz ve şekeri ekmek kadar kolay alınır hâle getiremezsek gürbüz çocuklara bu ülkede hasret kalacağız.” diyor. Yani yaşamımıza yaklaşık 20 bine yakın gıdayla giren bir ürün arkadaşlar. Bunlardan bir fabrika da benim yaşadığım topraklarda, Tokat Turhal’da var.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
214 konuşma daha · 20 Aralık 2018