Markaların korunması hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:319)
Van Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 47. Birleşim · 3. yasama yılı · 21 Ocak 2009 · 509 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kayhan Türkmenoğlu (AK Parti), 21 Ocak 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MARKALARIN KORUNMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:319)); konuşma 509 kelime.
Kayhan Türkmenoğlu (AK Parti, Van). “Markaların korunması hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:319)”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 21 Ocak 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kayhan-turkmenoglu-23-2009-01-21-markalarin-korunmasi-hakkinda-kanun-hukmunde-kararnamede-degisiklik-ya (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAYHAN TÜRKMENOĞLU (Van)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Demin burada gerek Sayın Bakanımız gerek sayın konuşmacı arkadaşlarımız teşviklerle ilgili duygu ve düşüncelerini ifade ettiler. Ama ben burada şunun altını çizmek istiyorum: Bana göre en önemli teşvik ve bugüne kadar yapılabilecek en önemli hadise kalkınma ajanslarının yürürlüğe girmesidir, kalkınma ajanslarının bir an önce işlerliğinin sağlanması, harekete geçmesi ve devam etmesidir. Niye diyecek olursanız değerli arkadaşlar, bakın kalkınma yerelde başlar. Bugün devlet eliyle kalkınan, şu anda, ülkemizde hiçbir şehir yoktur. Gaziantep’e bakın, Kahramanmaraş’a bakın, bunların ikisi de tekstil devi şehirlerimiz; Denizli’ye bakın, Konya’ya bakın, bunlar sanayi şehirlerimiz. Acaba hiç sorabildik mi, araştırabildik mi bunların kalkınması ne şekilde gerçekleşmiştir?
Değerli arkadaşlarım, bunların kalkınması, tamamıyla yerel dinamiklerin harekete geçmesiyle ve yerel dinamiklerin birlikteliğiyle gerçekleşmiştir. Bugün onun dışındaki gelişmekte olan illerimize, özellikle kalkınmada öncelikli yörelerimize baktığımızda, bu kalkınmada öncelikli yörelerimizde, ilin belediyesinin elinde kendine göre muhakkak bir projeleri var, ilin üniversitesinin elinde de yeteri kadar projesi var, belediyesine baktığınızda belediyede de aynı şeyler var, ticaret sanayi odalarına baktığınızda ticaret sanayi odalarında da aynı şeyler var. “Acaba bunların kalkınamamasının sebebi nedir?” diye sorduğunuzda, bunların çok iyi bir şekilde koordinasyonu yok arkadaşlar. Bakın, her ilde müteşebbis var, girişimci var, sanayici var, para da var ama bunlar, bir şekilde, organizasyon ve inovasyon ortaklığıyla, ortak akıl, ortak fikir doğrultusunda yatırıma dönüşememektedir.
Kalkınma ajansları 1933 yılında ilk defa Amerika Birleşik Devletleri’nde başlamış olup bizim ülkemizde ilk bölgesel kalkınma stratejileri 1963 yılında Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’yla ortaya atılmış. Ama ne hazindir ki, gelin görün, o günden bugüne kadar bu kalkınma stratejileri ve kalkınma ajanslarının faaliyete geçmemesi, fiiliyata geçmemesi sonucu bir türlü kalkınma hedefine ulaşamadık değerli arkadaşlar.
Şimdi, biz bu kalkınma hedeflerini… Tabii ki bazı şeyleri kendimizde aramamız lazım. Bakın, Avrupa Birliği fonları ülkemize gelmeye başladı. Bunları, bu projeleri yapacak, bu projeleri idare edecek, bu projeleri uygulayacak kimlerdir arkadaşlarım? Elbette ki kalkınma ajansları en önemli faktörlerden birisidir. Bakın, 2004 yılında dört ile (Van, Bitlis, Hakkâri, Muş) Avrupa Birliği projeleri kaynağı çerçevesi içerisinde 45 milyon euro para verildi. Ben ilimde ilk defa projeyi o dönemde gördüm, Doğu Anadolu Kalkınma Programı çerçevesi içerisinde gördüm. Bu projelerle birlikte üç yüz dokuza yakın proje yapıldı. Şu anda bu projelerin uygulandığı hangi köye giderseniz, hangi mecraya giderseniz gidin, köyün girişinde bir tarafta Avrupa Birliğinin amblemi var, diğer tarafta Devlet Planlama Teşkilatının amblemi var: İşte “Bu köyde besicilikle ilgili hibe kredi alınmıştır, hibe kredi kullanılmıştır.”
Bakın, 2002 yılında Avrupa Birliği kaynaklarından biz 100 milyon euro alırken, bu son beş yıl içerisinde bu rakam 5 kat artmıştır değerli arkadaşlar. 500 milyon euro hibe para veriliyor, bunu kullanabiliyor muyuz? Önemli olan işte budur.
Bakın, Avrupa Katılım Ortaklığı Fonu yardım mekanizması “IPA” dediğimiz projeler… Bu, ilk üç yıl için 1,6 milyar euro kaynak aktarılmaktadır. Bu kaynağı kimler kullanacak? İşte, bizim bu kalkınma ajanslarımızın burada önemi var. Bu proje üreten insanlarımız, yerelde işin özünde olan insanlarımız bu konuda aktif olan insanlarımızdır. Onun için, ben, kalkınma ajansının çok önemli olduğunu, özellikle kalkınma ajansının bir an önce işlerliğinin harekete geçirilmesi gerektiğine inanıyorum.
Kalkınma ajanslarında kimler yer alacaktır? Kalkınma ajanslarında özellikle yerel dinamikler yer alacaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
44 konuşma daha · 21 Ocak 2009