Değişik adlar altında ilave ödemesi bulunmayan memurlara ve sözleşmeli personele ek ödeme yapılması hakkında (s.s.1103)
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 73. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Mart 2006 · 721 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kemal Unakıtan (AK Parti), 9 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEĞİŞİK ADLAR ALTINDA İLAVE ÖDEMESİ BULUNMAYAN MEMURLARA VE SÖZLEŞMELİ PERSONELE EK ÖDEME YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1103)); konuşma 721 kelime.
Kemal Unakıtan (AK Parti, İstanbul). “Değişik adlar altında ilave ödemesi bulunmayan memurlara ve sözleşmeli personele ek ödeme yapılması hakkında (s.s.1103)”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 9 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-unakitan-22-2006-03-09-degisik-adlar-altinda-ilave-odemesi-bulunmayan-memurlara-ve-sozlesmeli (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul)Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Sayın Koçyiğit'in sorusuna cevap vermek istiyorum, Bayındırlık Bakanlığında çalışan personelle ilgili olarak. Tabiî, şimdi, bu kanunun bir mantığı var, getirilen, konuştuğumuz bu kanunun; o da şu: Devlette çok çeşitli isimler altında eködemeler alınıyor, tazminatlar alınıyor falan, bazı dengesizlikler meydana gelmiş. Bu dengesizlikleri giderebilmek için Hükümet olarak biz dedik ki, ek tazminat almayan memurlarla ek tazminat alanları çıkaralım ve almayanlara 40+40 ilave bir zam yapalım, maaşına bir ilave verelim, ki, hiç olmadı, adaletsizliği önleyelim, birkısım da, bir nebze de olsa önleyelim. Ancak, Hükümet olarak, biz, şimdi genel bir şey hazırlıyoruz, bütün personel rejimiyle ilgili kanun hazırlıyoruz; fakat, o kanun hazırlanıp bitene kadar, adaletsizliği önlemek bakımından, 40+40 ilave tazminat, eködeme almayanlara bir para ödeyelim dedik. Mantık bu. Peki, bu ne kadar; aşağı yukarı 1 400 000 memur bundan istifade ediyor; yani, takribî rakam; 1 300 000 küsur da, takribî 1 400 000 istifade ediyor. Diğerleri eködeme aldığı için bundan istifade edemiyor. O gişe memurları da bunun içindeyse, eködeme almayanlarsa, hay hay, bunlar da ondan istifade ediyor. Ama, bunun yanında, bazen de, mesela, Bayındırlık Bakanlığında, hakikaten, şimdiye kadar yapılan zamlardan yeteri kadar nasibini alamamış -diğer bakanlıklar da dahil olmak üzere- bütün teknik personele de, onun haricinde ilave bir şey daha yapıyoruz.
Diğer soruya gelince; infaz ve koruma memurlarıyla ilgili bir soru soruldu. İnfaz ve koruma memurlarının, biz, geçen yıl yan ödemelerini artırdık; yani, geçen yıl bir iyileşme yaptık, hiçbir şey yapmadık değil. İlaveten, bu sene de, eködeme almıyorlarsa 40+40'tan bir daha istifade etmiş oluyorlar. Dolayısıyla, unutulmuş, kalmış, falan durumda değiller. Onu da arz etmek istiyorum.
Şimdi, Sayın Işık "bu devamlı olacak mı" dedi. Güzel bir soru. Bu devamlı olacak; yani, bu, bir kereye mahsus değil. Devamlı şu: Alıp maaşına ilave edilecek, bundan sonraki göstergeleri de ona göre hesap edilecek; yani, bu, devamlı aldığı ve müktesebatına geçecek olan bir durumdur. Sözleşmeliler için de bu olacak; ama, sözleşmeliler için Bakanlar Kurulu kararı lazım, burada onun için yer almıyor, Bakanlar Kurulu kararı çıkaracağız onunla ilgili olarak.
Sayın Kılıçdaroğlu "malî portresi nedir" diyor. Şimdi, Sayın Kılıçdaroğlu da bilir ki, burada konuşuluyor, giren oluyor, çıkan oluyor... Hele bir kanun çıksın, çıktıktan sonra da, bunun malî portresi ne kadardır diye kendisine yazılı olarak biz sunalım.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Tasarınınki ne kadar Sayın Bakan; getirdiğiniz ne kadar?
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul)Tasarıdaki maliyeti de yazılı olarak sunarız.
İkincisi, tabiî, Sayın Kepenek'in bir sorusu var; genel ekonomi ve özelleştirmeyle ilgili politikalarımızı irdeleyen bir soru. Yani, bu kanun maddesiyle ilgisi olmayan bir soru; ama, kendisine olan saygımdan dolayı, ben cevaplamak istiyorum. O da şu: Bir defa, Polonya bankası, herhangi, dışarıdan gelen bankanın önlemesi diye bir şey söz konusu olamaz. Eğer Avrupa Birliğine girdiyse -ki, öyle, giren bir ülke- Avrupa Birliğindeki bir ülke, benim ülkemdeki bankayı falanca İtalyan bankası alamaz, şu bankası alamaz diye bir şey getiremez, mümkün değil; yok, olmaz. Ona, Avrupa Birliği karışır. Diğerlerinde olduğu gibi, bir Portekiz bankası vardı, İspanyol bankası vardı, İtalyan bankası vardı; oralarda, hepsinde, Avrupa Birliği el koydu, böyle karar olmaz; neyse çıkarsınız, rekabet şartları altında, herkes, eşit rekabet şartları altında girer dedi.
Ev ekonomistleriyle ilgili olarak, eğer onlar eködeme almıyorlarsa, 40 + 40'tan onlar da istifade edecekler.
YAKUP KEPENEK (Ankara)Teşekkür ederim.
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul)Evet, onlar da… Eködeme almıyorlarsa; ki, herhalde almıyorlar.
HAKKI ÜLKÜ (İzmir)Benim sorum ne oldu?
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul)Bir de, ABD limanlarıyla ilgili olarak bir soru sormuştu Sayın Kepenek.
ABD limanlarında da, oradaki konu, dikkat ederseniz, hâlâ tartışılan bir konu. Orada biraz, 11 Eylül etkisi de yatıyor müzakerelerin altında. O bakımdan, orası, yani, tam bize uygun bir örnek de değil. Ama, biliyorsunuz ki, bizim özelleştirmelerimizde, yerli-yabancı farkı aranmaksızın, bizde özelleştirmede, parayı veren düdüğü çalıyor. Evet, bütün ihalelerimiz de açık ve şeffaf bir şekilde yapılıyor.
Şimdi, bakanlıklar arasında -Sayın Vekilimizin sorduğu- ücret dengesizlikleri, gösterge dengesizlikleri olduğunu söylüyor. O doğrudur; yani, mevcut olan durum odur. Zaten, bu kanunun mantığı da odur. O aradaki dengesizlikleri gidermek gayesiyle, eködeme almayanlara ilaveten bir şey getiriyoruz; yani, o adaletsizliği önleme maksadına matuf bir kanundur bu; yani, temel mantığı odur. O bakımdan, şunu diyebilirsiniz: "Ya, birdenbire bütün dengesizlikleri gidermiyor." Evet, bütün dengesizlikleri birden gidermez bu kanun; ama, belli bir oranda gidermeye matuf bir kanun. Elimizdeki imkânlar çerçevesinde yaptığımız şu anda budur; ama, dengesizlikleri, adaletsizlikleri gidermeye matuf bir temel yapısı vardır. Onu da arz etmek istiyorum.
Hepinize saygılar sunuyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
52 konuşma daha · 9 Mart 2006