İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 93. BİRLEŞİM · SALI

Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi münasebetiyle

Kemal Çelik

Antalya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 93. Birleşim · 3. yasama yılı · 2 Haziran 2020 · 746 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kemal Çelik (AK Parti), 2 Haziran 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi münasebetiyle); konuşma 746 kelime.

Kemal Çelik (AK Parti, Antalya). “Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 2 Haziran 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-celik-27-2020-06-02-carsi-ve-mahalle-bekcileri-kanunu-teklifi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=88199

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

KEMAL ÇELİK (Antalya)Değerli milletvekili arkadaşlarım, Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi üzerine AK PARTİ Grubumuz adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisimizi en samimi duygularımla selamlıyorum.

Öncelikle belirtmem gereken, her kanunda olduğu gibi Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu da ayrıntılı bir şekilde AK PARTİ Grubunda, Milliyetçi Hareket Partisi Grubunda, muhalefetle de istişare edilerek ayrıntılı bir şekilde görüşülmüştür, her yönüyle değerlendirilmiştir, bunu öncelikle hatırlatmak isterim.

Türkiye, bulunduğu coğrafi konumu itibarıyla güvenli bir ülke olmak zorundadır. Güvenli bir ülkenin esası da tabii ki hem iç güvenliktir hem dış güvenliktir. Türkiye, son yıllarda, özellikle 15 Temmuzdan sonra Cumhur İttifakı’ndan aldığı güçle de özellikle dış güvenlik konusunda çok başarılı sonuçlar almıştır. Türkiye’de yıllardır iç güvenlik ile dış güvenlik iç içeydi. Yani, dış güvenlik, iç güvenlik tehdidine; iç güvenlik de dış güvenliğe sebep oluyordu, böyle bir sorunumuz vardı ama artık Türkiye, terörü kaynağında kurutmak suretiyle dış güvenliğini sağlamış, bu da iç güvenliğimizin sağlanmasına neden olmuştur. Artık Türkiye’nin şehirlerinde, metropollerinde terör olayları yoktur, kitlesel eylemler yoktur, bir Kayseri olayı, bir Beşiktaş olayı, bir “Reina” olayı, efendim, İzmir’deki terör örgütlerinin eylemleri, bunların hepsi, PKK’nın ve DEAŞ’ın eylemleri artık bitirilmiştir. Yani, Türkiye, huzurlu ve güvenli bir ülke olmuştur. O hâlde AK PARTİ’nin ve Cumhur İttifakı’nın yaptıkları doğrudur ve bundan sonra da yapacakları doğru olacaktır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Şimdi, dış güvenlikte Allah’a şükürler olsun ki DEAŞ’la mücadelede Türkiye büyük bir başarı kaydetmiştir. PKK’yla mücadelede de kim ne derse desin, PKK içte de bitmiştir dışta da bitecektir, çeşitli hevesleri vardır ama bunlara da Türkiye müsaade etmeyecektir. Türkiye’ye rağmen bu bölgede kimse söz söyleyemez, o hâle geldik, Allah’a şükürler olsun.

Değerli arkadaşlarım, tabii ki burada iç güvenlik de önemli. Artık Türkiye, küresel bir güç ve bölgesel bir güç olarak hem iç güvenliğini hem dış güvenliğini sağlayacaktır. Bu kapsamda çok hafif görmeyelim, yani bazı arkadaşlarımızın bekçilerimizi, bekçiliğin önemini hafif görmemesi lazım. Sokakların güvenliği önemlidir. Bakınız, örneğin Amerika’da başkanların seçimi esnasında sokakların güvenliği önemli bir unsur olarak ortaya çıkar. “Sokakların güvenliği hakkında ne yapacaksınız?” denir. İşte, Türkiye burada bunu zamanında da çözmüş. Bir ara bekçilerin yerine polisler görev yapmış ama Türkiye şimdi o noktada değil artık. Türkiye, dış terörü bitirmiş, dış güvenlik tehdidini bitirmiş, yerli ve millî silahlarıyla belli bir hamle yapmış. Artık sıra, insanlarımızın huzuru, gençlerimizin huzuru, çocuklarımızın geleceğindedir.

Nedir o hâlde, ne yapacağız içeride? Evet, iç güvenlik tedbirlerimiz devam edecek, uyuşturucuyla mücadelemize devam edeceğiz ama uyuşturucunun çocuklarımıza musallat olmamasını sağlayacağız; tabii, çocuklarımız, gençlerimiz, kızlarımız sokaklarında geceleri de rahatça yürüyebilecekler.

Bekçinin görevi budur, yani, vatandaşa güven verir. Devletin önemi nedir? Devlet, güven demektir, huzur demektir; bunu öncelikle belirtelim, huzur demektir. O hâlde terörle mücadelede, bu asayişle olan güvenlik sorununda Türkiye huzur ve güvenliği sağladıkça huzursuz olanları da görüyoruz. Evet, Türkiye düşmanları huzursuz olacaktır ama başka arkadaşlarımızın da huzursuz olmalarına gerek yoktur.

Şimdi, bir bekçi; bu bekçi, hepimizin bildiği bekçi ama bekçileri, işte “milis gücü, rejimin bekçisi…” Bunlar çok hafif şeyler bir kere. Arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti’nde rejimin bekçisi millettir, millî iradedir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Rejimin bekçisi budur bir kere. Bir de “milis kuvveti” deniyor. Ya, bekçiye “milis kuvveti” denir mi? Çok yanlış şeyler ve bu dil, başka bir dil yani. Bu dil, Türkiye’de kullanılmaması gereken bir dildir; polise, bekçiye hiç kimse “milis kuvveti” diyemez, “milis gücü” diyemez. Bizim –Allah’a şükürler olsun- çok demokratik seçimimiz var. Demokratik seçim sayesinde on sekiz yıldır AK PARTİ iktidardadır ve ülkeyi de huzurlu bir noktaya getirmiştir.

Değerli arkadaşlarım, geldiğimiz noktada Türkiye çok daha fazla huzurlu olmak zorunda. Niçin? Ben, Antalya milletvekiliyim. Turizm çok önemli, en büyük gelir kaynaklarımızdan birisi. O hâlde nasıl olacak? Türkiye’de asayiş olaylarının belli bir alt düzeye inmesi gerekiyor. Bunun için de bekçilerimizin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bekçileri hafife almayalım ve bunu daha değişik olarak nitelemeyelim. Efendim, silah kullanacakmış. Arkadaşlar, kimse silah… Çok nadir, milyonda bir veya binde bir bazı münferit olaylar olabilir ama bunu genelleştiremeyiz, genelleştirmemiz mümkün değildir. Bekçilerimiz huzur ve güvenin sağlanmasında ana unsur hâline gelmiştir çünkü kanunlara bağlıdır. Hukuk devletinde yaşıyoruz. Biraz önce Cumhuriyet Halk Partisindeki arkadaşımız hangi mevzuatların veya hangi konuların okullarda okutulduğunu, hangi derslerin verildiğini saydı: Hukuk, en başta; insan hakları, en başta; güvenlik, en başta; tüm bunları bekçilerimize öğretiyoruz, öğretmek zorundayız. Tabii mesleki eğitim de veriyoruz ve şu var, Türkiye…

MAHMUT TANAL (İstanbul)Yetersiz, yetersiz.

AHMET KAYA (Trabzon)Eğitim şart.

KEMAL ÇELİK (Devamla)- Evet, eğitim şart tabii ve eğitimimizi de gayet iyi veriyoruz. Bir kere, bekçiler alınırken Emniyet Genel Müdürlüğünün kriterleri çok ağırdır yani bir santimi bırakın, yarım santim kısa olanı almazlar; kilo, sağlık konusu vardır. Ve Emniyet Genel Müdürlüğünün bugün kriterlerine hiç kimse “Yanlış.” demesin. Biliyorsunuz ayrı bir spor…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

82 konuşma daha · 2 Haziran 2020

82 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook