İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 55. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Aile ve sosyal politikalar bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun hükmünde kararname ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarı ve teklifleri

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 55. Birleşim · 4. yasama yılı · 30 Ocak 2014 · 500 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç (CHP), 30 Ocak 2014 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ); konuşma 500 kelime.

Kamer Genç (CHP, Tunceli). “Aile ve sosyal politikalar bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun hükmünde kararname ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarı ve teklifleri”. TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim tutanağı, 30 Ocak 2014. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-24-2014-01-30-aile-ve-sosyal-politikalar-bakanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=28989

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 524 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 46’ncı maddesinde verdiğimiz önergeyle ilgili söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

Şimdi, değerli milletvekilleri, tabii, devletlerin her büyük deneyimi sonucunda o devletteki, yönetimdeki bozuklukları telafi etmek için aklıselim sahibi insanlar çalışmış; dünyada yolsuzluğun, hırsızlığın önlenmesi için acaba nasıl kurallar koyabiliriz, nasıl kurallar getirirsek o ülkedeki, işte, kamu harcamaları isabetli yapılabilir, yolsuzluk yapılamaz şeklindeki geliştirilen kurallar, birçok devlette, medeni devletlerde, bunlar, devletin yasalarında yer almış. Bu, bizim Türkiye Cumhuriyeti devletinin de yasalarında yer almış ama AKP'nin iktidara gelmesiyle beraber, dürüst bir yönetimin yapılmasından, maalesef, partinin yönetimini elinde tutan, iktidarını elinde tutan insanlar rahatsız olmuş. “Ne yaparız?” Demişler ki: “Ya, biz niye dürüst yönetelim, mademki bize bu halk oy veriyor, istediğimiz kaynakları istediğimiz gibi kullanabiliriz.”

Şimdi, öyle bir şey var ki kanun diye bir şey yok. Devletin savcısı, devletin Başbakanı olan kişinin oğlunu şüpheli sıfatı ile mahkemeye davet ediyor, “Çete kurmaktan dolayı, gayrimeşru yollara sapmaktan dolayı gelsin ifade versin.” diyor. O gün, o Başbakanlık makamında oturan kişi, o çocuğunu mahkemeye göndermiyor, alıyor yanındaki makam arabasına, gezdiriyor ve millete de gösteriyor, “Ey millet, sen yoksun, ben seninle alay ediyorum! Ey hâkim, sen yoksun; ey savcı, sen yoksun; ey polis, sen yoksun, ben seninle alay ediyorum! ” diyor. Bu ne demektir? Türkiye Cumhuriyeti devletinin yok olduğu demektir. Yani, Türkiye Cumhuriyeti devletinde artık hukuk devleti yok, eşkıyalık başlamıştır. Şimdi, hukuk uygulanmıyorsa eşkıyalık başlamış demektir. Yani, eşkıyalığın başladığı bir dönemde, bir yönetimde kanun çıkarsanız ne olacak, çıkarmasanız ne olacak?

Bu Kamu İhale Kanunu’ndan niye rahatsız oldunuz da bu kadar değişiklik yaptınız? Bakın, iki gün önce Halk Bankasının hesaplarını inceledik. Arkadaşlar, bir firmaya 575 milyon dolar vermişler; bir firmaya. Ne yapmışlar biliyor musunuz? Hazinenin arazilerini kefil almışlar, teminat almışlar. Efendim, şahsi şeyler alınmış burada… Bir tanesi: 2 katrilyon lira para batırılmış Halk Bankasında. Soruyoruz alt komisyon üyeleri olarak: “Ya, peki, siz bu hazinenin arazilerini niye buradan teminatla aldınız?” Ses yok. “Ya, siz İran’la ne ticareti yaptınız?” Ses yok. “Ya, siz İran’la ne alıp sattınız?“ Ses yok. “Altın alım satımını nasıl yaptınız?” Ses yok.

Şimdi, beyler, bakın, arkadaşlar yani siz bize kızıyorsunuz, sizlerin de vicdanlı insanlar olarak düşünmeniz lazım. Ya, 575 milyon dolar bir firmaya veriliyorsa –işte, alt komisyon başkanımız da orada- bundan teminat alınmıyorsa o ayakkabı kutularındaki -tabii, bu 1 firma değil, 58 firma- 4,5 milyon doların nereden geldiği ortaya çıktı.

Yani, şimdi, beyler, bakın, hepimiz bu devletin insanlarıyız, bu halkın haklarını korumak zorundayız. Eğer bir memlekette hukuk yoksa, hırsızlık almış yürümüşse, bu hırsızlığı eğer birileri koruyorsa, eğer bunu tahkik eden savcılar ve hâkimler görevden alınıyorsa o zaman biz neyin peşindeyiz, niye konuşuyoruz burada arkadaşlar, niye konuşuyoruz? Ya, bizim yerimize siz çıkın… Ben inanıyorum ki eğer şu sıralarda Cumhuriyet Halk Partisi olmasaydı, siz olsaydınız -çünkü ben otuz küsur sene burada siyaset yaptım- siz bu Cumhuriyet Halk Partilileri bu salona sokamazdınız. Yahu hırsızlık yapan adamın savunucusu olur mu arkadaşlar? Hırsızı tahkik eden savcıyı görevden alan, polisi görevden alan kişinin bu salona girme hakkı var mıdır? Buraya gelen bakan neyi savunuyor? Buraya gelen komisyon neyi savunuyor?

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

85 konuşma daha · 30 Ocak 2014

85 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook