İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 39. BİRLEŞİM · SALI

2010 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (s.s.: 442) ve 2008 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2008 bütçe yılı kesin hesap tasarısına ait genel uygunluk bildirimi ve eki raporların sunulduğuna dair sayıştay başkanlığı tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:443)

Kemalettin Nalcı

Tekirdağ Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 39. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Aralık 2009 · 972 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kemalettin Nalcı (MHP), 22 Aralık 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2010 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (S.S.: 442) VE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2008 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISINA AİT GENEL UYGUNLUK BİLDİRİMİ VE EKİ RAPORLARIN SUNULDUĞUNA DAİR SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:443)); konuşma 972 kelime.

Kemalettin Nalcı (MHP, Tekirdağ). “2010 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (s.s.: 442) ve 2008 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2008 bütçe yılı kesin hesap tasarısına ait genel uygunluk bildirimi ve eki raporların sunulduğuna dair sayıştay başkanlığı tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:443)”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemalettin-nalci-23-2009-12-22-2010-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-s-s-442-ve-2008-yi-4 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA KEMALETTİN NALCI (Tekirdağ)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2010 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kanunu Tasarısı’nın 8’inci maddesinde yatırım kararlarıyla ilgili partim Milliyetçi Hareket Partisi adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, bu 8’inci madde de öngörülen dört fıkranın ne anlama geldiğine şöyle bir bakmak gerekiyor: 1’inci fıkrasında, yatırımların yıllık programlar dâhilinde gerçekleşmesini sağlamak amacıyla 2010 yılı programına ek yatırım cetvellerinde yer alan projeler dışında herhangi bir proje yapılmayacağı hükme bağlanmaktadır. 2010 yılı programında yer verilecek yatırımlara hız kazandırmak ve 2010 yılında işe başlanabilmesini sağlamak amacıyla proje veya işin öngörülen iki yıllık yatırım ödeneğinin, toplam proje bedelinin yüzde 10’undan az olmayacağı koşulu getirilmektedir. Kurumlara gerektiğinde proje için yatırım ödenekleri içinde kalmak kaydıyla revize imkânı tanınmaktadır.

2’nci fıkrasında, Millî Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçelerinin ekonomik kodlarını içeren tertiplerinde yer alan savunma amaçlı inşa ve tesisler ile stratejik hedef planı içinde yer alan alım ve hizmetlerin Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının vizesine bağlı olmadığı ve 2010 Yılı Yatırım Programı’nda yer verilmesine gerek bulunmadığı belirtilmektedir.

3’üncü fıkrasında, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin, yatırım programında ödenekleri toplu olarak verilmiş projeler ve bu projelerin alt kalemleri ile ilgili değişiklikler konusunda uyacakları esaslar düzenlenmiştir.

4’üncü fıkrasında ise 2010 Yılı Yatırım Programı’na ek yatırım cetvellerinde yıl içinde yapılması zorunlu değişikliklerin 2010 Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karar’da yer alan usullere uyularak yapılacağına dair hükme yer verilmektedir.

Sayın milletvekilleri, tabii buradan bütçenin geneline geçmek lazım. Şimdi, bütçenin geneline geçtiğimiz zaman, yaklaşık olarak 287 milyar olan bütçemiz 2009 yılında 259 milyar civarında, yani artış oranımız yüzde 11.

Tabii, yatırım dendiği zaman Türkiye'de akla gelen en önemli yatırım bakanlığı dört tanedir. Burada şuna dikkatinizi çekmek istiyorum: Bugün Bayındırlık ve İskân Bakanlığına 2010 bütçesinde ayrılmış olan ödenek 774 milyon civarında, Ulaştırma Bakanlığına -burada Karayolları hariç- 1 milyar 790 milyon civarında, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına ayrılmış olan bütçe 450 milyon civarında, Sanayi ve Ticaret Bakanlığına ayrılmış bütçe ise 671 milyon. Yani kısacası dört yatırım bakanlığına ayrılan bütçenin toplamı 3 milyar 650 milyon civarında. Sadece Başbakanlığa ayrılan bütçe ise 4 milyar TL.

Şimdi, bunların içinde bakacak olursak, yatırımlara -demin ben Sayın Bakana bir soru sordum burada- yatırımların genel bütçeye ve buradaki artış hızına bakacak olursak Türkiye bütçesi 2009 yılından 2010 yılına yüzde 11’lik bir artışla yapılıyor, Başbakanlığın bütçe artışı ise yüzde 117. Bunun bir açıklığa kavuşması lazım. Biz bu soruyu sorduk fakat yeterli dokümanları buradan veya yeterli bilgiler bize verilmedi.

Tabii, bunun yanında, bu 10’uncu maddede, yatırım programlarının dışında herhangi bir şey yapılmayacağı belirtiliyor. O zaman ben… Bölgemle ilgili beş senedir, on senedir bir Ergene problemi var ki o gün Sayın Bakanla bir toplantı yapıldı ve 2010 yılında Ergene için bir çözüm toplantısı yapılacağı söylendi. Tabii, Trakya için en büyük kanayan yara Ergene. Peki buna nereden para aktarılacak?

