Köy hizmetleri genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kanunun değişikliği (s.s.726)
Bursa Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 50. Birleşim · 3. yasama yılı · 12 Ocak 2005 · 1.388 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kemal Demirel (CHP), 12 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÖY HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNUN DEĞİŞİKLİĞİ (S.S.726)); konuşma 1.388 kelime.
Kemal Demirel (CHP, Bursa). “Köy hizmetleri genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kanunun değişikliği (s.s.726)”. TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim tutanağı, 12 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-demirel-22-2005-01-12-koy-hizmetleri-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanunun (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA KEMAL DEMİREL (Bursa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Kaldırılması Hakkında Kanun Tasarısının geçici 3 üncü maddesiyle ilgili olarak söz almış bulunuyorum; hepinizi en içten sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kanun tasarısının genel gerekçesi içerisinde "aşırı merkezî bir yapı içinde bir yandan merkezî birimler kendilerinden beklenen stratejik liderliği ve politika belirleme özelliğini yitirerek gereksiz ayrıntılara ve kırtasiyeciliğe boğulurken, diğer yandan sağlıklı bir işbölümünden ve görev tanımından yoksun yapılar birbirleriyle uyumsuz bir şekilde değişmiş ve büyümüştür" sözleriyle burada ortaya konulmak istenen "politika belirleme özelliği"ni. Sayın Bakanımızın özellikle açmasını istiyorum. Yani, Köy Hizmetlerinin, stratejik liderliğini ve politika belirleme özelliğini yitirdiğinden bahsedilmektedir.
Bir diğer yandan "kırtasiyeciliğe boğulurken" denilmektedir. Yani, ortaya şöyle bir tablo çıkıyor: Köy Hizmetleri il müdürlüklerinin, yapması gereken işleri yapmadığı, kırtasiye işlerle uğraşarak, köylüye hizmet götürme noktasında eksik oldukları vurgulanmak isteniyor.
Otuziki yıldan beri siyaset yapan bir insan olarak, Köy Hizmetlerini, Toprak Suyu yakından bilen bir insanım. Bu müdürlükler, en zor koşullarda görevini yapmak için, üzerine düşen vazifeyi yapma noktasında, her zaman kararlı tutum ortaya koymuşlardır. Onun için, bu konuda "kırtasiyeciliğe boğulma", bence genel gerekçenin içerisinde olmaması gereken bir konuydu.
Diğer yandan "koordinasyonun zayıfladığı, kaynak israfının arttığı ve hizmet kalitesinin düştüğü bu ortamda, halkın beklentilerine ve ihtiyaçlarına uygun kamu hizmeti üretimi nicelik ve nitelik olarak gerilemiştir" deniliyor. Yani, kısacası, Köy Hizmetlerinin, kuruluş amacından uzaklaşmış olduğunu söylüyorlar.
Değerli arkadaşlar, değerli milletvekilleri, şu anda, doğuda, kış şartları var ve bizler, bu kanun tasarısını görüşürken, her şeyi göze alarak, o dağlarda köy yollarını açmak için mücadele veren Köy Hizmetlerindeki insanlara haksızlık yapmayalım; çünkü, o insanlar bu hizmeti yaparken, evlerindeki insanlar, eşleri, çocukları, babalarının, eşlerinin geleceğinden endişe duymaktadırlar.
Yukarıda belirtilen sorunların en belirgin şekilde hissedildiği kurumlardan biri haline gelen Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü, köye hizmet etmek amacıyla kurulmuştur.
Bu örnekleri çoğaltırsak, yine "koordinasyon eksikliği sebebiyle, hizmet sunumunda kalite düşmektedir" deniliyor. Değerli milletvekilleri, Sayın Bakan; peki, bu koordinasyon eksikliğini yaratan unsurlar nelerdir; yani, bu eksiklik nereden kaynaklanmaktadır? Suçlu duruma düşürülen işçiler midir, memurlar mıdır, karda yolları açmaya giden çalışanlar mıdır? Bir koordinasyon eksikliği varsa, bunun sorumlusu, dağda, bayırda, köyde çalışan işçi değildir, memur değildir, çalışanlar değildir, köylere su ulaştırmaya çalışan insanlar değildir. İkibuçuk yıldan beri, hükümet olarak, görev başındasınız. Eğer, bir koordinasyon eksikliği varsa, bunun sorumlusu, yoksa sizin o göreve getirdiğiniz bürokratlar mıdır?
