İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 93. BİRLEŞİM · SALI

Cumartesi annelerinin örgütlü bekleyişinin 19'uncu ve 27 mayıs 1960 askerî darbesinin 54'üncü yıl dönümlerine ilişkin

Kadir Gökmen Öğüt

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 93. Birleşim · 4. yasama yılı · 27 Mayıs 2014 · 574 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kadir Gökmen Öğüt (CHP), 27 Mayıs 2014 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CUMARTESİ ANNELERİNİN ÖRGÜTLÜ BEKLEYİŞİNİN 19'UNCU VE 27 MAYIS 1960 ASKERÎ DARBESİNİN 54'ÜNCÜ YIL DÖNÜMLERİNE İLİŞKİN); konuşma 574 kelime.

Kadir Gökmen Öğüt (CHP, İstanbul). “Cumartesi annelerinin örgütlü bekleyişinin 19'uncu ve 27 mayıs 1960 askerî darbesinin 54'üncü yıl dönümlerine ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 27 Mayıs 2014. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kadir-gokmen-ogut-24-2014-05-27-cumartesi-annelerinin-orgutlu-bekleyisinin-19-uncu-ve-27-mayis-1960-as (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=31400

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

KADİR GÖKMEN ÖĞÜT (İstanbul)Doğru Hocam.

(10/136, 176, 177, 178, 179, 180, 181) ESAS NUMARALI MECLİS ARAŞTIRMASI KOMİSYONU BAŞKANI HALİDE İNCEKARA (Devamla) – Doğru bir şey söylüyoruz. Doğru şeyi tasdikleyeceksin, “evet” diyeceksin.

KADİR GÖKMEN ÖĞÜT (İstanbul)Hocam, doğru.

(10/136, 176, 177, 178, 179, 180, 181) ESAS NUMARALI MECLİS ARAŞTIRMASI KOMİSYONU BAŞKANI HALİDE İNCEKARA (Devamla) – Gideceksin, soracaksın YÖK’e, soracaksın teknoparka, soracaksın Bakanlığa “On yıldır kaç tane araştırma yaptın, kaç para istedin de vermedi?” diyeceksin. Sen “Oradan mı ithal edeyim, buradan mı ithal edeyim…” Bunlarla olmaz. Benim derdim bu, gerisi değil.

Yine geldim ben çocuklara. Evet, peki, bu çocukları ne yapar Millî Eğitim Bakanlığı? Rehberlik araştırma merkezleri var. Baktığınız zaman kâğıtların üzerinde “fevkalade” yazıyor; rehberlik edecek, araştırma edecek. Eder mi? Edemez. Niye edemez? Bir kere sayısı yeterli değildir, nüfusa göre dağıtmışlardır. Yeter mi? Yetmez.

Demin dedik ya, bizim çocukların hepsi kendimize göre çok zeki. Bize göre zeki de öğretmene göre zeki değil mi? Öğretmenin yeni yetme, yeni yetişen, zaten neredeyse öğrenerek doğmuş gibi olan çocuklara yetişmesi mümkün değil.

Evvelsi gün burada, yakın okulların birinde veliye demiş ki: “Al götür bunu Halide Hanım’a, ben uğraşamam, ne yaparsa yapsın.” Hâlbuki öğretmenin görevi, “Al götür Halide Hanım’a.” demek değil. Alıp götürüp o çocuğu, neredeyse ihtiyacı orayla karşılaştırmak.

Peki, soruyorum: Bir öğretmen bunu yapmazsa kaybedeceği bir şey var mı, yoksa niye yapsın? O zaman bizim eğitim camiasının içinden de bu özel çocuklar için bir gönüllü güruhla birlikte çalışma ihtiyacımız var. Bu herkesin yapacağı iş değil; bu çocuklar, bu gençler zor çocuklar, sabır lazım, sebat lazım. O zaman sabır ve sebat sahibi olan, “Ben varım bu işte.” diyen, “Beşi beş geçiyor vallahi.” deyip çocuğu yarıda bırakıp giden değil, yirmi dört saatin… Özellikle BİLSEM’ler için, rehber araştırma merkezleri için söylüyorum. Böyle eğitimcilerin sayısı çok ama kaçak göçek arasında bunlar ziyan zebil olup gidiyor, iyi çalıştı diye neredeyse dövülecek hâle geliyor, “Niye hâlâ çalışıyorsun?” Çünkü, o çalışırsa öbürkünün de çalışması gerektiği düşünülüyor. Yok, gerekmiyor ama bu işte gönüllü eğitimcilere çok ihtiyacımız var.

Devlet yine düşünmüş, fen liselerini açmış. Fen liseleri çok önemsediğim liselerden birisi. Değerli milletvekillerimiz, Komisyon üyelerimizle birlikte Ankara Fen Lisesine gittik. Çıkarken hepimiz delirmiştik. Dedim ki çıkarken: “Bu memleketin 500 tane fevkalade çocuğunu sınavla alıp herhâlde bu fen liselerinin altına bir kibrit sokmak için topluyorlar.” Başka bir şey olmaz çünkü örnek vereceğim, eğer Sincan Çocuk Cezaevine giderseniz oraya düşmek zorunda kalmış çocuğumuzun hepsinin birer odası, 2 hizmetlisi var. Fen lisesine gidiyorsunuz, bir odada 5 çocuk, öğretmen yok, bütün salonların damı çökmüş. Hemen o zamanın il müdürünü aradık, “Beyefendi, neredesiniz?” Fen lisesinden bahsediyoruz. Değil mi Sayın Vekilim? Vekillerimizle birlikte… “Neredesiniz?” Beyefendi, her sabah o okulun bahçesine yürüyüş yaparmış zatımuhterem ama bir gün zahmet edip içeriye girmemiş. Demek ki il müdürlerimizin de zeki olması gerekiyor. 81’i değil, 10 tanesi yeter bana. Çünkü, iyi örnekle birlikte kaliteyi yükseltme şansımız var. Şakası yok bunun, adam gitmiyor, okulun kapısından içeri girmiyor, bahçesinde gezmiyor, velisini dinlemiyorsa neyin müdürlüğünü yapıyor? Gidecek. Aynı şey, okul müdürleri için de geçerli.

Peki, fen lisesine vermişiz bu çocukları, olağanüstü çocuklar. 4’üncü sınıfta fen lisesinde bir tek çocuk bulamazsınız sınıflarda çünkü o çocuklar başka liseye gittiği zaman okul birincisi. Okul birincisi olup direkt üniversiteye girme şansı varken adam niye orayı beklesin de fen lisesinin…

KADİR GÖKMEN ÖĞÜT (İstanbul)Onun sorumlusu Millî Eğitim Bakanı, ortaöğrenim başarı puanını kaldırarak Millî Eğitim Bakanı.

(10/136, 176, 177, 178, 179, 180, 181) ESAS NUMARALI MECLİS ARAŞTIRMASI KOMİSYONU BAŞKANI HALİDE İNCEKARA (Devamla) – Onu çalışıyorlar.

Şimdi, çocuklar dershaneye gidiyor. Hani şu meşhur dershaneciler var ya.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

50 konuşma daha · 27 Mayıs 2014

50 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook