2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas. maddelerin oylanması
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 42. Birleşim · 4. yasama yılı · 25 Aralık 2005 · 527 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kemal Unakıtan (AK Parti), 25 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS. MADDELERİN OYLANMASI); konuşma 527 kelime.
Kemal Unakıtan (AK Parti, İstanbul). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas. maddelerin oylanması”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 25 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-unakitan-22-2005-12-25-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-maddelerin-oylanmasi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul)Sayın Koçyiğit'in Brezilya ve Arjantin'in erken ödemesiyle ilgili sorusunu cevaplandırmak istiyorum.
Brezilya ve Arjantin'in durumları, Türkiye'nin durumuyla tam örtüşmüyor. Brezilya ve Arjantin, IMF'ye olan borçlarını erken ödeme kararı aldı. Yalnız, bunlardan Brezilya, takdir edersiniz ki, IMF'yle olan stand-by anlaşmasına son vermişti; fakat, enflasyonu bizden düşük olmasına rağmen, faizleri fevkalade yükselmeye başladı; faizler bizden fazla yükseldi. Ben dünkü açıklamamda söyledim, bugünlerde, Türkiye'de, bugünkü şartlarda, yüzde 1 faizin Türkiye'ye maliyeti 2-2,5 milyar dolar civarında. Bizde faizler düşerken -uyguladığımız politikanın neticeleri- Brezilya'da faizler yükselmeye başladı. Bunu hepimizin görmesi icap ediyordu.
İkincisi, Arjantin. Arjantin de borçlarını ödeyemez bir duruma düştü ve ekonomisi de fevkalade zor duruma düştü, faizleri de çok yükseldi.
Şimdi, Brezilya'da ticaret fazlası var. Brezilya'nın işte petrolü var, Brezilyanın diğer servetleri, yeraltı, yerüstü zenginlerinden kaynaklanan bir artı avantajları var. Dolayısıyla, elindeki paralarla bir an önce borcunu ödemek suretiyle, finans piyasalarındaki durumunu iyileştirme zorundaydı. Brezilya, öyle bir karar verdi.
Arjantin ise, öyle imkânı da yok; fakat, herhangi bir yere gidecek hali de yok. Muhakkak suretle de, dünya piyasalarıyla çalışma mecburiyeti var, merkez bankasının elindeki stoklarını kullanmak suretiyle borçlarını ödemeye gitti ki, bizim de, böyle bir yanlış politika yapmamız doğru değildir.
Türkiye, normalleşen bir Türkiye'dir. Türkiye'de istikrar vardır. Türkiye'de faizler sürekli olarak inmeye devam ediyor ve Türkiye sürekli bir büyüme yakalamıştır, istikrarlı bir büyüme yakalamıştır. Türkiye, borcunu, zamanı geldiğinde, nasıl bundan önce olduğu gibi, bundan sonra da ödeyecektir. O tür tedbirlere Türkiye için ihtiyaç yoktur ve bunu da yapmayacağız. Zaten, kaldı ki, onlardan aldığımız kredilerin faizleri fevkalade düşük. Fevkalade düşük olan faizleri önce ödeyip de, daha yüksek faizle borç almanın âlemi yok ki! Böyle bir hesap olmaz.
İkincisi "özelleştirme gelirleriyle dış borçlar ödenecek mi" diyor. Evet, biz, özelleştirme gelirleriyle borçlarımızı ödüyoruz. Neden; Türkiye borçlarını ödemek ve borçlarının durumunu iyileştirmek mecburiyetinde ki, bu ülke riskimizi daha da azaltalım, faizleri daha da düşürelim, enflasyonu daha da düşürelim, büyümeyi de sürekli bir hale getirelim. Bu bakımdan, biz, bu doğru olan politikayı yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz.
Ülkede hayvancılığın geliştirilmesi hususunda da, gereken her tedbiri aldık ve almaya da devam ediyoruz.
Sayın Işık'ın sorusuna gelince. Kamu net borç stoku -Türkiye'de bu önemli bir husustu- Türkiye'yi krize sürükleyen sebeplerin başında gelen bir husustu. Biz geldiğimizde kamu borçları yüzde 90'ları bulmuştu. Şimdi 2004 senesinde kamu net borç stoku yüzde 63,5'e düştü; yani, kamu net borç stokunun gayri safî millî hâsılaya oranı yüzde 63,5'e düştü. Bu sene de yüzde 60'ın altına düşecek bu rakam. Bunlar fevkalade önemli. Bu, Türkiye'nin borçlarını çevirebilme kabiliyetinin yükseldiğini, artık yüksek borçların da eski risklerinin çok fazla düştüğünü gösteriyor. İleride göreceksiniz, 2006 yılı, aynı zamanda net borç ödeyicisi olduğumuz, yani, nominal olarak da borçları düşürmeye başlayacağımız bir yıl oluyor. Onu özellikle dikkatlerinize sunmak istiyorum. Çünkü, kamu kesimi borçlanma gereği yüzde 16,5'lere kadar çıkmıştı Türkiye'de, o kadar yüksekti. Bu sene yüzde 1'in altına indi bu. Bu, Türkiye için fevkalade bir dönüm noktasıdır.
2006 yılında artık Türkiye nominal olarak da borçlarını azaltmaya başlayacak. Nominal olarak borçları azaltacak, nominal olarak faizler düşüyor ve bunların neticesi olarak da artık bütçe açıkları nominal olarak tamamen iniyor. Türkiye, bunların neticesi olarak, borçlardan dolayı, kamu borçlarının çok yüksek olmasından dolayı krize girmişti. Onlar artık tarihe kavuşmuş oluyor hükümetlerimiz sayesinde, AK Parti Hükümetleri…
Bir de…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
98 konuşma daha · 25 Aralık 2005