Değerli milletvekilleri, 293 000 kilometrelik köy yolunun bakımı gereklidir. Her yıl bu bakımın en iyi şekilde gerçekleşmesi için, onlar, elinden geleni yapmaktadırlar; ama -öyle bir tablo ortaya çıkıyor ki- ikibuçuk yıldan beri, Köy Hizmetlerinin kapatılmasıyla ilgili tartışma yapılıyor. Bundan evvelki hükümet bu konuda girişimlerde bulundu; ama, oluşan tepkiler karşısında -bu, IMF'nin bir dayatmasıydı- geri adım attı. Hükümet, ayrıca, binlerce geçici işçiye kadro vererek, onları, bir noktada, Köy Hizmetlerinin kadrolu elemanı haline getirdi. Şimdi, bu koordinasyon eksikliğini yaratan bürokratlar bir araya gelmiş, bu kanun tasarısını hazırlamışlardır. Peki, ileride bununla ilgili yanlışlar ortaya çıkarsa, tekrar geriye dönecek misiniz? Bu kanun tasarısının çıktığı noktadan sonra "biz yanlış yaptık, amacımız köylüye çok daha iyi hizmetti, köylüye çok daha hizmet sunmaktı" deyip de, bir başarısızlık karşısında tekrar geri adım atacak mısınız?
Değerli milletvekilleri, bugün, ülkemizde, muhtarların, bilhassa köy muhtarlarının en rahat gidebildikleri, en rahat ulaşabildikleri müdürlüklerin başında Köy Hizmetleri il müdürlükleri gelir, bölge müdürlükleri gelir; çünkü, bu kurumun kuruluş amacı köylüye hizmettir, çiftçiye hizmettir; dolayısıyla, o hizmet noktasında köy muhtarlarına büyük görev düşer. Köy muhtarları da, zaten, zor şartlarda geçinmeye çalışan insanlardır, köyün sorunlarını çözebilmek için şehre gidip gelirler, aldıkları maaşlar da yollarda gider ve hatta, şunu da söylerler: "Cebimizden para harcayarak köylünün ve çiftçinin sorununu çözmek için mücadele ederiz." Bu anlamda da, başta köy muhtarları olmak üzere, muhtarlarımızın da maaşlarının gözden geçirilmesinin gerekli olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum; onlara çok daha fazla maaş bağlanmasının doğru olduğu inancındayız. Bu noktada, muhtarlarımız, her gittiği yerden cevap alırlar; yani, bugün Köy Hizmetleri il müdürlükleri ve bölge müdürlükleri, köy muhtarlarımızın vermiş olduğu her dilekçeye cevap verirler.
Diğer taraftan, Köy Hizmetleri aynı zamanda toprakla da ilgilendiği için, kaldırıldığında, toprak alanlarının korunması noktasında topraklarımız sahipsiz kalacaktır, zeytin alanlarının korunması sahipsiz kalacaktır. Bugün, dünyada övünerek zeytinden bahsettiğimiz zaman, dünyadaki zeytin üretiminde Türkiye'nin liderliği tartışılmazken, korkarım ki, bu noktadan sonra, zeytin tarlaları ve alanları konusunda çok daha büyük sıkıntılar içerisinde olunacaktır.
Değerli milletvekilleri "Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü kapatıldıktan sonra il özel idarelerine bağlanacaktır" deniyor. Eğer, bağlanırsa, bağlandığı zaman, inanın, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü, bu bağlantıdan sonra siyasallaşmış bir kurum noktasına gelecektir. Bugün bağlı bulunduğu valiliktir; ama, yarın, öbür gün, il özel idaresine geçtiği zaman, il özel idaresindekiler, herkes kendi yöresine hizmet götürme noktasında yarışa girdiği zaman ortaya siyasî bir kaos çıkacaktır. Bunu göreceksiniz, bunu yaşayacaksınız. Herkes "benim ilçem, benim köyüm, benim mahallem" derken, Genel Müdürlük ve Köy Hizmetleri il müdürlükleri, ismi değişse bile, hizmet yapma noktasında büyük sıkıntılara girecek, bir siyasî kaosun içine düşürülecektir ve bu anlamda popülist politikalar öne çıkacaktır. Bazı köyler hizmet beklerken, alamayacak; ama, bazı köyler, belki, bir istediğini, iki, üç alacak; arkasına siyasî partiyi takanlar çok daha fazla hizmet alabilecek; ama, hiçbir siyasî partiye gitmeden, sadece ve sadece devletin bu kurumunun herkese eşit muamelesini yapmasını istediği noktada, o insanlar, siyasî partiye gidemezlerse, hizmetten yoksun bırakılacaklardır.
Değerli milletvekilleri, Sayın Bakan; köylüye hizmet için kurulan bu kurum... İnanıyorum ki, milletvekillerimiz, seçimden önce köy köy gezerken, IMF'den şikâyet etmişlerdir, "IMF politikalarından sizleri kurtacağız" demişlerdir. Bu noktada, siyasî partilerimiz, İktidar Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi köylerden oy istemiştir; beldelerden oy istemiştir, iktidara geldiğimiz zaman IMF politikalarını bir tarafa bırakacağımızı söylemişizdir; ama, ne yazık ki, bugün ortaya çıkan tablo "dün dündür, bugün bugündür; biz onu dün söylemiştik; ama, kusura bakmayın, bugün bunu söylüyoruz" şeklindedir.
