Türk ticaret kanunu (s.s.96)
Tekirdağ Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 25. Birleşim · 3. yasama yılı · 3 Aralık 2008 · 298 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kemalettin Nalcı (MHP), 3 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK TİCARET KANUNU (S.S.96)); konuşma 298 kelime.
Kemalettin Nalcı (MHP, Tekirdağ). “Türk ticaret kanunu (s.s.96)”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 3 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemalettin-nalci-23-2008-12-03-turk-ticaret-kanunu-s-s-96-2 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KEMALETTİN NALCI (Tekirdağ)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 47’nci maddesi üzerine vermiş olduğumuz önerge üzerine söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, şimdi burada 47’nci maddenin ikinci fıkrasında yer alan “Şirketten ayrılan ortağın adı da yazılı izni alınmak şartıyla şirket unvanında kalabilir.” ibaresinin “Unvanda adı yer alan bir ortağın şirket ortağı sıfatını kaybetmesine kendisinin itirazı olmadığı takdirde adının un-vanda kalması mümkündür” diye değiştirilmesini talep ettik.
Şimdi, buradaki konu şu: Biliyorsunuz şirketlerin satışında… Bunu siz büyük şirketler olarak düşünmeyin, ufak şirketler olarak düşünün veya ticaretin içinde, işte bir inşaat şirketi olarak düşünün veya başka bir şirket olarak düşünün. Tabii, ilk önce insanlar pazarlıklarını yaptıkları zaman, şeyleri yaptıkları zaman… Çünkü isim, ticaret unvanı bir markadır, gerçek kişilerle bir bağlantısı bulunmamaktadır.
Şimdi, daha sonradan bu olay, eğer yazılı izin, o dakikadaki… Burada tamamen açıklanması lazım, yazılı izin aynı anda alınmamışsa, daha sonraki bir aşamada aynı şahıs kendi ismini çekme karşılığında menfaat temin edebilir, bunun altını çizmek gerekiyor. Yani ben, tamam, işletmemi sattım, ama isim hakkımı… O zaman itiraz etmemiştir, ticaret olarak, ticari şey olarak kendi işini görmek için şirketi devretmiştir, parayı almıştır, ama bu maddede, altı ay sonra o şahıs çıkıp da “Arkadaş, senin ticari işletmende benim ismim var, ben bu ismimi… Ya bana şu ücreti ödeyeceksin ki yazılı izin vereyim, yoksa ben bu yazılı izni vermem.” der ve çıkmaza girilir.
Onun için, eğer itiraz yoksa, devir anında itirazı yoksa, bunun kalması lazım. Bunun önlenmesi için bizim önermiş olduğumuz “Unvanda adı yer alan bir ortağın şirket ortağı sıfatını kaybetmesi hâlinde -yani hisselerini veya şirketi devrettiği zaman- kendisinin itirazı olmadığı takdirde -o anda itiraz edebilir veya onun bedelini koyabilir- adının unvanda kalması mümkündür.” şeklinde değiştirilmesinin Türk Ticaret Kanunu’nda daha verimli olacağı kanaatiyle önergemize destek vermenizi temenni ediyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Sağ olun. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
75 konuşma daha · 3 Aralık 2008