Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Antalya Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 7. Birleşim · 5. yasama yılı · 14 Ekim 2021 · 539 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kemal Bülbül (Halkların Demokratik Partisi), 14 Ekim 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 539 kelime.
Kemal Bülbül (Halkların Demokratik Partisi, Antalya). “Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim tutanağı, 14 Ekim 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-bulbul-27-2021-10-14-vergi-usul-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanu (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=100316
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)KEMAL BÜLBÜL (Antalya)Teşekkürler Sayın Başkan.
Genel Kurula saygılar sunuyorum.
Dün akşam geç saatlerde Genel Kurul bitti; bir taksiye bindim, eve gideceğim sevgili Saruhan Oluç Başkanım, interneti açtım, bu Merkez Bankası Başkan Yardımcıları görevden alınmış ya, onu görünce gayriihtiyari “Aa!” dedim, taksici dedi ki: “Ne oldu ağabey?” Dedim ki: “Ya, bu Merkez Bankası Başkan Yardımcılarını görevden almışlar.” “Ya, ben öğrendim hâlâ bunlar öğrenemedi.” dedi. “Neyi öğrendin?” dedim. “Ses etmeyeceksin, yerinde oturacaksın, ne söylenirse onu yapacaksın.” dedi.
Kemal Sunal’ın “Şark Bülbülü” filmini hatırlıyor musunuz? Hani, bir patron var, ikide bir krize giriyor “Mazlum’u getirin.” diyor. Mazlum’u getiriyorlar, dayaktan perişan ediyor. Bu sefer “Şaban’ı getirin.” diyor. Şaban’ı getiriyorlar, Şaban, karşılık veriyor. Bu Merkez Bankası müdürünün hâli ona dönüştü. Cumhurbaşkanı krize giriyor “Merkez Bankası müdürünü getirin.” getiriyorlar; sille tokat dışarıya… Bir müdür daha… Müdür dayanmıyor. Böyle bir vakayla karşı karşıyayız şimdi.
Efendim, kanun teklifinin 57’nci maddesi üzerinde konuşmak üzere söz aldım. Bu vesileyle biraz kendi vergi politikamızdan söz etmem gerektiği kanısındayım. Adaletsiz ve vicdansız vergi politikalarına, vergi yüküne ve vergi yapısına HDP olarak temelden itiraz ediyoruz. Türkiye’de vergi gelirini artırmak, vergi yükünün dağılımında adaleti sağlamak, herkesin vergiye katılımını sağlamak için vergi tabanını genişletmek gerekmektedir. Az kazanandan az, çok kazanandan çok -kanun teklifi görüşülmeye başlayalı sanırım 40 kere söylenmiştir, 41’inciyi de ben söyleyeyim, belki olur, batıl inancım yok ama- vergi alınmalıdır. Bu anlamda vergi sistemi tarafsız, adil ve uygulanabilir, kimseye ayrımcılık sağlamayan bir nitelik taşımalıdır. Vergi sadece mali amaçlı değil, ekonomik, sosyal ve siyasi amaçların da gerçekleştirilmesine uygun olmalıdır. Vergi kanunlarının adaleti sağlamaya yönelik basit, sade ve anlaşılır bir metne dönüştürülmesi gerekir; çağdaş hukuk normlarına uygun, mükellef haklarına saygılı, vergi tabanını genişleten ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele eden bir nitelik taşıması gerekir. Türkiye'de vergi adaletini bozan temel olaylardan biri de kayıt dışı ekonomidir.
Genellik ilkesi, vergi adaletinin temel ve vazgeçilmez bir ilkesidir. Türkiye’de vergi vermesi gereken fakat vergi vermeyenleri de tıpkı emeğiyle geçinen yurttaşlar gibi vergi mükellefi yapmak gerekir. Bu şekilde vergi tabanının genişletilmesi mümkün olabilecektir. Muhtemelen dinleyenler “Nerede! Mümkün değil, sen hayalî şeylerden söz ediyorsun.” diyecekler ama biz bunu yapacağız.
Gelir vergisinin büyük bir kısmı ücretli kesim tarafından ödenmekte. Ücretli çalışanlardan alınan yüksek vergi oranları kesinlikle düşürülmeli. Gelir dağılımında adaleti sağlayacak iktisadi ve vergileme politikaları uygulanmalı, emekçi ve yoksul sınıf üzerinden vergi yükü azaltılmalı. Vergi, harcayandan değil, kazanandan alınmalı. Asgari ücretten gelir ve damga vergisi dâhil hiçbir vergi alınmamalı.
Vergilendirmede beyan esası uygulandığından vergi matrahı mükellefler tarafından belirlenmektedir. Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve gerçek tutarların beyan edilmesi için vergi güvenlik önlemleri alınmalı, servet artışları ile matrah ilişkisi kurulmalıdır, servet artışlarının kaynağı sorulmalıdır.
Muafiyet ve istisnalar kaldırılmalıdır. Asgari ücretle çalışanlardan stopaj usulü kesinti yapılırken ticari ve diğer kazançları elde edenlere muafiyet ve istisnalar uygulanmakta, bu vergilendirme adalet ilkesini zedelemektedir.
En az geçim indirimi tutarları sembolik olmaktan çıkarılmalı, modern ve sosyal amaca hizmet eden bir nitelik kazandırılmalıdır. Ücret gelirleri üzerindeki vergi yükü azaltılmalı, servet ve sermaye gelirinden emek gelirine göre daha çok vergi alınmalıdır.
Vergi sisteminde dolaylı vergiler ağır basmaktadır. Dolaylı vergiler düşük gelirli sınıflar üzerinde yoğunlaştırılmış ve üst gelir grupları ile alt gelir grupları aynı oranda dolaylı vergi ödemektedir. Bu olumsuz etkiyi gidermek için dolaysız vergilerin vergi hasılatı içindeki payı yükseltilmelidir. Rant gelirleri kesinlikle vergilendirilmelidir.
Vergi afları rasyonel temelde ve düzenli vergi ödeyen mükellefi cezalandırmayan bir şekilde yapılmalıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
96 konuşma daha · 14 Ekim 2021