IMF politikalarını terk edeceğiz diyerek oy aldığınız o kitlelerden, bugün kalkıp özür dilerseniz seviniriz. (CHP sıralarından alkışlar) Çünkü, köylerdeki o insanlar sizlere oy verirken IMF'den kurtulacağız diye oy verdiler; ama, bilinmelidir ki, bu Genel Müdürlüğün kaldırılması noktasında IMF'nin dayatması vardır.
Hepiniz her köyde bir anıt görürsünüz ve o anıtta güzel bir söz vardır. Sevgili Mustafa Kemal Atatürk'e, Kurtuluş Savaşında en büyük desteği, ayağında çarığıyla, çakar almaz tüfeğiyle o köylülerimiz vermiştir. Onun üzerine, Sevgili Mustafa Kemal Atatürk de "Türk köylüsü milletin efendisidir" demiştir. Sorarım size... 300'e yakın köy gezdim. O köylerdeki vatandaşlarımızın güzel bir sözü var: "Sevgili Mustafa Kemal Atatürk, bize 'milletin efendisidir' dedi; ama, biz, şu anda, milletin efendisi değil, milletin kölesi haline geldik."
Bu noktada şunu vurgulamak istiyorum: Köylünün yüzü gülmeden Türkiye'nin yüzü gülmez, çiftçiye sahip çıkılmadan Türkiye'nin sorunları çözülmez. Köylümüze ve çiftçimize sahip çıkılması noktasında bu Genel Müdürlüğe büyük görevler düşmektedir ve bu noktada, Genel Müdürlüğün kapatılmaması gerekir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu yasa tasarısı üzerinde iki günden beri konuşuyoruz. İnanın, orada çalışan insanlar en çok şu konudan şikâyetçiler: Efendim, Köy Hizmetlerinde çalışan insanların maaşları çok yüksekmiş, Köy Hizmetlerinde çalışan insanlar yan gelip yatıyorlarmış!..
Değerli arkadaşlarım, bu kanun tasarısı burada görüşülürken, en zor koşullarda hizmet veren o insanlara, geçmiş dönemlerden bugüne kadar yapmış oldukları çalışmalardan dolayı, karda kışta, yağmurda, felakette, doluda, depremde, taşımalı eğitimde göstermiş oldukları katkılardan dolayı teşekkür etmenizi bekliyoruz. İnsaf edin, o insanlar teşekkürü hak ettiler, onlardan bunu esirgemeyiniz.
Yine, karşılaştığımız sorunlardan bir tanesi şuydu: Köydeki vatandaşlarımızın isteği üzerine, Köy Hizmetlerine bu sorunu çözmek için gittiğimizde "Sayın Vekilim -Cumhuriyet Halk Partisi il başkanlığı yaparken de bununla karşılaşıyordum- mazotu köylü temin ederse, hay hay, makine parkımızı veririz" dediler. Demek ki, eğer, mazot sorununu çözerseniz, o kurum çok daha fazla hizmet verecektir. İşte örnekleri, duble yollar. Duble yolların yapımında Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı araçlarla önemli hizmetler yapılmıştır. Demek ki, siz, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünü kaldırmak yerine, il müdürlüklerini kaldırmak yerine, tam tersine, oraların daha iyi hizmet vermesi noktasında eğer destek olursanız, inanın, çok daha fazla iş yapmış olursunuz, çok daha önemli bir iş yapmış olursunuz. Bu noktada, bu Genel Müdürlüğü kapatmayıp, iyi hizmetler yapması noktasında destek olunması gerektiğini vurgulamak istiyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir siyasetçi olarak zamanı kullanmak çok önemli. Bu noktada, zamanı en iyi şekilde kullanarak sözlerimi bağlarken, şunu vurgulamak istiyorum: Avrupa Birliğine girme süreci içerisinde birçok kanunu uzlaşarak çıkardık. Bu uzlaşı herkes tarafından takdir edildi. Köy Hizmetleriyle ilgili bu yasa tasarısında ortaya koyduğumuz gerekçeleri de dikkate alarak, bizimle uzlaşma içerisine girmiş olsaydınız, çok daha iyi sonuç alırdık, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünü çok iyi bir noktaya taşıma konusunda beraber olurduk. Onun için, gelin, el ele verelim, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünü, il müdürlüklerini kaldırmayalım. Bunları, köylüye hizmet etme noktasında, çok daha iyi, verimli bir hale getirmek için de el birliğiyle çalışalım diyorum.
Hepinizi, beni dinlediğiniz için en içten sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
70 konuşma daha · 12 Ocak 2005