Türk ticaret kanunu (s.s.96)
Tekirdağ Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 25. Birleşim · 3. yasama yılı · 3 Aralık 2008 · 443 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kemalettin Nalcı (MHP), 3 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK TİCARET KANUNU (S.S.96)); konuşma 443 kelime.
Kemalettin Nalcı (MHP, Tekirdağ). “Türk ticaret kanunu (s.s.96)”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 3 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemalettin-nalci-23-2008-12-03-turk-ticaret-kanunu-s-s-96-3 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KEMALETTİN NALCI (Tekirdağ)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın 56’ncı maddesinin birinci fıkrası üzerinde vermiş olduğumuz önergeyle ilgili söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, burada görüşmekte olduğumuz ticaret kanununun amacı ticarette yani fiilî ticarette insanların karşılaşabileceği muammaları, zorlukları ve bu ticarete yön verecek şekilleri burada kaideleriyle birlikte düzenlemektir.
Şimdi, geldiğimiz bu noktaya kadar, 56’ncı maddeye kadar olan kısımda şirketlerin kuruluşu, unvanları ve basiretli bir tüccarın yapması gereken eğer bunları yapmadığı sürece de alması gereken cezalar üzerinde konuştuk.
Sayın milletvekilleri, burada çıkarmış olduğumuz kanunlar üzerinde bazı tezatlar var. Bakın, 47’nci maddede biz bir önerge verdik. 47’nci maddede “Şirketten ayrılan ortağın yazılı izni…” deniyordu. Biz bu yazılı iznin kaldırılmasını, eğer aksi bir şart yoksa… Zaten “unvanın devri” denildi.
Aynı tasarının 49’uncu maddesine bakıyoruz, iki madde sonra aynen şunu söylüyor: “Bir işletmenin devri, aksi açıkça kabul edilmiş olmadıkça, unvanın da devri sonucunu doğurur. Devir halinde devralan unvanı aynen kullanma hakkına sahiptir.”
Şimdi, bu iki madde birbirine aykırı olmadı mı sayın milletvekilleri? Biz önergeyi verdik, bunun tezat oluşturacağını söyledik. O zaman 49’uncu maddede de bunu düzenlemeniz gerekmiyor muydu? Bakın, Mecliste bizim görevimiz birbirine tezat düşen kanunlar çıkarmak değil. Ben şimdi, o zaman burada soruyorum:
Bizim, 47’nci maddede vermiş olduğumuz önerge neden kabul edilmedi? Orada da şunu söyledik: Aksi olmadığı sürece, yani alan kişi karşı çıkmadığı sürece bu devredilmiş olsun veya hakları geçmiş olsun istedik. E 49 da bunu söylüyor! Böyle bir ihtilafta acaba hangisi kullanılacak? Ben merak ediyorum.
Sayın milletvekilleri, bizim burada çıkaracağımız tüm kanunların işlerliği ve ticareti kolaylaştıracak kanunlar olması lazım. Ki, daha sonraki metinlerde de gelecek, ticaretin ana kaidelerinden birisi ticaret unvanları, şirketin kurulması, bu şirketin ortakları, sermaye yapısı, sermaye güçlülüğü ve daha sonradan ticaret yapıldığı zaman bu kişilerin gerçek kişi olmasını, ticari faaliyetlerin belli ahlaki düzeyler içinde olmasını sağlamaktır. Bir önceki maddede yine vardı, ticaret unvanının haksız yere kullanılması veya başka bir ticaret unvanının kopya edilerek haksız yere kullanılmasından dolayı doğacak zararların karşılanması. Peki, sayın milletvekilleri, bu zararlar kimden alınacak acaba? Bunun bir yaptırımı var mı? Yani mezardaki kişiler üzerine kurulan şirketler biliyoruz; sorumluları, herhangi bir yaptırımı yok! Ben bundan iki konuşmam öncesinde de söyledim, yani 10 milyar sermayeyle kurulan bir şirketin bu ülkede 10 trilyonluk iş yapma kapasitesi var. Yani bunun tazminatı buradan mı karşılanacak?
Onun içindir ki, biz burada Milliyetçi Hareket Partisi olarak, demin Rıdvan Yalçın arkadaşımızın da söylediği gibi, bu tasarıya yardımcı olmak istiyoruz. Bu vermiş olduğumuz önergede de ben bir sefer daha düşünülmesini istiyorum. Kısıtlanıyor, yani deniyor ki “müşteri kredisi, meslek itibarı, ticari faaliyetleri ve diğer ekonomik menfaatler.” E diğer “ekonomik menfaatler” dendiği zaman bunların hepsini kapsamıyor mu?
Onun için önergemize olumlu görüş vereceğinizin temennisiyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
75 konuşma daha · 3 Aralık 2008