İkinci bütçeye baktığımız zaman, 2012 yılında, siz de biliyorsunuz ki, belediyelerin altyapılarından doğan arıtmalarını yapma zorunluluğu bitiyor. Peki bunlara nereden bütçe sağlanacak? Çiftçilerin durumu zaten belli. Sulamaya yapılacak yatırımlar daha az olduğu için bu yatırımlardan da istenen pay alınmayacak.

Tabii, en önemlisi de şu: Üçüncü kısımda ben onu size izah edeceğim, Kamu İhale Kurumu. Fakat buradaki, yani afet bölgesi olan yerlerde Maliye Bakanlığı afet bölgelerine gidecek ödeneği Afet Fonu’na aktarmadığı için, bu bölgelerdeki belediyelerin altyapıları şu anda çökmüş durumda. Bunlara örnek, Tekirdağ Saray, Tekirdağ Kumbağ ve sorduğumuz zaman da aldığımız cevap şu: Var olan, tahsis edilen ödenekler doğrultusunda vereceğiz deniyor. Tabii ki bunların, siz de takdir edersiniz ki yüzde 5’lik bir yatırım ayrılan bütçeden yapılmasının imkânı yok. Yatırıma daha fazla para ve imkân sağlamamız lazım.

Sayın milletvekilleri, tabii, bu olayın üçüncü bir kısmı var. Ben o konuda konuşmak isterdim ama burada nasip oldu. Biliyorsunuz, bu yatırımların harcanması Devlet İhale Kanunu’na göre yapılıyor ve ben şunu hiç anlamadım, anlayamayacağım da: Kamu İhale Kurumu neden Maliye Bakanlığına bağlı? Kamu İhale Kurumu teknik bir birimdir. Bunun bağlı olması gereken kurum ya Bayındırlık ve İskân Bakanlığıdır veya Ulaştırma Bakanlığıdır.

Şimdi, bundan yaklaşık olarak dört beş ay önce burada bir Kamu İhale Kanunu geçirdi ki yeni aldığımız bilgilere göre iki ay içinde yeni bir kanun daha gelecek. Bakın, yapılan buradaki en büyük yanlışlık şu: Teknik elemanların hazırlamış olduğu yani Kamu İhale Kurumunun içindeki teknik elemanların hazırlamış olduğu kanunlara, buradaki bu konulara vâkıf olmayan milletvekili arkadaşlarımızın müdahalesi sonucunda kanun çorbaya dönüyor. Şu anda iş yönetme belgesini kesinlikle ihalelerde kullanamıyorsunuz. Aynen kanun şöyle çıkmış ki gelişte böyle bir şey yoktu: “İşin yüzde 80’i tamamlanmak kaydıyla, ancak” diyor, “keşif miktarı bitmesi.” Yani siz yüzde 100’ünü bitireceksiniz, zaten o zaman iş bitirme alıyorsunuz. Bakın, burada söyledik, aşırı düşük sınırın tespiti ve bunların tek sorumlusu teknik bir bakanlığa bağlı olmamasından kaynaklanıyor. Hâlen iki sabit çarpanla bu işleri götürmeye çalışıyorlar.

Üçüncü kısım, iş bitirmeler. Şimdi son zamanlarda dikkat ediyoruz, iş bitirmelerdeki bu kamu harcamalarının hepsi bu noktada yapılacak ya yüzde 80 veya yüzde 100 olarak iş bitirmeler isteniyor. Bunu ben size açayım, neden böyle? Çünkü son yedi sene içinde kamu ihalelerine giren portföy değişmiştir. Yeni Hükûmete yakın olan kesimler geldiğinden dolayı bu iş bitirmeleri yüksek tutarak eskiden kalan insanların ihaleye girmesi veya yeni gelecek insanların önü kesilmeye çalışılıyor. Tabii, yeni, bu yatırım harcamalarındaki bu miktarları ihale edebilmek için bir çalışma yapılmakta. Bu çalışmadaki en büyük can alıcı nokta şudur: İş bitirmeleri son beş seneye çekiyorlar. Bunun anlamı şudur: Son beş seneye çektiğiniz an… Bunun da nedeni olarak Avrupa Birliği uyum yasalarını gösteriyorlar. Avrupa Birliği uyum yasalarını… “Eşik sınır değer” dediğimiz üstü ihalelerde Avrupa Birliği zaten bunu şart koşuyor, altındaki ihalelerde bunu şart koşmuyor.

Kamu harcamaları, ne yazık ki bugün yürürlükte bulunan Kamu İhale Kanunu yüzünden çarçur ediliyor. Size bir örnek daha vermek istiyorum: Biliyorsunuz, bu doğrudan teminler var idarelerin, belediyelerin, şeylerin. Doğrudan teminle yapılan alımlar Devlet İhale Kanunu’na tabi olmadığı için burada yapılan tüm usulsüzlüklerin hiçbirisi ihaleye fesat karıştırmaya girmiyor. Bunların çok ivedilikle düzeltilmesi lazım.

Ben çok noktalar biliyorum ki kendi bütçesinin üçte 1’ini doğrudan temin yöntemiyle harcayan belediyeler var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

162 konuşma daha · 22 Aralık 2009

162 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook