Erzurum Kongresi'nin 100'üncü yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması
Erzurum Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 105. Birleşim · 2. yasama yılı · 18 Temmuz 2019 · 512 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamil Aydın (MHP), 18 Temmuz 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Erzurum Kongresi'nin 100'üncü yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 512 kelime.
Kamil Aydın (MHP, Erzurum). “Erzurum Kongresi'nin 100'üncü yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 18 Temmuz 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamil-aydin-27-2019-07-18-erzurum-kongresi-nin-100-uncu-yil-donumune-iliskin-gundem-disi-konusma (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=80078
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)KAMİL AYDIN (Erzurum)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlar; malumunuz, yasama temsilcileri olarak, görev ve sorumluluklarımız arasında ülkemizin genel meselelerini dile getirip çözüm önerileri sunmak gibi, aynı zamanda seçildiğimiz illerin de kendine has birtakım meselelerini, özel günlerini, varsa sorunlarını dile getirip onlarla ilgili de birtakım çözüm önerilerini yürütmeden beklemek gibi bir ulvi sorumluluğumuz da vardır.
Bu minvalde, önümüzdeki günlerde 100’üncü yılını idrak edeceğimiz 23 Temmuz Erzurum Kongresi’nin anlam ve önemine ilişkin konuşmak üzere gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygılarımla selamlayarak sözlerime başlamak istiyorum.
Sayın milletvekilleri, bundan tam yüz yıl önce yurdun her köşesi işgal edilerek milletimizin istiklal ve bağımsızlığı gasbedilmişti. Buna mukabil 19 Mayıs 1919’da yakılan bağımsızlık meşalesi ve Amasya Tamimi’yle kayıt altına alınan “Milletin bağımsızlığını ve istiklalini yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır.” akdiyle Erzurum’a taşınan millî irade, 23 Temmuz 1919 Erzurum Kongresi’yle tarihe not düşecek kararlara dönüşmüştür. Bu kongrede kayıtlara geçirilip bugün dahi millî söylem hâline dönüştürdüğümüz kararlardan ilk akla gelenler; vatanın bir bütün olup asla parçalanamayacağı ve hiçbir manda ve himayenin kabul edilemeyeceğidir.
Sayın milletvekilleri, zor bir coğrafya ve iklim şartlarını kendine kader edinen dadaşlar diyarı Erzurum, her şeye rağmen sahip olduğu jeopolitik konumuyla birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bizans’tan Selçuklu’ya, Osmanlı’ya ve cumhuriyete geçiş sürecinde genelde Doğu Anadolu Bölgesi ve özelde ise bölgenin merkezî yerleşim noktası olan Erzurum, ağır bedeller ödemiştir. Bugün de yüksek maliyet gerektiren Erzurum’da yaşamak, başlı başına ağır bedeller ödemenin çok açık bir göstergesidir. Dolayısıyla yüksek millî, manevi, ahlaki seciyesiyle karşılaştıkları güçlükleri sorunlaştırmadan vakarlı bir davranış sergileyen sevgili hemşehrilerimin sosyal devlet vasfından dolayı Türkiye Cumhuriyeti devletinin yürütmesinden öncelikli beklentileri bulunmaktadır. Bu beklentiler arasında -daha önce grubumuz adına da bunu bir kanun teklifine dönüştürdüğümüz- gerçekten özellikle barınma noktasında yüksek maliyetli enerji kaynaklarının düşürülmesi bulunmaktadır. Bu da doğal gaz başta olmak üzere, gerçekten bölgede sekiz ay kullanılmak zorunda kalan, ısınma amaçlı kullanılan birtakım enerji maddelerinde bölgeye özel bir indirimin, bölgeye özel bir güzelliğin yapılması noktasıdır.
İkinci olarak, yine, hazır sırası gelmişken... Gerçekten yarım kalan, kadük kalan birtakım projelerimiz var. Doğu Anadolu’dan kuzeye, güneye ve Orta Asya’ya açılan bir güzergâh olması hasebiyle, bölgede yarım kalmış tünellerimiz, yollarımız, barajlarımız var; bunların bir an önce ödeneklerinin tahsis edilip bir an önce bitirilmesi noktasında da büyük bir hassasiyet taşımaktayız.
Öte yandan, 2’nci bir organize sanayi inşamız var. Burada, daha önce bölgeye yönelik birtakım teşvikler öngörülmüştü, cazibe merkezleri konusunda çok güzel şeyler düşünülüp planlanmış ama uygulamaya geçilmemişti. Yine, Erzurum halkı, bu cazibe merkezlerine benzer ya da daha önce uygulanan 5084 sayılı Kanun’daki iyileştirmeyle ilgili bir adımın atılmasını beklemektedir.
Diğer ifade etmeye çalışacağım önemli bir mesele de... Bölgemiz tarım ve hayvancılık bölgesi. Erzurum halkı, her türlü zorluğa rağmen, yılda bir ürün alma gerçeğine rağmen, besilik hayvanını sekiz ay içerde tutmasına rağmen, tarım ve hayvancılıktaki girdilerin gerçekten bölgeye özgü birtakım iyiliklere kavuşması noktasında gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmektedir.
Efendim, bu, sanki bölgesel bir ayrımcılık gibi lanse edilip algılanıyor. Hayır, böyle değil. Gelişmiş ülkelerin gelişme siyasetine baktığınız zaman bu çok net bir şekilde görülür. Bölgenin şartlarına göre birtakım kalkınma modelleri uygulanabilir, bu dünyanın her yerinde vardır.
Dolayısıyla, Erzurum başta olmak üzere, bütün bölgemizin özellikle beklentisi şudur…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
92 konuşma daha · 18 Temmuz 2019